Toplam yorum: 3.284.714
Bu ayki yorum: 6.220

E-Dergi

burcak hantal Tarafından Yapılan Yorumlar

21.01.2011

Bu kitabı okurken, bir saniye niye tanıdık geliyor bu uslup diyorsunuz, sonra cevabı hemen buluyorsunuz. Dan Brown! Aynı taktik, aynı uslup. Kitap ile ilgili tek olumlu yan, İstanbul'un tarihini öğrenmeniz. Tarihi mekanlarini bir kez daha hatırlamanız. Ötesini beklemeyin.
17.02.2004

Okunurken aynı anda güldüren, düşündüren, hüzünlendiren ender kitaplardan biri, Tutunamayanlar. Bu kitap hakkında genelde 'Tutunanlar' anlamayabilir denir, bence aksine onlarda en az disconnectus erectuslar (kitapta yeralan, beni en çok güldüren sözcük öbeklerinden biri) kadar kitaba pekala vakif olabilerler/oluyorlar.Hatta tutundukları için kismen vicdan azabı duyuyorlar.

Oğuz Atay'in zekasina, bilgi birikimine hayran olmamak olanaksiz.Onu genç yaşta kaybetmiş olmamız çok üzücü.

Yazar tıpkı Nabokov gibi cümlelerini düşünce hızı ile yazmış, bu da okuyucunun kitabi su gibi okumasina olanak veriyor. Kitap ile igili diyebilecegim tek olumsuz şey: Kurgu bu romanda pek yer almadığı için, kitabi bitirdikten bir müddet sonra neler yaziyordu acaba diye düşünmeniz. Başka bir deyişle hafizada kalan cinsten değil. Ha tabi diyebilirsiniz okurken keyif almak mı, dünyaya bakış açınızın değişmesi mi önemli yoksa bir takim gitti-geldi-gördü-yaptı-etti türü cümleleri hatirlamak mı? Size kalmış...
06.02.2004

Bazi edebiyat kitaplari en baba tarih kitaplarindan dahaogretici/dusundurucu olabiliyor. Buna en guzel emsallerden biri Kemal Tahir'in 'Kurt Kanunu' eseridir. Kitabi okuduktan sonra birkez daha, tam
bagimsizlik denen utopik zafere kolay kolay ulasilamayacagini, kurtulus savasinin hemen akabinde bile bunun gerceklesmedigini goreceksiniz. Yazar, kahramaninin agzindan onlarca etkili,mantıklı sorular soruyor,birkac ornek-
Neden halifelik kaldirilirken Fener Patrikhanesi kapatilamadi?,mubadele sirasinda Turkce'den baska dil bilmeyen anadolu rumlari gonderildigi halde
Feneryot rumlari neden bu isin disinda tutuldu? 1914 yilinda anadoluda tam 6000 tane yabanci okul vardi, elin adami biz akillanalim diye mi acti bu okullari?

Kabul, bunlar hepimizin ayirdinda oldugu mevzular lakin o tarihlerde yasamis bir romanci tarafindan, hele hele nefis bir dil ile yazilinca bu kitabi
okumak bir yerde zaruridir derim arkadaslar.
18.12.2003

Hüküm Gecesi'ni okuduktan sonra, bu romanı okumak benim için bir yerde farz olmustu. Sodom ve Gomore her ne kadar mütareke dönemini anlatsada güncelliğini her daim koruyan bir eser. Şahsen kitapta ilk etapta dikkatimi çeken "modernleşme" kisvesi adi altinda insanlarin nasil yolsuzlaştığıydı. Mütareke döneminin sıkıntıları sanki ikinci planda kalmış gibi. Kitabi okurken batan gemiyi terkeden fareleri ve onların oturmamış karakterlerini görüyorsunuz? Aslinda bu tip insanlar her donem mevcut değil mi?

Yakup Kadri'nin güzel,duru türkçesinden, etkileyici anlatimindan bahsetmeye lüzum bile görmüyorum. Bu hepimizce malum.
24.06.2002

kitapta beni en çok etkileyen cümle şu idi ."...bizi 17 yasimizda apar topar zorla Amerikaya gonderdiler cirkin bir gaye ile, 'devsirme' olalim diye gonderdiler; cok sukur olmadik!.."

Kitap bastan sona ilginç ve doğru saptamalarla dolu .Ayrica belki fazla popülist gelecek ama Turk olmaktan bir kez daha gurur duymamiza vesile olacak bir eser .