Toplam yorum: 3.284.924
Bu ayki yorum: 6.430

E-Dergi

otistikdr Tarafından Yapılan Yorumlar

12.06.2008

Yaşar Nuri Öztürk Bey'in okuduğum ilk kitabı oldu bu.Kitaptan çıkardığım bir çok anlam var.Birincisi vede en önemlisi;Bu ülke ve bizim ülkelerimize benzer yapıdaki milletlerin maddi manevi değerlerine dışardan veya içerden saldırılar olmuştur ve olmaya devam edecektir.Bu saldırılar şimdiye kadar dışardan Truva taktiğiyle içerdense kuzu postuna bürünmüş kurtlar vasıtası ile olmuştur.Yani bize hoş görünmeye çalışanlardan,bizim gibi olduğunu sandıklarımızdan.En yumuşak karnımız olan İslamiyetle ve Allah sevgisiyle vurmuşlar bizleri.Sebep dinimizi doğru öğrenememek,hurafelerden arındıramamak veya herkesin kendimiz gibi inanmasını istemek olabilirmi acaba? Oysaki gerçek teslimiyet(islamiyet) Allah ile bizim aramızda görünmeyen bir perde değil midir? Bu perdeyi aralamaya çalışıp Allahla aramıza girenlere dur demek teslimiyetin bir gereği değil midir?
İkinci önemli anlam;Bu saldırıları yapanlar eskinin barbar,bugünün tek dişi kalmış medeni canavar milletleri olmuşlardır tesadüf bu ya!
Ve en önemli anlam ise, bu barbar toplulukların yanındamıyız yoksa karşısında mı? Onlardan neyi almalıyız ve onlardan nelerimizi korumalıyız? Yani truva atını içimize alıp uyumaya devam edelim mi yoksa uyanık mı olalım?

İşte bu kitapta yakın tarihimize de atıfta bulunaraktan kuzu postuna bürünmüş kurtların,truva atlarının kimler olduğunu okuyabilirsiniz .Her devirde dışardan hediye edilen Truva atları vardı,diş bileyen kurtlarla birlik olmaya çalışan.Sürüye dönmüş ve değerlerini kaybetmiş topluluklar bu atların peşinden çok çabuk uçuruma düşmüşler ya da içlerindeki kurtlara yem olmuşlardır...
Uçuruma gitmemek için lütfen biraz daha sorgulayıcı,araştırıcı ve okuyucu olalım.
İtiraz etmeden her fikri tanıyalım.Her fikrin içinden lezzetli kısımları ayıklayıp sepetimize atalım.

Bence, okuyacağınız bu kitapta bir çok gerçeğe yer verilmiştir.

Saygılarımla.
08.12.2007

Kuran'ı Kerimde ismi yer alan peygamberlerin hayatlarının kısaca anlatıldığı bu kitaptaki en güzel şey ; anlatımın sade, hurafelerden arındırılmış ve gerçekçi olmasıdır.

Bence tüm peygamberlerin yaşam hikayeleri mutlaka bilinmelidir.

Bu kitap bu konuda fikir sahibi olmamızı sağlayacaktır diye düşünüyorum.

Saygılarımla.
22.08.2007

İçinde felsefe,hiciv,bilim kurgu,karamizah ve daha çok enteresanlık barındıran bir roman bu.Voltaire bu kitabı yazarken yaşadığı dönemde kendisine karşı olan yada fikirlerini beğenmediği düşünür ve yazarlarla dalga geçmek istemiş ve ortaya bu fantastik eser çıkmış.Candide isimli kahramanımız aldığı eğitim üzerine optimist yetiştirilmiş olmanın o dayanılmaz saflığıyla hayatını uzun ve meşekkatli bir yolculuğa adıyor.Bu yolculukta ona çok ilginç insanlar eşlik ediyor.Yolculuğun amacı aşkı ve sonsuz saadeti bulmak.Gelgelelim dünyayı bir baştan bir başa dolaşan kahramanımız aşkın geçiciliğini ve dünyada asla sonsuz saadet olmadığını anlıyor.İstanbul Üsküdara yerleşip hayatının geri kalanında bahçesini ekip biçmekle karar kılıyor.Bu felsefi romanın son cümlesi olan ''O halde kendi bahçemizi ekmeliyiz'' ; okumak,gezmek,görmek ve sonunda da birikimlerini birilerine aşılayabilmek anlamına geliyor sanırım.

Sıkılmadan okuyacaksınız eminim.Saygılar.
22.08.2007

Bu kitap , Uğur Mumcu kitapları içinde veri ve bilgi anlamında en yoğun eserlerinden birisidir.
Kürt milliyetçiliğinin ve islami akımların doğu ve güneydoğu bölgesinde yüzyıldır nasıl süregeldiğini,dış güçler dediğimiz gelişmiş ve sömürgeci büyük devletlerin bir takım menfaatler uğruna o bölge insanının bazı değerlerini iyi analiz edip onları yaşadıkları ülkeye karşı kışkırtma çabalarının anlatıldığı bu kitapta ana konu; tarihimizdeki en büyük isyanlardan biri olan Şeyh Sait isyanıdır.Kitap okundukça kapalı toplumlardaki fikir akımlarının zaman içinde büyük bir patlamaya sebep olabileceği görülüyor.Yakın tarihimize bakınca bu patlamaların tıpkı bir sel gibi olduğu; birden bire ortaya çıkıp önüne kattığı herşeyi sürükleyip,zararlar verdikten sonrada birden bittiği anlaşılıyor.Tabiki geride bıraktğı artıklar ve zararlarda yıllar içinde ancak düzeltilebiliyor.
Yakın tarihimizi ancak güvenilir kaynaklardan okudukça anlayabilir ve yorumlayabiliriz.Bu eserde bir kaynak kitap sayılır.Okunması gerekir diye düşünüyorum.
Saygılar.
05.07.2007

Kitabı okurken aklımdan hep 'Acaba filme aktarılsaydı bu kadar lezzet alırmıydık bu romandan?' diye geçirip durdum.

Bu kitap 1000 kez bile filme çekilse bu kadar güzel anlatılamaz açlık ve sefalet olgusu.

Romanımızın kahramanı günübirlik yaşayan,yazdıklarından çok para kazanamayan bir yazardır.En çok aç kalmaktan korkmuştur ama açlık onun kaderidir.Zaman zaman kendine uzatılan tüm fırsatları da nazikçe reddedecek kadar gururludur.Gelgelelim ilginç bir kişiliktir kahramanımız.
Açlığı bu kadar güzel tasvir eden Knut Hamsun'u yürekten kutlamak gerekir.Bize, ' Yazar olunmaz,yazar doğulur ' dedirten yazarın bu kitabını okumanızı tavsiye ederim.Saygılarımla.