Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

İlunga Tarafından Yapılan Yorumlar

23.03.2020

Iris Murdoch kitapları sanki kenetlenip, bir bütün oluşturuyor gibi hissederim.Kitaplar asla birbirinin devamı değil.Ama kitaplardaki atmosfer, ilişkiler ağı, ironisi hep okuduğum bir önceki kitabını çağrıştırır bana.
Kara Prens’in her bir karakteri hayatın içinde oradan oraya savrulan, nereye çekersen oraya giden, ne istediğini bilmeyen, sürekli arayış içinde olan, sanki tek bir kişinin değişik yansımaları gibiydi.
Kitabın sonunun belirsizliği hissettiğim şeyi destekler nitelikteydi.☺️
23.03.2020

Sarı Kahkaha ve Ayna Çarpması ile tanıdığım, sevdiğim Murat Özyaşar'ın yeni kitabını sabırsızlıkla bekliyordum.Murat Özyaşar bu kez bir kısmı İstanbul Art News, Yokuş Yol'a, K24 dergilerinde ve Evrensel, Cumhuriyet, Le Monde gazetelerinde yayımlanmış yazılarının toplamıyla geldi.
Aslı Gibidir:Diyarbakır Hikâyeleri, Murat Özyaşar'ın Diyarbakır'ını yaşatıyor okuyucuya.Selçuk Demirel'in çizimlerinin eşlik ettiği kitabı okumak güzeldi.
23.03.2020


Kapak muhteşem, Utku Lomlu harika bir iş çıkarmış.Uzunca zaman kitabın ismine takıldım.Tam o sıralarda okuduğum Fakir Baykurt kitabında da çıktı karşıma kanayak.
Sahi ne demekti kanayak?
Kadın, kız, eksiketek, kimsesiz zavallı genç kız...
Kanayaklı; yoksul, çaresiz kimse...
Ben tüm bu tanımların içinde eksiketeki çekip alıyorum.Gamze Arslan Kanayak'la kadını küçümseyen, yok sayan, sömüren, parçalayan egemen anlayışa başkaldırıyor.
Öyküleri okuyunca, kitabın ruhunu ancak bu kadar yansıtabilir bir isim diye düşündüm.Önce kitabın ismi ile gönül bağı kurdum.
Kan ile de bağlantı kurdum ayrıca.Kadın her anlamda en çok kanayan.Üretkenlik, doğum, şiddet,kadın ölümleri...
Kitabı okumam çok uzun sürdü, sindirmem daha da uzun.
Sıra dışı, edebi değeri yüksek öyküler okumak isteyenlerin kaçırmaması gereken bir kitap Kanayak.
23.03.2020

Diğer kitabında da sessizlerin, sesi duyulmayanların sesini duyurmayı kendine dert edinen Özlüoğlu bu kitabında da vicdandan, merhametten yana.Öykülerin çoğu karakteri, anti-karakter.Öykü kahramanlarının maruz kaldıkları şiddetin boyutu içinizi sızlatıyor.Toplumsal acılardan çok kişisel acılara özellikle kadın odaklı öykülere yer verilmiş Peri Kızı Af Buyrun'da.
Kimi öyküler masal tadındayken ( karanlık olsa da) kimi öyküler çok açık ve net bildiğimiz gerçeklerden yola çıkmış.
Benim gördüğüm, iki kitap arasındaki en büyük fark kullanılan dilin farklılığı ve zenginliği.Çoğu yorumda dişil, ya da cinsiyetsiz bir dil kullanıldığından bahsedilmiş.Ben tüm bunlardan farklı olarak Polat Özlüoğlu'nun kelime seçimleriyle, cümlelerin şiirselliği ile çok zengin bir dil kullandığını söylemeliyim.
23.03.2020

Daha önce hiç okumadığım, buna rağmen kitaplarının peşine düştüğüm bir yazar, Jean Rhys.Özellikle başyapıtı sayılan Geniş Geniş Bir Deniz'i epey aramışımdır.Neyse ki Can Yayınları yeni kapaklarla tekrar yayımlamaya başladı Jean Rhys kitaplarını.
Dörtlü, otobiyografik ögeler taşıyan bir kitapmış, aynı zamanda Jean Rhys'in de ilk romanıymış.Bu açıdan doğru bir tercih oldu Dörtlü ile Jean Rhys külliyatına başlamak.
Romanın kadın karakteri Marya Zelli, yoksul,sevgisiz yaşamını, Stephan'la (eşi) tanıştığında geride bırakmış, Stephan'ın sunduğu güvenlikli yaşama kendini teslim etmişken, Stephan'ın hapse atılmasıyla birlikte ortada kalır.Kendisine kucak açan, Bohem bir yaşam süren Heidler'lerle birlikte yaşamaya başladığında, karmaşık ilişkiler içinde bulur kendini.
Jean Rhys'in dilini, anlattığı dünyayı sevdim.Jean Rhys kitaplarını Türkçeye çeviren Pınar Kür, bu da belki ayrı bir tad katmıştır kitaba.