Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

umutseyhan75 Tarafından Yapılan Yorumlar

12.02.2007

Av, Crichton ın yakın geçmişte yazdığı romanlardan birisi. Tüm romanları gibi, evet, kesinlikle tüm romanları gibi bu da oldukça başarılı. Tarz yine bilimsel gerçeklikler üzerine kurulu bilim kurgu fakat bu romanda örneğin Uçuş 545 e göre daha fazla bilim kurgu ögesi var.
Michael Crichton, çok farklı konularda (dinozorlar, eski çağ tarihi, orta çağ tarihi, küresel ısınma, uçak üretimi, bilişim endüstrisi, erotizm vb.) yazan, her romanı yüksek bir sürükleyicilik ve kaliteyi garanti eden, gerçekten ender rastlanabilecek önemli best seller yazarlarından birisi (dikkat, önemli edebiyatçı demiyorum).
Crichton ı Crichton yapan, yani onu benzer konularda roman yazan diğer romancılardan ayıran fark şudur : o bir konuda yazmadan önce aylarca, bazen yıllarca o konuda araştırma ve inceleme yapar, okur, önde gelen bilim adamları, tarihçiler gibi uzmanlarla görüşür ve bu nedenle bilim kurgu bile yazsa, bunu bilimsel bir tabana oturtarak yazar. Gerçekçilik kurgu yapmamak değildir. Bir bilim kurgu romanı da gayet güzel bir gerçekçilik tabanına oturtulabilir. Çünkü gerçekçilik, bugün için gerçek olmasa dahi, bu günün gerçeklerinden yola çıkılarak kurgulanmış anlamına gelir.
Henüz Av ı okumamış iseniz, hemen okuyun.
12.02.2007

Michael Crichton, çok farklı konularda (dinozorlar, eski çağ tarihi, orta çağ tarihi, küresel ısınma, uçak üretimi, bilişim endüstrisi, erotizm vb.) yazan, her romanı yüksek bir sürükleyicilik ve kaliteyi garanti eden, gerçekten ender rastlanabilecek önemli best seller yazarlarından birisi (dikkat, önemli edebiyatçı demiyorum).
Crichton ı Crichton yapan, yani onu benzer konularda roman yazan diğer romancılardan ayıran fark şudur : o bir konuda yazmadan önce aylarca, bazen yıllarca o konuda araştırma ve inceleme yapar, okur, önde gelen bilim adamları, tarihçiler gibi uzmanlarla görüşür ve bu nedenle bilim kurgu bile yazsa, bunu bilimsel bir tabana oturtarak yazar. Gerçekçilik kurgu yapmamak değildir. Bir bilim kurgu romanı da gayet güzel bir gerçekçilik tabanına oturtulabilir. Çünkü gerçekçilik, bugün için gerçek olmasa dahi, bu günün gerçeklerinden yola çıkılarak kurgulanmış anlamına gelir.
13. Savaşçıyı da bütün Crichton romanları gibi gözü kapalı satın alabilirsiniz.
12.02.2007

Öncelikle Kitapyurdunu, yeni çıkan bir kitapta bile fiyat avantajı sunabildiği için kutlamak gerek.
Şimdi bu kitaptan yola çıkarak biraz Altın Kitaplar Yayınevinden bahsetmek istiyorum.
Thomas Harris bu kitabı yılında yayınlamış. Altın Kitaplar ise bildiğiniz gibi 9 Şubat 2007 de filmle aynı tarihte piyasaya süreceğini duyurdu. Yani aradan yıl geçmiş !
Bütün kitapseverler bilirler ki, önce kitap okunur, sonra film seyredilirse, filmden alınan tat (konusu bilindiği halde) çok daha fazla olur. Çünkü karakterlerin derin analizleri filmde verilemez, kitabı okuyan okuyucu ise bunları bilir ve filmden farklı bir tat alır.
Altın Kitaplar Yayınevi, yazarını izlemiyor! Ne zaman ki filmin duyurusu yapılıyor, o zaman kitabı alelacele çevirtip yayınlıyor. Bu okuyucuya saygısızlıktır.
Altın Kitaplar bunu ilk kez yapmıyor. Robert Ludlum diye dünyaca ünlü bir yazar var. Bu yazarın en ünlü eserleri ise Bourne üçlemesi : Bourne Identity, Bourne Supremacy, Bourne Ultimatum adlı 3 kitaplık bir seri. Yazar ölürken, serinin 4. kitabını yazmayı bir başka yazar arkadaşına miras bırakıyor ve o da yazıyor : Bourne Legacy. İlk 3 kitap 1980 li ve 90 lı yıllarda Altın Kitaplar tarafından farklı isimlerle yayınlanmış. Sonra tükenmiş. 2001 yılında Bourne Identity film olunca ve ses getirince, Altın Kitaplar ilk romanı tekrar yayınlıyor. Ama 2. ve 3. yü yayınlamıyor! 2004 de Bourne Supremacy film olunca bu kez Altın Kitaplar bu kitabı (2. yi yani) yayınlıyor. 3. yine yok ! 2006 da Ludlum un ölümünden sonra arkadaşı tarafından yazılan Bourne Legacy Avrupa ve ABD de ses getirince, Altın Kitaplar bunu da yayınlıyor. Fakat dikkat ! 3. kitap, hala yok! Bu da okuyucuya saygısızlıktır. 4 kitaplık bir serinin 1,2 ve 4. kitapları raflarda, 3. kitap en son 1990 da yayınlanmış! Bu yayınevi olmak adına yanlıştır! Bu kitapseverler için yanlıştır! Aynen Thomas Harris in bu kitabı için yapılan gibi ...
Şimdi soruyorum : Thomas Harris in Hannibal serisini okumak istiyorsunuz, ve tam da bugün bunun için en iyi fırsat, çünkü olayları akış sırasında aşağıdaki sırayla okuyabiliriz :
1. Hannibal ın Doğuşu
2. Kızıl Ejder
3. Kuzuların Sessizliği
4. Hannibal
Peki, soru şu : Kuzuların Sessizliği en son Altın Kitaplar tarafından ne zaman yayınlanmış? Yanıt : 1992 de! Peki Kuzuların Sessizliği ni piyasada bulabiliyor muyuz ? Yanıt : Hayır!
Ben bir yazartı Altın Kitaplar aldığı zaman üzülüyorum, eyvah diyorum, çünkü Altın Kitapların bir yazarı alması şu anlama geliyor :
1. Kitaplarını asla yayın sırası ile okuyamayacaksınız.
2. Çeviriler, %75 ihtimalle berbat olacak.
Bu nedenle biz Nelson Demille, Thomas Harris, Michael Connelly, Stephen King, Dean Koontz, Michael Crichton, Clive Cussler okurları çok ama çok şanssızız. Çünkü dünyaca ünlü ve en önemli best seller yazarlarımız Altın Kitapların tamamen satış politikasına endeksli yayıncılık anlayışına emanet.
09.02.2007

Cennetin Bir Kapı Ötesinde, daha önceki yorumlarımda da belirttiğim gibi, Koontz un ikinci dönem eserlerindendir. Koontz 8 yılı aşkın zamandır tarzını revize etmiş durumdadır. Stephen King ise bunu 15 yıldır denemekte, bazen eskiye dönüşler yaşamakla birlikte, genelde yeni tarzını korumaktadır.
Tam da bu nedenle, film izler gibi kitap okumayı seven, işin içine biraz felsefe, biraz drama, biraz psikoloji girdiğinde ve okuduklarınızı anlamak için düşünmeniz gerektiğinde sıkılan okurlar, bu yeni dönem Koontz eserlerini algılamakta doğal olarak zorlanacaklar, kimi zaman yarıda bırakacak, kimi zaman kitabın gereğinden uzun olduğunu düşüneceklerdir. Çünkü onları ilgilendiren, sadece aksiyon cümleleridir.
Olgunlaşma, tarz revize etme ile birlikte düşünülür ve çoğu yazarın, müzisyenin, hatta çoğu sanatçının yaşadığı dönemler bu şekilde isimlendirilir. Sanatçının sanat hayatının süresine ve yaşadığı süreçlere göre bir ya da birden fazla dönem izlenebilir.
Koontz, o kendisini çok satanlar listesine yazdıran klasik gerilim korku romanlarından onlarcasını üretmiştir. Her Koontz okuru, o ilk döneme ait romanları kolayca ikiye ayırabilir :
1. Gerçek bir Koontz romanı, Fanatikler, Onlar Yoktu, Kurbanlar vs.
2. Koontz un boş vakitlerinde alıştırma olsun diye ya da içinden gelmediği halde para kazanmak için yazdığı roman, Çatırtı, Göz vs.
Yazar, işte bu 2. gruba dahil edilebilecek olan romanlarının sıklaşıp, 1. gruba konabileceklerin artık seyrek çıkmaya başladığı bir ara dönem yaşamıştır. Bunu da her Koontz okuru bilir. 90 yılların 2. yarısında, artık Koontz u unutmaya başlamıştık hepimiz. Ve sonra, kendini tatmin edecek bambaşka bir tarzda, bambaşka bir Koontz çıkar karşımıza. Sinemaseverler için sıkıcı, edebiyat severler için ise harikulade bir değişim olmuştur bu. Daha önce de söylediğim gibi, bu tarz değişimler, özellikle korku, gerilim, macera, polisiye gibi daha az edebiyat ve yazarlık becerisi içerdiği kabul görmüş tarzlarda yazan yazarların mutlaka yaşadıkları, bir kendini ortaya dökme çabasının sonucudur. Kimi zaman yazar biter, kimi zaman ise işte Koontz örneğinde olduğu gibi yepyeni ve çok daha iyi eserler üretmeye başlar.
Son olarak müzik dünyasından bir örnek:Metalica. Popülerliklerinin tavana vurduğu bir dönemde tarz değişikliğine gidip, bunda da başarısız olup kaybolan bir müzik grubu. Ama her ne olursa olsun, sanatçının değişme ve gelişme çabasına sonucuna bakmadan saygı duymak gerekir önce. Koontz gibi sinemasever okurlarını kaybetmek pahasına kendini değiştirenlere ise ekstra saygı duyulur tabii.
09.02.2007

Buzlar Arasında da Koontz, kendisi için yepyeni bir tarz deniyor. Koontz romanları temelde 3 e ayrılabilir :
1. Gerçeküstülükle kurgulanmış korku, gerilim
2. Gerçeklikte kurgulanmış korku, gerilim
3. Gerçeklik ve gerçeküstülükten bağımsız, olaylardan çok psikolojik ögelerle kurgulanmış gerilim
Yazarın ilk dönem eserleri, yukarıda 1. ve 2. gruba dağıtılabilirken, son 7-8 yılda ise sadece 3. gruba dahil olabilecek romanlar yazmaya başlamıştır.
Buzların Arasında ise, bu 3 grubun hiçbirine girmeyen, şahsına münhasır, bütün Koontz hayranları için çok ilginç ve farklı bir romandır.
Glenn Meade i hatırlatan tarzda kurgulanmış, önce macera, sonra gerilim romanıdır Buzlar Arasında.
Koontz un bütün romanlarını gözüm kapalı önerebilirim. Ama Buzlar Arasında, Koontzseverler için mutlaka okunması gereken bir romandır.