Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570
E-Dergi
keif Tarafından Yapılan Yorumlar
Okumanın cesaret işi olduğu, tekrar tekrar yapılan her bir okumada farklı bir unsurun keşfedileceği yazarlardan biri Bataille. Öncelikle bir anne olarak şu yaşımda söyleyebileceğim, olgunluğuna ve aldığı cinsel eğitimin seviyesine bağlı olarak bu kitabı 18 yaşının altındaki bir okura tavsiye edemeyeceğimdir. Ancak kitabı doğru değerlendirebilecek deneyime sahip ve olgunluğa erişmiş, yaşadığımız hayatta çoğunluğumuzun normal olarak nitelendirdiği cinsel deneyimleri yaşamış okura tavsiye edebilirim. Çok genç okurları allak bullak edebilecek bir eser olduğunu belirtmem gerek. Bataille okuru sarsıyor, düşünmeye sevk ediyor. Uçlarda gezinmenin verdiği özgürlüğü sorgulamanıza yol açıyor. Cesareti olan, objektif değerlendirme yapabilecek tüm olgun okurlara kitabı tavsiye ederim.
Yazar olarak Maeve Binchy'yi seviyorum, ancak romanlarında benzer temaları tekrar ediyor. Çok eğitimli olmasa da bir kadın kahramanımız oluyor. Bu kahraman kendinden genellikle bir şeylere daha fazla sahipmiş gibi görünen erkekle evleniyor. Kendini ona ve doğan çocuklara hasrediyor. Bir şekilde mutlaka terk ediliyor ve eşinden ya da onun metresinden kazık yiyor. Sonra başlasın hayat mücadelesi. O güne değin para saymayı bilmeyen kahramanımız bir anda üstün çabalarla zengin oluyor, olamasa da ayakta durmayı başarıyor. Bu kalıp romancılıkta tabii ki tutuyor. Çünkü mazlum birileri var. İrlanda koyu katolik bir ülke. Dinine bağlı, muhafazakar bir ülke. Kadın orada da geri planda. Yazarın kitaplarında ise kadına teşvik var. Ezilmeyin, kendinizi ezdirmeyin, çalışın her şeyi başarabilirsiniz. Bu açılardan bakılınca benzer bir toplumun içinde olduğumuzdan yazarın romanları bizim için ayrı bir değer kazanıyor. Bizde de kadın yerini tam bulabilmiş değil. Bu arada, romanın akıcı üslubunu da gözardı edemeyiz. Özellikle bu romanında ayrıca bir de ABD ye ulaşıyor kahramanımız ki, ikinci bir tavsiyeler dizisi amerikalı diğer kahramanımız üzerinden verilmeye başlanıyor. Olaylar zincirini takip ederseniz kendinizi herşeyi başarabilecek kadın olarak görmeniz işten bile değil. Eh bu da kötü bir şey değil. O halde yazarın kitaplarını sırayla okumanızı tavsiye ederim.
Genç ama çok iyi bir yazar daha...Kitabı büyük bir zevkle okudum. Her satırında bir şeyler anladım. Bazen kendimden bir şeyler buldum. İki arada bir derede kalmanın ne zor olduğunu bir kez daha anladım. Yeniliğe kucak açmanın aslında bir cesaret işi olduğuna tekrar karar verdim. Yarı oralı, yarı buralı olan kendi akrabalarımı düşündüm. Yazara böyle bir roman yazdığı için teşekkür ettim.
İyi bir okur olduğumu, hakikaten çok kitap okuduğumu söyleyebilirim. Bu arada Tahsin Yücel gibi bir gerçek edebiyatçı ile neden bu denli geç tanıştın sorusunu bekliyorum tabii. Geç oldu ama okunacak yazarlar listesinde rahatlıkla baş sırayı verebilirim kendisine. Edebi eser okumak istiyorum, doğru türkçe kullanımını görmek istiyorum diyorsanız doğru adrestesiniz. Bu romanda betimlenen karakteri aslında etrafımızda görmek olası. Böyle tesadüfi yaşamlar var etrafımızda. Shirley Mc Lane'in bir filmi vardı erkek karakteri şu an hatırlamıyorum. Film onun üzerine kurulu. Filmin adı Mr.Gardener. Adam aslında bahçıvan, ama ABD başkanlığına uzanan bir sürecin içinde buluyor kendini. Bu romandaki baş karakter de, az konuşarak, kendini çok fazlaymış gibi gösterebilen bir kişi. Aslında buna çevresi baştan inanarak yaklaştığı için bir yalan örgüsü söz konusu. Kendi yalan söylemiyor, ona yalan söyletiliyor ve onu sahte bir dünyada yaşatıyorlar. Kitabın benim çok hoşuma giden karakteri ise kapıcı karısı olan kadın. Şimdi bakınca tüm karakterlerin başlı başına özel olduklarını, seçildiklerini anlıyorum. Romanı bu denli okunası yapan da bu zaten.
Hayatımda bu kısacık romandan aldığım keyfi, hakkını yemiyeyim ama hemen hiçbir kitaptan almadım. Benzer tadı Tahsin Yücel'in "Yalan" adlı romanında da yakalamıştım. Mutfakta, mutfak masasının üzerinde, istiridyeli, yemekli aşk sahnesinin betimlenmesi ödüle layık. O kadar çok güldüm ki, ömrüm uzamıştır herhalde. Kitabı 1-2 saatte bitirdim. Aslında fonda yaşanan bir dram var. Ancak bizde doğuda yaşanan töre cinayetlerine benzer bir döngü de var İtalya'da, bunu görüyorsunuz. Aslında dünyanın hemen hiç bir yerinde kadının çok rahat olmadığını da görebiliyorsunuz. Özgürlük erkekler içinmiş gibi duruyor. Onu kadınların söke söke alması gerekiyor. Bu en modern toplumlarda bile böyle. Bu kitap çıkış konusundan başlayarak çok güzel bir örgüye sahip. Aşkın yaşının olmadığının da en güzel kanıtı.