Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

umutseyhan75 Tarafından Yapılan Yorumlar

15.01.2009

Grange ile tekrar popüler hale gelen, Maxime Chattam ile sürdürülen, Glenn Meade'in bile deneyerek kendini rezil edecek kadar etkilendiği bu seri katil konulu karanlık gerilim türüne Tess Gerritsen de sonradan katılanlardan. Bu roman da Jane adlı polis hanımefendinin romanlarından birisi ve Cerrah ile Çırak'ın arasındaki sırada. Fakat ilginç bir şekilde Cerrah ve Çırak kadar başarılı değil. Yine de seriyi tamamlamak adına okunabilir.
Yazar, kimden etkilenmiş bilinmez, romanında parça parça Jane'in anne-baba ilişkisindeki sorunları işliyor. Ama bu bölümler o kadar kopuk ve komik ki, inanamıyorsunuz. Belki bunları çıkarsa daha başarılı bulabilirdim romanı, ama bu bölümler o kadar klişe ve saçma ki unutamıyorum.
Gelelim karanlık seri katil konulu gerilim romanlarına. Grange ile popüler olan bu tür, aslında yine sadece Grange'ın liderliğinde sürdürülmekte, -en azından Türkçe'ye çevrilen ve benim okuduğum yazarlar arasında- Chattam ve Gerritsen okunabilirken, Glenn Meade dahil bir çok yazar tarafından kötü taklitler üretilmektedir.
Bu konuda her lafı dönüp dolaştırıp Stephen King ve Dean Koontz'a bağlıyorum ama, bu iki yazar gibi her romanında yeni bir tarz yakalayan, bir tarzın etkisi altına girmek bir yana, her zaman kendi tarzlarını yaratan yazarlardan bir kaç gömlek aşağıda Grange var sadece.
İlginçtir, Gerritsen adını Tıbbi Gerilim ile duyurmuş ve bu konuda çok başarılı olmuştu. Yörünge, tadına doyamadığım, üzerinden yıllar geçse de unutamadığım bir romandı örneğin ve Robin Cook ile kafa kafaya çarpışabilecek kalitedeydi. Neden vazgeçti de çok sayıda vasat ve vasat altı oyuncusu olan bu türün vasat oyuncularından birisi olmayı seçti anlayamadım.
14.12.2008

Sayın Uğur Duzla, çok değerli bir yorum yapmış. Grange, kendine ait bir tarz yaratmış, üstelik bu tarz Glenn Meade gibi çok başarılı bir yazarı bile etkisi altına alabilmiştir. (Bknz.Şeytanın Müridi isimli son romanında Meade, kendi tarzının dışına çıkarak tamamen Grange'ı taklit etmek uğruna ortaya saçma sapan bir kitap çıkarmıştır). Ama o Dan Brown yok mu? İki günlük bir kovalamacayı çok matah birşeymiş gibi Da Vincinin de ismini, çekiciliğini ve ününü kullanarak kaptırıp, özellikle ülkemizde bırakın Demille, Grisham gibi az bilinenleri, Cussler, King, Koontz, Ludlum gibi 25-30 yıldır bu memleketin kitap raflarında yer bulan bilinen yazarları bile katlayıp geçmiş, ne idüğü belirsiz Metal Fırtına paçavralarıyla elele verip bir çok vatandaşımızın hayatında -kendi isteği ile- okuduğu ilk roman olmuştur. Buna gülünür mü ağlanır mı bilmem!
Aslında Grisham'ından King'ine, Grange'ından Demille'ine -genelde- salt iyi vakit geçirmek ve kafayı boşaltmak için okunan bu tarz romanlarda bile ikilem varken, kişisel gelişim başlığı altında bir komedi süregelmekte Türkiye'de, özellikle son 10 yıldır ivmelenerek. En az kişisel ve organizasyonel gelişmenin yerli ve yabancı başyapıtları (Beşinci Disiplin, İknanın Psikolojisi, İnsan Mühendisliği, A.Şerif İzgören kitapları, Mümin Sekman'ın eserleri) kadar, Secret'ından CEO Olmanın 7 İlkesine, Milyoner Olmanın 10 Yönteminden Ferrarisini Satan Bilgesine gibi safsatalar satılmakta ve okunmakta. Bununla da kalınmıyor, yetmiyor, bir de Kişisel Gelişim Kitabı Okuyanlar Öküzdür, Oha Size diyen bir adam birşeyler karalayıp en çok satan oluyor Türkiye'de. Gülelim mi ağlayalım mı ?
Beni asıl şaşırtan ise bunlar değil! Bunlara şaşırmamaya alıştık artık. Metal Fırtına 38 çıkacak ve satacak. Birileri kitap okuyanlara, kendine birşey katmak isteyene -sanki yeterince okuma fakiri bir ülke değil mişiz gibi- küfür edecek ve böylece ünlenip, küfür ettikleri tarafından paçavraları harıl harıl satın alınacak! Tamam.
Ama anlayamadığım, hala yayın evlerine yatırım yapan insanlar! Kitapevi açanlar! Cep telefonu ve mikrodalga fırın değil de Kitap satmak için Kitapyurdu.com'u hizmete sunanlar.
Sizleri anlayamıyorum! Neden paranızı çarçur etmek yerine %30 unu dövize, %30 unu likit fona, kalan %40 ise hazine bonosuna çevirip yan gelip yatmıyorsunuz? Hatta ben olsam bir de kitap yazar çok satan olurum bu arada: Kitap Okuyanlar Ohhhhhaaaa Size! isminde.
Kinaye bir yana, ben sizlere hayranım. Böyle bir ülkede, kitaba, kitapçılığa yatırım yapanlara bu yorumdan istifade tüm samimiyetimle saygılarımı sunuyorum.
Ne diyor ugurduzla, Nelson Demille, John Grisham bu ülkede hakettiği yerde değil. Bu liste gerek polisiye, gerilim, macera tarzında (ekleyin Michael Crichton'ı, Michael Connelly'i örneğin) olduğu gibi diğer tüm tarzlarda da uzatılabilir. Mucize ise bu yazarların romanlarını -toplamda 1000 tane satarsa mucize olacağını bile bile- çevirtip yayınlayan yayınevlerinin tarzıdır. Yorumlarımda zaman zaman bazılarını eleştirsem bile, tüm yayınevi, kitap evi ve siteleri, hepsine saygı duymak gerek kafadan, direkt! Metal Fırtınaları yayınlayana bile! Evet!
Peki biz ne yapabiliriz? Maalesef elimizden çok az şey gelir. Örneğin Demille'in yeni romanı çıkmış, Altın Kitapların bu kriz ortamında bu romanı da yayınlaması için beklerken, kendilerini özendirici e-posta yağmuruna tutabiliriz belki. Ya da okuduğumuz -az bilinen yazara- ait romanı bir arkadaşımıza ballandıra ballandıra anlatıp okutarak bir Demille, Grisham okuru daha kazandırabiliriz piyasaya ki böylece bir sonraki roman 1 adet fazla satsın, ondan sonraki romanın Türkçeye çevrilmesine yarasın. Aklıma gelenler, şimdilik maalesef sadece bunlar.
Gelelim Masum Adam'a. Sayın Uğur Duzla yeterince anlatmış aslında ama ben bir şeyin altını kalınca çizmek istiyorum. Masum Adam bir belgesel roman. Yani, roman ama anlatılanlar 1'e 1 gerçek. Bakınız, esinlenme yok, belgesel bu! Ve romanı bu gözle okuduğunuzda, o harika bir sürükleyicilik içeren olaylar zincirinin gerçek olduğunu bilmek okuru dehşete düşürüyor. Roman, gerilimi, macerayı, dehşeti, kahroluşu sunuyor, ve bunların hepsi yaşanmış. Şirket gibi, Pelikan Dosyası gibi, Müşteri gibi bir Grisham başyapıtı. Her Grisham romanı gibi mutlaka okunmalı. (Her zamanki not: Metal Fırtınacılar, Da Vinci Şifresi kırıcıları, sizi sıkar beya, sizlere layık olamaz, üzgünüm).
Fırsattan istifade, Grisham romanlarını ısrarla ve ivedilikle ülkemizde yayınlayan Remzi Kitabevi'ne de teşekkür etmeden geçmemek gerekiyor.
26.11.2008

1.Kişisel Gelişim kitapları diye bir genelleme yapmak, Romanlar diye bir genelleme yapmak kadar saçmadır. Polisiyeden klasiğe, aşktan bilimkurguya birçok türde, kimisi muhteşem, kimisi çok kötü binlerce roman vardır. Aynen bunun gibi, 7 Adımda CEO Olmanın Yolları, Kadınları Tavlamanın 6 Sırrı, Secret gibi paçavralar ve İnsan Mühendisliği, Beşinci Disiplin, Süperman ve Uğutböceği gibi eşsiz Kişisel ve Organizasyonel Gelişim kitapları vardır. YANİ KİŞİSEL GELİŞİM KİTAPLARINA KARŞIYIM, YA DA HAYIR KİŞİSEL GELİŞİM KİTAPLARI SÜPERDİR DENİLEMEZ.
2.Şu kitabın yorumlarında inanmakta güçlük çektiğim örnekler var: HENÜZ OKUMADIM AMA ŞİDDETLE TAVSİYE EDERİM. Hani, beyin reklamın esiri olur derler de, olmayan bir şey esir de olamaz diye düşünüyorum bu tür yorumları okurken.
3.Bu kitabı okumadım ve bir kitapevi rafında iyice gözden geçirmeden de satın almam, ama, geçen yıllarda yaşanan Metal Fırtına saçmalığının bir benzerinin yaşanacağını çok net görebiliyorum. Yazar, en azından çok satacağını garantilemiş. Öyle ya, normal bir insanın beş dakikasını feda edip 5 sayfa dayanamayacağı, basılan kağıda acıyacağı, kütüphanesine -kirletir diye- koymayacağı bir Metal Fırtına paçavrası seri oldu, iki yazar ayrılıp ayrı ayrı yazdı, hala satılıyor bu ülkede. Bu da satılacak kesin. Dilerim faydalıdır. Dilerim ABD yapımı silahların teknik özelliklerini çok iyi bilen ama Ankarayı hiç görmeden Ankarada geçen roman (roman lafın gelişi, paçavradır aslında) yazan Metal Fırtına yazarları gibi boş atıp dolu tutan bir uyanık değildir bu yazar. Hani çok satacak bari faydalı olsun.
25.11.2008

CEO Olmanın 12 Yolu, Milyoner Olmanın 7 Yolu, Secret, Kadınları Etkilemenin 6 Sırrı gibi rafları kirleten saçma sapan kişisel gelişim paçavralarının arasında kaybolmuş bir kitaptır bence DaVinci Gibi Düşünmek. Üstelik, bunun ardından okunabilecek bir de Çalışma Kitabı vardır.
DaVinci'nin özünde beyninden tam anlamı ile faydalanarak ve onu yöneterek gerek sanat ve gerekse matematik-fizik alanlarında nasıl eşsiz başarılar elde edebildiği çerçevesinde, onun düşünme ilkelerini NLP doğruları ile anlatan başarılı bir kitap. NLP bilgi ve pratiği olanlar daha çok faydalanacaklardır ama NLP bilgisi bu kitap için bir ön koşul değil.
Okumayı planlayanlara uyarı: R2 aldım R3 verdim, çok istedim oluverdi, Secret yaptım hallettim gibi saçmalıklar değil, gerçekten üzerinde düşünmek gereken bir kitaptır. Secretsever R3-5cilerdenseniz, 15. sayfada çakılabilirsiniz dikkat.
25.11.2008

Yazarın Kızıl Nehirler'in liderliğindeki diğer romanlarından bir kalibre aşağıda kalsa da, yine de bir Grange romanı ve piyasadaki saçma sapan bir sğrğ korku-gerilim romanının arasında pırıldıyor.