Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

kaizokoni Tarafından Yapılan Yorumlar

02.11.2006

Birinci Bölüm: Atlar ve Sinekler

Dünya çapında büyük adam olmak dünya çapında sorumluluk duymakla mümkündür. Darwin’in eseri fırtınalara sebep oldu. Fakat o eserini ihtiyatlı bir yaklaşımla kaleme almıştı. Kitabının sonraki basılışlarında şöyle der:

“Bazen bir konuyu yıllarca inceledikten sonra gayet delice bir doktrine varan, sonra da bu doktrinin doğruluğuna hem kendilerini hem de başkalarını inandırmaya çalışan bazı insanları düşünüyorum da kendimin de bu manyaklardan birisi olmamdan korkuyorum.”

İkinci Bölüm: İnsanlar ve Fırınları

İnsanı insan eden huzur değil, gayrettir. Kolaylık değil, güçlüktür. İyi bir gemici en iyi tecrübesini fırtınalar ve dalgalar arasında elde eder. Cesaret, güven ve yüksek disiplin ruhu böyle kazanır.

Dikkatsiz bir insan için Rus atasözü şöyle der: “Ormanda yürür de yakılacak ağaç göremez.” tünelini yapan Sir Isambard Brunor küçük bir gemi kurdunun hareketlerinden ilham almıştır. Sir Brunor bu küçücük mahlukun iyi teçhiz edilmiş başıyla tahtayı önce bir istikamette kemirerek tünel açtığını, tünel tamamlanınca da bunun çatısı ile yan duvarlarını bir nevi vernikle nasıl cilaladığını görmüş. İşte kurdun bu hareketini büyük ölçüde kopya edince Sir Brunor, Thames üzerindeki büyük eserini meydana getirmiştir.

Üçüncü Bölüm: Son Ders

Hastalıkların bile birer öğretmen, birer vaiz olduğu hayatta, hiçbir şeyin hiç kimsenin öğretmenliğini küçümsemeyin. Nietzche için hastalık, ruhun sporuydu. Stefan Zweigh için hastalığın ızdırabı bilgiçliğin kapısıydı. Said Nursi için hastalık, karanlık bir dönem değil, herşeyin daha iyi görülmesini sağlayan bir aydınlıktı. O’na göre hastalık bile insanın emrindeydi. Çünkü düşünceyi doğuruyor, fazlalıklardan arındırıyor, ufku berraklaştırıyor, hata ve günahlara karşı pişmanlığı harekete geçiriyordu.

Browning’in dediği gibi nefsi ile savaşmayan adam değerli bir adam değildir. İnsan en büyük zaferleri kendisi ile savaşa tutuştuğunda kazanabilir.

Kalbinizle ve işinizle Allah’a dayanın. Bunun adı duadır. Büyük piyanist Pederewski, tükenmez enerjisini şöyle açıklamıştı:: “Duadan önce sadece çıraktım. Ben dua ile ustalaştım.” Demek işinizde bir duadır. İşinize verdiğiniz önem, onu en iyi şekilde yapmak için göstereceğiniz gayret ve temiz bir kalple Allah’tan neticeyi istemek duadır. Duasız bir adam olmayın.

Dördüncü Bölüm: Çekirge ve Adam

Mahir İz Hoca…

O’nun ilk dersinin konuları hep aynıdır: Besmele ve İstiklal Marşı.

Öğrencilerinden Mustafa Uzun, imamlık görevinden ilk maaşını aldığında Mahir İz Hoca maaşının yüzde iki buçuğunu hemen ayırttırır. “Zekat vereceksin.” der. Mustafa Uzun: “Aman hocam… Zekat için bir ölçü var” deyince şu cevabı alır: “-Bir sürü muhtaç insan var. Onların ölçü beklemeye tahammülü yok.

Beşinci Bölüm: Veren Eller

İhtiyaç sahiplerini görmemezliğe geldiğimiz anlar Allah’a bir yabancı gibi davrandığımız anlardır.

Hani biz Allah’ı bilirdik, O’nu tanırdık, O’nu işitirdik?

Ya bu yabancı halimiz nedir?

İsterken coşkun, verirken asık suratlı mı olmalıyız?

Zaruretin kapısında inleyenler gözyaşları içinde “Allah’ım yardım vaadetmiştin… Rızkımızı göndereceğini söylemiştin” derler.

Rızıkları gasbedenler, mallarını üstüste yığanlar çirkin iş yapıyorlar. “Çok kadının kulağındaki küpe aslında muhtaçların birer damla gözyaşıdır.”

Bağışlayacağın zaman, Allah için bağışla. Çünkü Allah için ne verirsen geri alırsın.
Altıncı Bölüm: Büyük Karargah

Prof. Dr. İbrahim Canan şöyle anlatır:

“Ailenin onsekiz yaşındaki oğlu son derece dindardı. Buna hayret etmiştik. Bir vesile ile babasına sordum:

-Diyelim ki siz bellli bir yaştan sonra araştırarak Müslüman oldunuz. Sizin dindarlığınız normal. Ama bu genci, Fransa gibi bir ülkede bu kadar sağlam bir İslami çizgide nasıl yetiştirdiniz?

Fransız babanın İbrahim Canan’a verdiği cevap ailenin önemini ve burada yapılacak eğitimin bütün ilmi temellerini özetler mahiyettedir.

Yedinci Bölüm: Bir İtalyanla Sohbet

Eiseley’in dünya tanımı şöyleydi: “Dünya öyle bir yer ki burada bir örümcek bile sürekli yatıp uyumaya karşı çıkar ve bir yıldıza ağ kurmak gerekse bile bunu yapma yolunda ölebilir.”

İlim, Allah’ın sırlarını ve O’nun koyduğu kanunları keşfetme sanatıdır. Bu sanatın sanatkarına öyle muhtacız, öyle hasretiz ki.

Sekizinci Bölüm: İmamların Kürsüsünden

İmam-ı Azam Ebu Hanife…

Asıl adı Numan. Miladi 699'da doğdu.

İlimde, edebiyatta, hikmette ve ilmini yaşamakta “aşılması mümkün olmayan” bir denizdi.

Yolda giderken karşısından gelen bir adamın öteki tarafa geçtiğini görünce sordu:

-Neden beni görünce yolun karşısına geçtin?

Adam utandı.

-Size olan borcumu hala ödeyemedim. Sizinle karşı karşıya gelmekten utanıyorum.

Ebu Hanife üzüldü.

Şu karşılığı verdi:

-Şu andan itibaren borcunu vermiş kabul ettim. Beni her gördüğünde seni rahatsız ettiğim için hakkını helal et.

İmam-ı Malik…

Yaşının ilerlemesine rağmen Medine’de asla binek kullanmadı:

“-Resulullah’ın bulunduğu bir şehirde hayvana binip ayaklarımı sallaya sallaya gitmekten utanıyorum. Buna cesaret edemem.”

İmam-ı Şafi…

“Cimri bir adam, mal toplamaya karşı nasıl hırs duyarsa, ben de ilme karşı öyle alaka duyuyorum” diyen imam. “-ilim öğrenilen değil, yaşanandır. Yaşanmayan ilim, geçmeyen para gibidir. Sahibine gerçekte faydası olmaz.”

İmam-ı Ahmet Bin Hanbel…

Ak sakallı bir ihtiyarken bile elinde kalem ilim meclislerinde bilgi devşirdi.

Halindeki güzelliği, ibadetlerindeki yüceliği övenlere şöyle demektedir:

“-Sonuna bak!”

Ve dua:

“Ya Rab… Sonumu hayreyle. Son nefesimde imanımı yar eyle!”

30.10.2006

Tarihte üç büyük olay vardır. Bunlardan ilki; evrenin oluşumudur. İkincisi, yaşamın başlangıcının olması. Bu ikisiyle aynı derecede önemli olan üçüncüsü ise, yapay zekanın ortaya çıkışıdır.”

Yapay Zeka fizikten biyolojiye, robotikten yonetime
neredeyse tum bilmlerle olan baglantisinin getirdigi
ayricaliklariyla 21. yizyilin en buyuk ilim
sahalarindan biridir.

Yukarıdaki sözler, Massachusetts Teknoloji
Üniversitesi(MIT) Bilgisayar Bilimi Labaratuvarı
yöneticilerinden Dr. Edward Frenkin’in, BBC’yle bir
söyleşisinde dile getirdiği sözler. Bu sozler,
abartılı ve destek görmeyen iddialar değil. ‘Yapay
Zeka’ teriminin 1956 yılında ilk kez kullanılmasından
bu yana farklı disiplinlerdeki bir çok araştırmacı bu
konu üzerinde yoğun olarak çalışmakta. Ulaşılan nokta
ve gelecekle ilgili hedeflerse, oldukça tartışmalı
durumuyla her yaşta hemen herkesin ilgisini
çekebilecek düzeyde görünüyor.
Kıtapta zeka-akil-us kavramlari incelenerek
beyin-bilgisayarin genis karsilastirmasi yapilmis.
Simdiye kadar kafaniza takilan IQ-EQ gibi kavramlar
hakkinda orjinal yorumlari da bu eserde
bulabileceksiniz.
30.10.2006

Düşünen Siyaset ve Medeniyet

Sosyal bilimlere disiplinlerarası bir perspektifle yaklaşan, konuları farklı bakış açılarıyla sunan farklı görüşlere sahip entelektüellerin yazılarının yeraldığı Türkiye’nin düşünce dergilerinden birisi olan Düşünen Siyaset okunası dergi.
Aykut Çelebi
Inter Arma Silent Leges: 'Haklı' Savaş ve Amerikan Entelektüellerinin 'Sonsuz Adaleti'


Mümtaz'er Türköne
Medeniyet Büyüsü


İsmail Doğan
Yeni Bir Uygarlık Eğilimi Olarak Batılılaşma ve Aydınlar


Yasin Ceylan
Global Değerler


Gökhan Bacık
Gölgelenmiş Medeniyet-Gaspedilmiş Zihin


Özgür Taburoğlu
Uygarlığın Üç Tanımı: Braudel, Freud, Lawrence


Örsan K. Öymen
Uygarlık, Gelişme, Kimlik ve Bir Dipnot


Turhan Ilgaz
Medeniyet Tek Dişi Kalmış Canavar Değildir


Şaban Ali Düzgün
Şiddet ve Uzlaşma Sarmalında Medeniyetin Kurucu ve Taşıyıcı Unsurları


İnan Keser
Kültürel Olanın Tanımlanmasına Politik Etkiler


Hatice Nur Erkızan
Despotizmin Çağdaş Görünümü Olarak Bürokrasi


Dursun Ayan
Uygarlıklar Arası Entelektüel Bayrak Takımı


Alim Arlı
Bilmediğimiz Dünyanın Başı: Stratejik Derinlik


Abdullah Kıran
Kutsal Kitaplarda Su


Muazzez İlmiye Çığ
Sumerliler


Richard C. Dietrich
Fenike Medeniyeti


Ayşe Dietrich
Ortaçağ Rus Medeniyeti


Nimet Ertaş
Türk Resim Sanatında Ulusal Özgünlük


Hasan Akbulut
Sinemanın Medeniyet Halleri: Türk Sinemasında Kimlik, Medeniyet ve Modernleşme Temsilleri


İsmail Akbal
Liberal-Muhafazakar Demokratik Devlet: Neo-Liberal Devlet

Düşünen Siyaset’le ayrıca Dağısatan Çetinkaya’nın usta çizgileriyle de buluşabilirsiniz.

30.10.2006

Unutkan insan yoktur;
hafızasının nasıl çalıştığını
bilmeyen insan vardır!

Araştırmalar gösteriyor ki, hafızasını eğitmemiş kişiler öğrendiklerinin yüzde seksenini 24 saat içinde unutuyorlar.
Güçlü Hafıza, unutmayı azaltmak ve hatırlamayı çoğaltmak için kapsamlı ve sistematik program sunuyor.
Bu programda neler mi var?
• Beyin gücünü tanımak ve kullanmak
• Güçlü hafıza destek sistemleri
• İsimleri ve yüzleri hatırlamak
• Okuduklarımızı belleğe kazımak
• Hafıza tipine uygun öğrenmek
• Sağ ve sol beyni aktif kullanmak
Güçlü Hafıza, beyin gücünü kullanarak kariyerinde ve özel hayatında yükselmek isteyenler içindir. Özelikle öğrenciler için, vazgeçilemez bir yardımcı kaynaktır.
Bu kitabı okurken bir çok soruya cevaplar bulacaksınız. İşte size bazıları;
" Okul hayatında ve hayat okulunda neden güçlü bir hafızaya ihtiyaç var ?
" Beynin yapısı nasıldır, nasıl işler ?
" Öğrenme sırasında beyinde neler oluyor ?
" Beyin kaça ayrılır ?
" Sağ beyin mi önemli sol beyin mi ?
" Beyin ve hafıza, öğrenmeye yani bilgileri hafızaya almaya nasıl hazırlanır?
" Beynimizin işleyişi bilgisayara benziyor mu ?
" Zeka testleri hayat okulundaki başarının bir göstergesi midir ?
" Beyni büyük olanlar daha mı zekidir ?
" Beyin çalıştıkça yorulur mu ?
" Yaşlılık beynin gücünü azaltır mı ?
" Beyin tam kapasitemi kullanılıyor ?
" Sağlıklı beslenme hafızayı etkiler mi ?
" Hangi besinler beyne ve hafızaya iyi gelir ?
" Vücudun kondisyon kazanması hafızayı etkiler mi ?
" Uyku hafıza ilişkisi nasıldır ?
" Oksijen ve su hafıza için neden önemlidir ?
" Hafızayı güçlü hale getirmek için nasıl bir psikolojik ön hazırlık yapılmalıdır ?
" Kondisyon, konsantrasyon, motivasyon hafızayı nasıl etkiler ?
" Güçlü bir hafıza için en büyük engel "atalet" ile nasıl baş edilir ?
" Kaygı ve stres hafızayı nasıl etkiliyor ?
" Düşünceler, bilgiler hafızada nasıl bloke olur ?
" Hafıza nedir ? Nasıl çalışır ?
" Hafıza türleri nelerdir ?
" Unutma, hatırlama nedir ? Nasıl meydana gelir ?
" Unutma diye bir şey var mıdır ?
" Baskın temsil sistemleri öğrenme açısından neden önemlidir ?
" Hafıza tipinizi biliyor ve ona göre mi öğreniyorsunuz ?
" Güçlü hafıza için hangi destek sitemlerine ihtiyacınız var ?
" Nasıl etkili dinlenir, nasıl etkili not tutulur ve bunlar nasıl hafızaya alınır ?
" Tekrar faydalı mı zararlı mıdır ? Sağlıklı tekrar nasıl yapılır ?
" Güçlü hafızaya ulaşmak için hangi teknikler, hangi ilkelere göre uygulanmalı?
" Okuduklarınızı daha uzun süre hatırlamak için neler yapabilirsiniz ?
" Dinlediklerinizi daha uzun süre hatırlamak için neler yapabilirsiniz ?
" İsim ve yüzleri daha uzun süre hatırlamak için neler yapabilirsiniz ?
" Sayıları ve telefon numaralarını, randevularınızı daha uzun süre hatırlamak için neler yapabilirsiniz ?
" Yabancı dildeki kelime ve anlamlarını daha uzun süre hatırlamak için neler yapabilirsiniz ?
"Bir şeyi gerçekten bilmek, onu anlamakla olur.
Socrates"
30.10.2006

Büyük bir emek ve 3 kişinin ortak çabasıyla hazırlanan kitap
kahramanların destanını anlatıyor...
Dünden Bu güne Kore'de Türk Kahramanları kitabı Pasiad Kültür Çalışmaları çerçevesinde Çıktı.
Türk Milletinin ve Türk Askerinin
tarihinde Şanlı Bir Sayfa Olan Kore Savaşında, Türk Askerinin Dünyaya parmak ısırtan mertliği ve cesareti "Dünden Bugüne Korede Türk Kahramanları" bu misyonu üzerine almıştır gerçekten okurken zevk aldığım kitap