Toplam yorum: 3.285.275
Bu ayki yorum: 6.801
E-Dergi
nushi Tarafından Yapılan Yorumlar
Edebiyata, şiire meraklıysak ikinci yeni meselesini kafamızda bitirmek için Asım Bezircinin "ikinci Yeni Olayı", A.İlhanın "ikinci Yeni Savaşı" adlı kitaplarını birlikte okumak yeter. Çok eleştirilen ikinci yeni, 1950 sonrasındaki küçüklü büyüklü bütün şairlerimizi bünyesine almıştır. Ben onlardan değilim diyenlere de 3. yeni, 4. yeni diye isim verilmiştir. Yani İlhan'ın bu kitapta çok güzel eleştirdiği ikinci yeni bir vakıadır.Küçümsenemez, ihmal edilemez. Dilimize ve imgelem hazinemize oldukça katkıda bulunmuş ikinci yeni olayını anlamak için bu kitabı okumalıyız.
İlhan bu defa yanlış kadınları konu almış. Toplumda var olduğunu, üstünün örtüldüğünü, İlhan'ın da konuyu cesurca gündeme getirdiğini görüyoruz. Ancak bu konu kişisel olarak benim ilgimi çekmiyor. Attila İlhan okuyacaksak diğer kitaplarına bakalım.
Aynanın içindekiler serisi, A.İlhan'ı özümlemek ve yakın tarihimizi anlamak bakımından vazgeçilmez romanlardan oluşuyor. Aşağı yukarı, II. meşrutiyetten 27 Mayısa kadar olan dönemi kapsıyor. DSE, bunların en dolu ve kıvamlılarından birisi. Dilini yadırgama lüksüne sahip değiliz. Bu dil yakın tarihimizin yapmacık değil, reel dilidir. Dili kavrarsak Türkçe bakımından da etrafımıza anlamlı bir fark atarız. Yine de seriye yeni başlayacakların ısınmak için "Sırtlan Payı" ile yola çıkıp daha sonra bu romana geçmelerini öneririm.
Bilgi yayınevi G.E.SÖKER' in doktora tezini kitaplaştırmış. İsmine bakıp da spesifik olarak kültür meselesi irdeleniyor diye düşünmeyelim. Kitap esas plarak A.İlhanın roman kişilerini konu alıyor. Tam bir Atilla İlhan özeti sayılabilir. İlhan'ın "Aynanın İçindekiler" serisi okunmadan yakın tarihimiz ve bu tarihe egemen olan dilimiz anlaşılamaz. Bu seriye henüz başlamamışsak da tamamını okumuş olsak da Söker' in A.İlhandan destek alarak hazırlanmış bu çalışmasını mutlaka gözden geçirmeliyiz.
128 sayfalık kitabın asıl metin kısmı 35 sayfa. Bu 35 sayfa için 146 dipnot kullanılmış. Bugünki Almanya coğrafyasına yayılmış, Cermen kabilelerinden bahsediyor. Bunların nerede yerleştikleri ve bazı adet ve gelenekleri yüzeysel biçimde ele alınmış. Hiç bir şef, kral ismi yok, hiç önemli bir savaş ve çatışmadan bahsedilmiyor.Dilleri, dinleri, yönetsel yapıları, kabile hıyerarşisi hakkında doyurucu bir bilgi verilmemiş. Doğrusu kendimi Germenlerin ataları ile tanışmış saymıyorum.