Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

Kayrobi Tarafından Yapılan Yorumlar

23.11.2011

Celil Oker, önceki romanlarından daha da akıcı bir anlatım tutturmuş. Zengin ve saygın kesimden insanların yoksullarla kesiştiği anları kriminalleştirirken suçun ahlaki boyutlarıyla ilgilenmiyor, cinayeti çözümlerken toplum vicdanını rahatlamayı amaçlamıyor. Devletle ilişkilerini mümkün olduğunca aza indirgeyen Remzi Ünal, kendisini hakim ve infaz savcısı yerine koyacak kadar ilerletmek istemiyor mesleğini.
23.11.2011

Kitapta iki çeşit insan tipinin varlığından bahsedilir. Biri normal insanlar yani kendini bulunduğu kültür ve Batı kültürü arasında dengeleyebilmiş, hayatlarında verilen her türlüişi ve sosyal yükümlülükleri layıkıyla yerine getirebilen yani tutunabilen insan. Tutunamayan insan ise olaylar karşısında şaşkındır, her ne kadar öyle hissedilmese de, büyük bir mekanizmanın parçasıdır, güvensiz, melankolik ve insanlarla olan iletişimlerinde çekingen insanlardır
23.11.2011

Elif Şafak beğendiğim bir yazar.”Aşk”kitabını ilk gördüğümde ”Bab-ı Esrar”ın bir nevi taklidi sandım;ama çok yanılmışım.Yazar, bildiğim hikayeyi o kadar güzel anlatmış ki ilk kez okuyormuşcasına hevesle bitirdim.Her sayfada bambaşka anlamlar gizli…Her karakterde inanılmaz keşifler saklı…Her bir satırda müthiş lezzetler mevcut…Her günü çok daha anlamlı kılmamızı sağlayan bir eser…Çok teşekkürler Elif Şafak…

23.11.2011

Kitabı okuduğumda ilkokulun dört ya da beşinci sınıfındaydım. Hikayeyi öylesine beğenmiştim ki okuduktan sonra defterime kahramanların isimlerinin, işlerinin ve macera boyu Afrika’da balonla gezilen yerlerin listelerini çıkarmıştım. Bugünlerde zaman zaman kendi karalamaya çalıştığım hikayelerde Jules Verne’in o zaman okuduğum satırlarının hala etkisi olduğunu yazdıklarımı okurken fark ediyorum desem yalan olmaz. Yazarın başka kitaplarını okusam da belki de bilim ve macera kökenli okuduğum ilk klasik olması nedeniyle “Balonla Beş Hafta” diğer okuduklarımı hep gölgede bırakmıştır.

23.11.2011

Bizde kişisel gelişimin anayasasını yazacak kadar yazılı ve yazılı olmayan geniş bir arşiv var. Ama okumuyoruz, okuyamıyoruz, sanki birileri okutmuyorlar, sanki olanı arşivlerde saklayıp güncel dilimize çevirtmiyorlar, sanki görmezden gelip bizden uzak tutuyorlar. Bunun emarelerini Ankara’da, İstanbul’da, İzmir’de, Kırşehir’de, Sivas’ta, Bosna’da, Trablus’ta, Kudüs’te, Erzurum ve Trabzon’da, surlarda ve duvarlarda ya da küflenmeye bırakılan sahifelerde ve kitaplarda bulabilirsiniz. Emin olun ki onları bizden çok okuma gayretinde bir Batı hep vardı ve hala var. Şimdi bize satıyorlar “kişisel gelişim” diye ve kendi bize yabancı olan ve hep yabancı kalacak olan kültürleriyle harmanlayarak.