Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570
E-Dergi
rmujdat01 Tarafından Yapılan Yorumlar
On iki yildir Almanya'da sürgün olan sair Ka Türkiye'ye dönüsünden dört gün sonra, bir röportaj için Kars sehrinde bulur kendini. Agir agir ve hiç durmadan yagan karin altinda sokak sokak, dükkan dükkan bu hüzünlü ve güzel sehri ve insanlari tanimaya çalisir. Kars'ta agzina kadar issizlerle dolu çayhaneler, disaridan gelmis ve kardan mahsur kalmis gezgin bir tiyatro kumpanyasi, intihar eden ve türban direnisi yapan kizlar, çesitli siyasal gruplar, dedikodular, söylentiler, Karpalas Oteli ve sahibi Turgut Bey ile kizlari Ipek ve Kadife ve Ka için bir ask ve mutluluk vaadi vardir
sarıkamış bence mükemmel bir kitap.bu kitapla birlikte bir kere daha askerimizin, zamanında ne kadar zor şartlar altında savaştığını gördük.bu çok acı verici.ben sarıkamışı okurken duygusal anlarım fazlasıyla oldu.heleki askerlerimizn ısınmak içn atların yem çuvallarıyla nöbetleşe ısınmaya çalıştıkları anları ve ayaklarının yere değip üşümemek için ağaçalara tırmanmaları ve donup düşmeleri.ve ziverin çarıklarını faik çavuşa vermesi.ya kısacası bu kitap mukemmel ve kesinlikle okunmalı diyorum
tolstoy'un böyle bir kitap yazması bir müslüman ve bir okuyucusu olarak ona karşı olan saygımı sevgimi bir kat daha arttırıyor kitaplarını hayranlıkla okudugum bir insanın dinim hakkındaki düşüncelerinin bu kadar olumlu olması beni çok şaşırttı evet kitabın ayet bölümleri bazı okuyuculara agır gelebilir ama bıkmadan sıkılmadan devam ederseniz kitabı 2 veya 3 saatte bitirebilirsiniz çünkü o kadar akıcı bütün kitaplarındaki gibi tolstoy bu kitabındada harikalar yaratmış
İskoçyalı ünlü yazar Sir Walter Scott (1771-1832), bu romanında, çok eski günlerde, İngiltere'de yaşamış Ivanhoe adlı bir şövalyenin başından geçenleri anlatıyor. O zamanlar, İngiltere'de iki kralın arasında amansız bir çekişme vardır. Korkusuz Şövalye Ivanhoe, tacı elinden alınan Aslan Yürekli Richard'a bağlı kalarak, onunla birlikte pek çok serüven yaşar. Halkının da çok sevdiği Richard'ın yeniden krallık tahtına geçmesi için elinden geleni yapar. Kendisi de bir soylu olduğu halde, ezilen, hor görülen, kan ağlayan halkının yanında yer alan Korkusuz Şövalye Ivanhoe'nun serüvenlerini keyifle okuyacaksınız.
bir tren yolculuğu öyküsüyle başlıyor, insanoğlunun ruhunun derinliklerinde uyuyan şiddete, kıskançlığa, zavallılığa uzanıyor. Trende başlayan bir söyleşi sırasında yolcular arasında bulunan, kitabın baş kahramanı Pozdnişev, nasıl olup da böyle çöktüğünü, bezginleştiğini anlatır. Gençliğinde sefih bir hayat sürmüş, sonradan kendinden iğrenmeye başlamıştır. Terzilerin, güzellik uzmanlarının yardımıyla erkeklerin hayvansal içgüdülerini alevlendirdikleri için toplumun ve kadınların suçlu olduğu kanısına varmıştır. İçinde uyanan pişmanlık Pozdnişev'i değişime itmiş, o da bu doğrultuda evlenmiş, çocuk sahibi olmuştur. Ancak, kadınlarla erkekler arasındaki onulmaz farklar, bir yandan da Pozdnişev'in kıskançlığı nedeniyle bir süre sonra karısıyla birbirinden nefret etmeye başlamışlardır. Karısının onu bir müzisyenle aldattığından kuşkulanmasıyla birlikte Pozdnişev'in ruhunun derinlerinde yatan şiddet açığa çıkmış, geri dönüşsüz zararlara yol açmıştır. Pozdnişev'in öyküsü, Lev Tolstoy'un yaşadığı dönemin ahlâk anlayışının ve bazı değerlerin değişmesiyle yaşanan sancıların bir panoraması niteliğindedir. Kadın-erkek ilişkilerinde erdemin gerekliliğine inanan Tolstoy, kendi görüşü doğrultusunda erdemsizliğin insanoğlunu ne gibi çıkmazlara sürüklediğine işaret etmeye çalışıyor.