Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

rmujdat01 Tarafından Yapılan Yorumlar

19.11.2006

Wittelbach Lisesi,4A sınıfında, bir Yunanca dersi.1928 yılında. Okul müdürü teftişte ve karatahtada Franz Kien. Otorite ve asalet, yazar olmak isteyen bir tembeli sınava çekiyor...

'Yaşlı Himmler tarafından Yunanca sınavına alınan ve bu sınavın rezil sonucu yüzünden okuldan atılan bendim. Peki, neden bir maske takıyorum öyleyse, bir ikizden başka bir şey olmayan şu Kien'i takıyorum yüzüme? '

Yaşlı Himler? Heinrich Himmler'in, ya da 'bir katilin' babası.

'Katil deyimi, onun için yumuşak kalıyor; o herhangi bir ağır ceza suçlusu değil, bildiğim kadarıyla, gelmiş geçmiş en büyük insan kasabıydı.'

Peki, Yaşlı Himmler'in, gencinin babası olması kaçınılmaz mıydı; ya da, böyle bir babadan böyle bir oğul mu çıkmak zorundaydı? ...
19.11.2006

Jack London, serüvenciliğinde nasıl gözünü budaktan esirgemez bir gezginse, devrimciliğinde de kavganın ortasına atılmış bir insandı. Sosyalist Parti militanı olarak türlü görevler yaptı. Ama en büyük görevi sosyalist hareketin Demir Ökçe romanını; işçi sınıfı hareketinin Ay Vadisi 'nde Oakland grevlerini anlattı. Grevcilere grev kırıcılarının sokakları kana bulayan savaşı içerisinde işçilerin ruh derinliklerine girebildi. Savaşlarının, amaçlarının yanı sıra sevgilerini, özlemlerini, de sergiledi. Daha iyi bir hayat için verilen bu mücadelede bir kesimin, mutluluğu ataları
19.11.2006

Peyami Safa’nın Server Bedi müstearı ile yazdığı ve nedense üstada sahip çıkılmak adına yıllardır gün yüzü gösterilmeyen romanı "Selma ve Gölgesi" nihayet yeniden yayımlandı. Yazarın en iyi romanlarından olan eser, içerdiği psikolojik tahliller, femme fatal kadın tipi ve muhafazakâr motifleriyle üzerinde durulması gereken bir roman

19.11.2006

Şimdi ciddi bir noktaya yani kadınlara karşı nasıl hareket etmeniz gerektiği sorununa geçiyorum. Gideceğiniz salonlarda, yapmacıklar yaparak taşkın hareketlerde bulunmamaya kendiniz için prensip yapınız. Geçen yüzyılda en çok rağbet gören erkeklerden biri de, bir ziyafet, bir balo veya eğlence esnasında sonuna kadar yalnız bir kimseyle, hem de en kenarda, köşede kalmış, ihmal edilmiş olanlardan biriyle ilgilenmeyi adet edinmişti. İşte bu adam, aziz çocuk, devrine hükmeden bir şahsiyet olmuştur. O, muayyen bir zaman sonra, herkesin kendisini hararetle öveceğini akıllıca hesap etmişti. Gençlerin çoğu, ne büyük fırsatı, sosyal hayatın yarısı demek olan ilişkileri kurmak için gereken zamanı kaybetmek suretiyle kaçırıyorlar; hoşa gittiklerinden, onlardan ilgiyi çekmek için yapmaları gereken şey pek azdır; fakat hayatın bu ilkbaharı çabuk geçer, bunu iyi kullanmayı biliniz.
19.11.2006

Ensinada de Barragan kentinde tuhaf şeyler olmaktadır. Hükümet, işçilern ve memurların dalga geçmesine engel olmak için, halka'gülme yasağı' getirmeye karar verir. Ancak her türlü girişime karşın ' yasak' dişe dokunur bir sonuca ulaşamaz. Bunun üzerine, toplumsal sorunlara kafa yoran saygıdeğer bir yurttaş (Inocencio Onesto) sorunu kökünden halletmek amacıyla kendi kafasını feda etmeye karar verir ve güzelim insan başının yerine çok ender bir canavarın başını ' nakil ' ettirir. Özverisi boşa gitmez ve yeni kafasıyla halk arasında dehşet saçar. Ve ardından bir yığın trajikomik olay sökün eder. İspanyolca konuşulan ülkelerde yayımlandığı zaman çok değişik yorumlara yol açan Kesik Kafa Inocencio Onesto'nun teması aslında çok açık:
'İyi' ile'Kötü'nün arasında belirgin bir sınır var mıdır?
İnsan bireyi ile onu durmadan ezen toplum kurumları arasındaki 'ebedî mücadele'nin boyutları nelerdi? Öte yandan, 'yönetenler'in tuzağına düşüp kendini bir canavara dönüştüren yiğit ve saf Onesto'nun garip serüveni çağdaş toplumun bir metaforu olarak da kabul edilebilir. Ama aynı zamanda ' gözaltında kaybolanlar'ın o acımasız Arjantin'i olarak da...