Toplam yorum: 3.284.714
Bu ayki yorum: 6.220

E-Dergi

of_ya Tarafından Yapılan Yorumlar

29.05.2013

kitaba çok heyecanlanarak başladım. 5-6 saat gibi kısa bir zamanda okudum bitirdim. hadi dayan son 50 sayfa son 40 sayfa diye. kitabın ismi ve önsözünü okuduğunuzda sovyetlerde sosyalizmin inşa sürecini okuyacağınızı düşünüyorsunuz. inşa süreci demek ülkenin kültürel politik ve ekonomik anlamda tekrar yapılanması demektir. bu yapılanma süreci içinde harabeye dönmüş bir çimento fabrikasının tekrar işler hale gelmesi gerekiyor. ama ben fabrika ile ilgili neredeyse hiçbirşey bulamadım kitapta. çeviri çok kötü tam bir olayı okurken birden kopuyor herşey bambaşka alakasız birşeye atlıyor. karakterler arasındaki diyaloglar o kadar anlaşılmaz ki sanki 2 kişi birbiriyle konuşmuyorda iki kişi başka başka insanlarla başka konular hakkında konuşuyormuş gibi anlamsız bir cümleler yumağından ibaret. anlamaya çalışıyorum kitabın orjinalimi böyle yoksa çevirmen çevirdiği dilimi biliyor. diyaloglardan hiçbirşey anlamadım konudan hiçbirşey anlamadım işin en kötü tarafı yukarıda yazan bir betimleme var ''rusya tarihinin bu harikalar dönemini'' anlıyormuş. kitabı bir çocuğa okutsanız bile size söyleyeceği tek cümle şu olur harikalar tarihi bumu. bolşevik parti kadrosunun tamamen aşağılık ve karaktersiz insanlardan oluşturulduğunu anlatıyor bu kitap. bütün hayatım boyunca bu kadar kötü bir kitap okumadım. canım karpuz istiyor dediğimde eşimin çorba iç demesi gibi bir tat bıraktı ağzımda ve büyük bir hayal kırıklığı yüreğimde... yayınevinin kitabı tekrar gözden geçirmesini rica ediyorum yada harikalar dönemi diye tarif ettiği şeyin ne anlama geldiğini bana açıklamasını rica ediyorum. saygılarımla
29.05.2013

kitabı on dakika önce bitirdim... tam 1 haftadır kitap elimde... bu kitabı okuyana kadar bana bir kitap öner diyen herkese ilk önerim aleksandra beck'in moskova önlerinde (volokolamsk şosesi) ve 2. önerim şolohov'un uyandırılmış toprak ve don kıyısında hasat kitapları olurdu.... bu günden sonra ilk önerim bu kitap olacaktır. 31 yaşındayım bu kitabı okumak için neden bu kadar geç kaldığımı düşündükçe kendime kızıp duruyorum. hayatımda ilk defa bu kitabı okumam 1 hafta sürdü. okumaya kıyamayarak okudum... kitap bitecek diye korkarak okudum... bir örgütlenme süreci bir mücadele dönemi bu kadar insanı bu kadar onurlu ve karakterli yaşanabilirdi... kitapta yanlış karakterlere bile kızamıyor insan... son sayfayı okurken kitap bitti diye ağlayacaktım resmen... okumayı seviyorsanız bu kitabı mutlaka okuyun... kitabın çevirisi mükemmel bölümler birbirini takip ediyor... sizi merakta bırakacak ortadan kaybolan hiçbir karakter yok... kimin başına ne gelmiş nereye kaybolmuşlar çok net... yayınevine ve çevirmene teşekkür ediyor böyle bir eseri bana okuma şansı verdikleri için önlerinde saygıyla eğiliyorum... teşekkürler (.... her cümlemin sonunda bıraktığım bu noktalar kitap hakkında ne söylersem söyleyeyim ne yazarsam yazayım yinede tam olarak ifade edemeyeceğimi anlatmaktadır)
23.12.2010

aziz nesin dendiğinde kulaklarım kabarır benim. hayatım boyunca duymaktan zevk aldığım tek isimdir. belkide kendi adımdan daha çok duymak isterim. bu kitabı yatak odamda baş ucumda duruyor uyumadan önce okuyorum sürekli ve aynı kitabı aynı öyküyü. oysa bütün kitapları mevcut kütüphanemde ama bu kitap başka cezbediyor beni bir başka etkiliyor. aziz nesin gibi olağanüstü bir yeteneğin yaşadığı bir ülkenin vatandaşı olmak onur gibi geliyor onun adını duyduğumda okuduğumdaysa acı veriyor aynı ülkenin vatandaşı olmak. yinede herşeye rağmen aziz nesin okumak insana gözyaşları içinde kahkahalar attırıyor. gülmeye ihtiyacınız varsa okuyun kederlenmeye ihtiyacınız varsa yine okuyun. ama en çokta hala ümidiniz varsa okuyun...