Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

umutseyhan75 Tarafından Yapılan Yorumlar

13.07.2007

Ne diyor YUSHA, Orhan Pamuk a yazık, kendi ülkesinde sevilmedi diyor.
Ülkesini satanlar sevilmezler Yusha! Vatan hainleri tarih boyunca her asırda her medeniyette onursuzlukları ile anılmışlardır.

CYCLADE, Nazım Hikmete aynı şeyi biz yapmadık ! Sadece hükümet yaptı! Halk ise Nazım ını sahiplendi, onlarca yıl unutmadı, yasak kitaplarını yastıklarının içinde sakladı!
Ama bu yazar müsveddesini entel olduğunu sanan senin gibi sekiz on kişi hariç bütün Türkler vatan haini ilan etti, hükümet ise sahiplendi!
Anladın mı aradaki farkı?

SAFRANSARI öğretmenmiş. Ey öğretmen, bu adamın Kar mıydı kış mıydı Doğu Anadoluda geçen romanında kuşların Atatürk büstüne pislemesini nasıl da zevkle anlattığını okudun mu? Utanmadın mı okurken ?
Atam mezarında sonsuza dek huzurla yatacak. Ama bunun mezarına kimlerin pisleyeceğini herkes görecek!
OTAN35, kendi yazarı vatan haini ise ülke onu ne olarak damgalamalı sence? Türkiye Türklerindir, bunu Türkiye nin kurucusu Ata söylemiştir ve sonsuza dek böyle kalacaktır. Siz pamuk orhanınızla, imralı sakininizle, entelinizle, kuntelinizle istediğiniz kadar yırtının, sonuç değişmeyecektir.
25.06.2007

Frederick Forsyth ile bu kitapla tanışanların çok beğenmeleri elbette normal. Ama, eski Forsyth okuyucuları sanırım soğuk savaşın bitmesinin dezavantajları hanesine, Forsyth in en iyi olduğu konuda malzemesiz kalması maddesini ekleyecekler.
Bu roman da çok başarılı elbette, çok kaliteli herşeyden önce, ince örülmüş kurgusu, tasvirleri, kişilikleri kusursuz. Ama nerde o eski romanları.
04.06.2007

Bu kitabın içeriği belli, hem kitap bilgisinde, hem de diğer yorumcu arkadaşların yorumlarında zaten anlatılmış. Şunu söyleyebilirim, tamamen gerçeklere (yaşayanların veya şahitlerin anlattıklarına ve telefon/telsiz/e-posta kayıtlarına dayanarak) göre yazılmış olayları içerdiği için bir belgesel tadında. Ama yazarlar olayların akış sırasını dikkatle gözettikleri için de bir macera romanı havasında, çabuk okunan, etkileyici, üstelik objektif, amerikancı ya da anti-amerikancı içerik taşımayan bir kitap. Konuya ilgi duyanlar mutlaka okumalılar. Bu kitapla birlikte United 93 ve World Trade Center filmleri de farklı tatlar verebilir.
Fakat bu kitabın Türkçe baskısında yaşanan öyle bir çevirmen-editör rezaleti var ki, Altın Kitapların ünlü en kötü çevirmeni Gülten Suveren, meğerse eli öpülesi bir insanmış. Çeviri, düzen bir rezalet. Her iki cümleden birisi hatalı, düşük, saçma. Çevirenin çevirme sırasında aldığı notlar unutulmuş ve aynen kalmış. (Örnek: Bu cümleyi sayfa altına alalım). Çeviri anadolu lisesi hazırlık seviyesinde. Komik. En komiği de, çevirenin ingilizce gibi türkçe bilgisi de yetersiz. İnanmıyorsanız, abarttığımı düşünüyorsanız herhangi bir kitapçıda kitabı elinize alıp 5 sayfa okuyun, dayanabilecekseniz satın alın. Çünkü okurken insanın ciddi anlamda sinirleri bozuluyor.
Herşeyi bir yana bırakın, binlerce kelime hatası var. İnsan yaptığı işe azıcık saygı duymaz mı? Bu çeviriyi editörün türkçe gramer kontrolü mekanizmasıyla bir gözden geçirmez mi? 1-2 saatini alırdı çevirmenin bunu yapmak.
Sonuç olarak kitabı herşeye rağmen öneriyorum, yayınevini, çevireni, editörü ayıplıyorum.
21.05.2007

Kitabın temel konusu klasik bir "memur zihniyetine karşı mücadele edip vizyoner davranarak THY nı nasıl kurtardım" teması. Dr. Cem Kozlu, 1988 yılının son aylarında Genel Müdür olarak göreve başladığı THY'nın kendi kurduğu temeller üzerinde nasıl yükselişe geçtiği ve bu sağlam temellerin üzerinde yükselişini nasıl sürdürdüğünü anlatıyor. Anlattıklarının doğru olduğunu ispatlayacak şekilde isimler, olaylar, tarihler ve kaynaklar kullanıyor.
Ben doğu kültüründeki adamcılığa kafadan karşj bir insanım. Yani söylenen bir sözün içeriğine bakarım, kimin söylediğine değil. O nedenle Sn.Özal hakkındaki olay anlatımlarını objektif olarak okuyabildim ve çok şeyi de takdir edebildim. Fakat yazarın bu olaylara objektif bakabildiğine emin değilim. Dünya görüşünü bir şekilde Sn.Özal ve onun siyasi görüşünün devamı üzerine oturtmuş. Bunu kimse eleştiremez, ne haddime. Fakat bu kitabın temeli siyaset ve propaganda olmadığına göre, kendi anlattığı olaylarda sıkça gördüğümüz "Sn.Özal ın gerekli altyapı araştırmasını yapmadan kafadan karar verme" zaafını neden eleştirmemiş anlayamadım. Oysa kendi anlatımı ile durum çok net. Ve karar verilen organizasyon THY. THY gerek büyüklüğü, gerek iş tanımı açısından öyle ani ve altyapısız kararların getireceği risklerin göze alınamayacağı bir organizasyon. Elbette yazarın memur zihniyeti benim bürokrasi hastalığı ve keyfiyetçilik olarak nitelediğim olgunun değişmesini sağlaması açısından anlattığı olaylarda Sn.Özal ı ve Sn. Kozlu yu takdir etmemek mümkün değil. Ama bazen öyle olaylar anlatılıyor ki insan şöyle bir açıklama bekliyor : Belki de çok hızlı karar verdik.
Her neyse, sonuçta özellikle yönetici pozisyonunda olan insanların mutlaka okuması gereken, çok başarılı bir yönetici tarafından yazılmış, realist, dürüst, öğretici bir eser. Hatta bir kaç yılda bir tekrar okunabilecek kadar başarılı.
Ayrıca uçaklara, havayollarına ve hava yolculuğuna ilgi duyanlar da bu kitapta yönetici gözüyle THY yi ve bir çok detayı görebilirler.
11.04.2007

IiMac i, elmayla armutu karşılaştırıp, Dan Brown ile John Grisham ı sürükleyicilik terazisine koyduğu için tebrik ediyorum. Zira yetenek ister. Arkadaşımıza şöyle öğretelim :
1. Grisham, 80 yıllardan bu yana yazdığı her romanı merakla beklenen ve her romanda hiçbirinde kendini tekrar etmeden yüksek standart sunabilen bir yazardır. 30 dan fazla birbirinden iyi romanı vardır. Dan Brown ise, henüz 4 romanı olup, sadece 1 i ile başarı elde edebilmiş, yolun çok başında bir yazardır.
2. Bir Grisham romanında karakter analizleri çok önemlidir ve kurgu, karakter analizi üzerine oturtulur. Bir Grisham romanı okurken, roman kahramanı ile özdeşleşebilir, onun hissettiklerini öncesi ve sonrası ile yaşayabilir ve bundan, romanın sürükleyiciliğinden çok daha fazla tat alırsınız. Dan Brown da ise karakter analizi, karakterlerin öncesi ve sonrası yoktur. Tüm roman, olay kurgusu üzerine yerleştirilmiştir. Film izler gibi okursunuz. Romanı filmden ayıran ögelerden yoksundur.
3. Bir Grisham romanı, aylar, hatta çoğu zaman yıllar boyu süren bir olay-olay zincirini konu alır. Dan Brown ise, sürükleyiciliği yüksek tutmak için olayları 3-5 gün içine sığdırır, hem de tüm romanlarında.
4. Dan Brown ve John Grisham tamamen farklı tarzların yazarıdır. Karşılaştırılamaz! Herşeyden önce kaliteleri ve okur kitleleri arasında çok önemli bir seviye farkı vardır iki yazarın. Dan Brown, Tommiks Teksas ve sonrasında Metal Fırtına okuyucularının yazarıdır. John Grisham ı Dan Brown ile karşılaştırmak ve sürükleyicilikten falan söz etmek için bu okurun bir kaç fırın ekmek yemesi ve daha da önemlisi yediğini hazmetmesi gerekir.
Gelelim bu romana !
Grisham ın geneli bir şehirde geçen ve hukuk ile direkt ilişkide olan romanlarından sonra biraz farklı bir çizgide kaleme aldığı, her Grisham okurunun mutlaka okuması gereken farklı tatlar sunan bir roman. Olayların önemli bölümü Avrupa'da geçiyor, herşeyden önce bu nedenle ilginç. Yazar, ilk bölümleri yine okuyucusunu kurgunun içine çekebilmek adına karakter analizlerine ayırmış. Olayların geçtiği şehir ve bölgeleri yine derinlemesine betimlemiş. Mutlaka okunmalı.