Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
İlunga Tarafından Yapılan Yorumlar
Hoş Nağme kitabı ile tanıştığım
Leïla Slimani okumasına Gulyabaninin Bahçesi ile devam ettim.Sanırım Türkçeye çevrilmiş başka kitabı yok.
Pariste gazetecilik yapan Adele'nin görünürde her şeyi vardır.Cerrah bir kocası, güzel bir oğlu vs.Aile hayatını sürdürken gizli bir yaşamı da vardır Adele'nin.Güçlü cinsel dürtüleri nedeniyle değişik erkeklerle olur.
Cinselliğin, evliliğin, anneliğin sorgulandığı çarpıcı bir kitaptı.
Eğer okumadıysanız Milan Kundera'nın Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği'ni okumak isteyeceksiniz kitap sonrası.Ben de yeniden okumayı düşünüyorum.✌️
Edward St.Aubyn’in Patrick Melrose serisinin üçüncü kitabı olan “Biraz Umut’ta Patrick’in uyuşturucu bağımlılığından kurtulduğunu, geçmiş travmalarını en azından dile getirebilme gücüne sahip olduğunu görüyoruz.Şu ana kadar seriden
okuduğum en zayıf kitap diye düşünüyorum.
Yine de kendini okutuyor...
Patrick Melrose'un macerasını okumaya devam ediyorum.Kötü Haber'de Patrick artık 22 yaşında uyuşturucu bağımlısı bir gençtir.
Aldığı kötü haberin onun için kötü bir haber olmadığını düşünmek için ilk kitaba dönüp, küçük Patrick'in yaşadığı travmaları hatırlamak gerek.Patrick'in zihinsel ve duygusal yıkımının temelleri çocukluğunda atılsa da uyuşturucularla yaşadığı yoğun ilişki bu yıkımı hızlandırıyor.Üçüncü kitapta nasıl bir Patrick çıkacak karşımıza merak ediyorum.
Uzun zamandır baskısı bulunmayan kitabı, H2O Kitap yayımladı.
Film ile kitabı çok farklı buldum.Filmi seyredeli çok oluyor, belki de aklımda yanlış kaldı bilemiyorum.Yaprak'ın bu kadar saf olduğunu düşünmemiştim filmde.Arap'ın Yaprak'a duygusal olarak da bağlandığını sanmıştım üstelik.
Zürafa Sok.No:14'ün Karasultan'ı ve kızları, ( sermayeleri) kadınların gözünden genelev gerçeğini anlatıyor.Hem çok şey bildiğimiz hem hiçbir şey bilmediğimiz bu gerçekliği anlatan başka bir kitap var mı edebiyatımızda bilmiyorum.Çok sahici, etkileyici geldi Genelevde Yas bana.
Mussolini'nin faşist yönetimi altında ezilen yoksul İtalyan köylülerinin dramını kitaplarına taşıyan Ignazio Silone'nin Fontamara kitabına Fakir Baykurt'un öz yaşam öyküsünde rastladım ilk.Ekmek ve Şarap'ı okumayı düşünüyordum aslında.
Çevirisini Sabahattin Ali'nin yaptığı Fontamara romanı, yayımlandığı yıl (1943) büyük bir ilgiyle karşılanmış
Mussolini yönetimine karşı direnen köylülerin hikâyesini oldukça ironik bir dille anlatan Ignazio Silone, düşünceleri nedeniyle sürgün edilmiş.Sonraki yıllarda ise Andre Gide, Koestler gibi yazarlarla birlikte komünizmin karşısında yer almış.
Değişmeyen tek şey değişim sanırım.
1980 yılında aynı adla Carlo Lizzani yönetmenliğinde sinemaya uyarlanmış.