Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
umutseyhan75 Tarafından Yapılan Yorumlar
Stephen King in, Kara Kule serisine başlamakla girdiği 2. dönem romanlarından birisi Rüya Avcısı. Rüya Avcısını farklı yapan, aslında 2. dönem romanlarını farklı yapan, betimlemelerde, psikolojik ögelerde ve gerçeküstülükte yazarın daha derine inmesi. Rüya Avcısı ise, uzaylılar üstüne kurulu teması ile belki de gerçeküstülüğün uç örneklerinden birisi.
Bu romanın uzaylılarla ilgili olduğunu duyup da, okumaya başlarken, herhangi bir bilim kurgu romanı beklemek büyük hata olur. King, uzaylılar temasından felsefi, insani, psikolojik çıkarımlar yaparak olay örgüsünü oluşturmuş.
Betimlemeler çok güçlü. Olaylar, yazarın memleketi Maine in yüksek kesimlerinde geçiyor. Karlı dağların betimlemeleri de romana tat katıyor.
Cussler romanları, önce yıllar, bazen yüzyıllar önce yaşanmış bir olayın aktarımı ile başlar. Sonra günümüze döner. Günümüzde başlayan roman, klasik olarak her zaman hızlı başlar. Sonra birden tempo düşer. Düşük tempodaki bu ikinci bölümde yazar her romanında usanmadan NUMA karakterlerini tanıtır okuruna. Sonra macera tekrar bu sefer yavaş yavaş hızlanarak sürer. En yüksek tempoda ise sona erer. Sayfalarca bir çok bilinmeyenle süren roman öyle bir tempoay ulaşır ki, son 10 sayfada herşey çözülür ve biter.
Yılan, yazarın tüm NUMA romanlarının aksine, bu sıralamaya uymuyor. İnanılmaz düşük bir tempoda başlayıp bir 50 sayfa kadar bu düşük temposu ile devam ediyor. Bu bölümden sonra ise bir anda yazarın en sürükleyici ve en başarılı NUMA romanlarından biri haline dönüşüyor. Cussler severler için gerçekten ilginç bir deneyim. Her Cussler romanı gibi şiddetle tavsiye ederim.
Orijinal adıyla Sahara, Türkçe adıyla Sahrada ayak Sesleri (yayınevleri hangi hakla, hangi uzmanlıkla, neye güvenerek, neden kitapların orijinal isimlerini değiştirirler, bu ne iştir anlamadım gitti), Cussler ın bir diğer kalburüstü NUMA romanıdır. Amerikan iç savaşında başlar, günümüze dönerek harika bir maceraya dönüşür. Cussler ın Titanik ini 80 yıllarda film olarak izlemiştim. Bu romanın filmi ise çok yeni ve izlediğim ikinci Cussler temelli film. Hiç de fena değil üstelik.
Bence önce roman okunmalı, henüz tadı damakta iken de film izlenmeli. Erkek okurlar, bu filmi bir de Penelope Cruz için izlemeliler üstelik.
Buzdağı, Cussler ın sürükleyicilikte zirveye ulaştığı romanlardan birisi. NUMA kahramanları ile birlikte soluksuz okunarak yaşanacak bir macera. Cussler ı hiç okumamış olanlar için şiddetle önerebileceğim bir tanışma romanı. Cussler severlere birşey söylemeye gerek yok. Zaten onlar bu harika romanı kesinlikle kaçırmamışlardır eminim.
Cussler ın bugünlerde ikincisi (Kutsal Taş) yayınlanan, NUMA içermeyen iki romanından ilki. Oregon isimli bilim kurgu ürünü ve temelsiz özelliklere sahip bir gemi ve o geminin kahraman mürettebatının maceraları.
NUMA romanlarının aksine gemiye bağımlı kalındığı için serüven çoğu zaman zoraki virajlarla yönlendiriliyor. Bilim Kurgunun zemini sağlam kurulmamış, bir çok şey havada kalıyor. Sonuçta her Cussler hayranı bence şu soruyu soruyor : Neden Cussler ? Neden NUMA yazmadın ?
Ama sonuçta bu da bir Clive Cussler romanı. Üstelik, yazarın servetinin büyümesine paralel olarak deniz araştırmalarına ayırdığı zamanın artması sonucu seyrek roman yazdığı bu dönemde her Clive Cussler romanı gibi okunmalı.