Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570
E-Dergi
keif Tarafından Yapılan Yorumlar
Yapıyorsunuz, yıkılıyor, yokoluyor. Tekrar yapıyorsunuz, bazen tekrar başa dönüyorsunuz. Elbette pes ediyorsunuz. Bu romanda yazarımız vaktiyle o köyden olup ta Amerika'ya göçmüş bir ailenin, zamanla zenginleşmiş, ancak çok ta mutlu olmayan oğullarını köye geri getiriyor. Buluğ çağında çocuklarıyla, yani bir anlamda valizinde sorunlarıyla geliyor yatırımcımız. Köyde bir takım dengeler ekonomik anlamda değişiyor tabii. Yapılan otelin inşasında çalışanlar memnun, otel açılınca müşteri kaybedecekler hüzünlü. Olaylar her Binchy kitabında olduğu gibi aileler, çocuklar, bekarlar ve yaşlılar etrafında dönüyor. Bir de bakıyorsunuz ki köy başa dönmüş. Acaba dönmüş mü?
Bazen durup yazarın Türk olup olmadığını sorguluyorsunuz. Sanki fazla içimizden, sanki bizi bizden iyi biliyor. Yazarın çok iyi araştırma yaptığı belli. Heyecanlı bir kovalamaca, kişinin kendi hakkında bilmediği gerçeklerle tanışması, biraz siyaset, aldatmacalar ve korku. Ensenizde sürekli hissettiğiniz korku. Yazar korkuyu ne kadar katışıksız tarif etmiş. Sanki siz o ortamdasınız da, kovalanan sizsiniz. Okuduğunuza asla pişman olmayacağınız bir "roman". Romanı özellikle vurguluyorum ki, roman okuduğunuzu, gazete okumakla, gerçekleri okumakla karıştırmayın.
Yazarın ilk üç güzel romanından sonra, anlatım, kurgu, dil itibariyle beğenmiş olsam da, gerçeküstü ögelerin fazlaca olduğu bir kitap olarak tanımlayabilirim "Taş Meclisi"ni. Bu arada bir annenin kendi kızına yapabileceği en büyük kötülüğü, hele de yapıldığı yaş itibariyle bakarsak, kadın sünnetini, çok etkilenerek okudum. Kitap aslında bu olay üzerine dönüyor. Tüm olayların çıkış noktası bu. Genç bir insanı söylediklerinizle ve yaptıklarınızla nasıl etkileyebileceğinizin kanıtı. Siz sahneyi kurun aldatılan kişi kuklanız gibi oynasın. Gerçekten benzeri olayların yaşandığını düşünüyorum. Kitaba gelince elbette bunu da heyecanla okuyacağınız kesin, ama bir "Leyleklerin Uçuşu"ndan etkilendiğiniz kadar etkilenir misiniz bilemem.
Çok tatlı bir kitap. Çocukluğunuza dönüyor ve masal dinleme ihtiyacınızı gideriyorsunuz. Mistik bir dünyada geçen, tatlı aşk masallarıyla süslenmiş, Amerika'nın göbeğinde bir ücra yerleşim yeri, inanamayacağınız bir Amerika'nın hikayesi bu.
Tarihçesi ilginç bir ada. Yerleşimcileri zorluklarla başetmeye azimli. Çok çok tatlı iki büyükanne. Her yaştan okurun okuyabileceği bir kitap. Tür ayırmıyorsanız okuyabilirsiniz.
Ahmet Ümit'le tanıştığım kitap. Tarihle aslında hiç ilgimizin olmadığını bir kere daha anlamamı sağlayan, tarihe bakış açımı değiştiren kitap. Bahsi geçen medeniyetin topraklarımızda kaldığına sevinmemi sağlayan, cinayet ve aşkı başarılı biçimde yanyana getiren kitap. Gereksiz sandığımız bir meslek olan arkeolojinin tanınmasını sağlayabilecek bir kitap. Daha sayayım mı? Yoksa sadece okumanızı mı tavsiye edeyim?