Toplam yorum: 3.284.714
Bu ayki yorum: 6.220
E-Dergi
Bayan Türkceci Tarafından Yapılan Yorumlar
#k:419073 Süper İyi Günler ya da Chrisropher'ın Boone'un Sıradışı Hayatı adlı eser 15 yaşindaki otizmli bir birey olan Chrisropher komşularının köpeğinin öldürülmesiyle başlar . Cinayeti araştırmaya başlayan Chritopher 'un yaşadığı olayları anlatan ve bu olayları yazdığı kitabınından bahseder. Alışılmışın dışında olan kitap sade, yalın bir o kadar düşündürücü. Dünyada alışala gelmiş olayları farklı bir gözle inceler. Ayrıca kitapta bol bol grafik,resim matematik işlemleri göreceksiniz. Okurken zevk aldığım bir o kadar düşündüğüm kitaptı.
"Zaniyeler", Selahaddin Enis tarafından kaleme alınmış bir romandır. Olaylar, bir hayat kadınının günlüğü şeklinde aktarılır. 1. Dünya Savaşı döneminde, askerler cephede savaşırken, İstanbul’daki saray çevresi, şehrin ileri gelenleri, şairler, yazarlar ve yüksek makam sahiplerinin alkol, kumar ve uyuşturucu bataklığında sürüklendiği anlatılır. Romanda, Münevver Hanım’ın çevresine dahil olan Fitnat adlı kadının, tanıştığı erkeklerin hayatını nasıl bir çöküşe sürüklediği gözler önüne serilir."
Pertev İstanbul'da doğmuş ve büyümüş varlıklı bir ailenin oğludur. Bir gün atkadaşı Nihat'la birlikte Büyükada'da bir davete katılırlar. Davette Müjgan adında genç bir kıza aşık olur. Fakat Müjgan ona aslı yüz vermez. Diğer kadınlara hiç benzemeyen bu yabani, soğuk ve asık suratlı kız Pertev'in tüm çabalarına rağmen onu sürekli redder. Gurur ve aşkın olduğu öyküde olaylar hiç beklenmedik şekilde noktalanır.
Böğürtlen Mehmet Rauf'un tıpkı Eylül romanı gibi psikolojik tahlillere yer verir. Olaylardan ziyâde insan iç dünyasının çokca yansımalarına yer verir.
Gabriel García Márquez'in *Kırmızı Pazartesi* adlı romanı, işleneceği herkesçe bilinen ama kimsenin engel olmadığını bir cinayetin etrafında döner. Anlatıcı, yıllar sonra bu olayı yeniden araştırır ve toplumun suskunluğunu, bireylerin sorumluluktan kaçışını gözler önüne serer.
Romanda, toplumun ikiyüzlülüğü ve özellikle kadının yalnızlığı güçlü şekilde vurgulanır. Sütçü kadının "O gün kadınların bu dünyada ne kadar yalnız olduğunun farkına vardım" sözleri, bu yalnızlığı çarpıcı bir şekilde yansıtır. Cinayeti engelleme şansı olanlar, “namus sorunları”, “kutsal alan” gibi bahanelerle harekete geçmez. “Ancak cinayeti engelleyebilecekken yapmayanların çoğu, namus sorunlarının ancak faciada rol almış kişilerin erişebildiği kutsal alanlar olduğu bahanesiyle kendilerini avutmuşlardı.
İnsanlığımı Yitirirken, Osamu Dazai'nin yazdığı son roman olup yazarın kendi hayatından izler taşıdığı anlaşılmaktadır. Romanda depresyon, intihar, yalnızlık gibi ağır temalar işlenmiştir. Otobiyografik nitelikte olan eser, ana karakterin günlüğü şeklinde kaleme alınmış ve bu biçimde olaylara yer verilmiştir. Hikâyedeki karakterin yalnızlık, kabul görmeme gibi duygularla baş edemeyişi, bu süreçte hayatına giren kadınlar ve alkol gibi bağımlılıklarla bu boşluğu doldurmaya çalışması anlatılmaktadır.