Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

umutseyhan75 Tarafından Yapılan Yorumlar

25.11.2006

Stephen Kingin ilk dönem eserlerinin son örneklerinden birisidir. Eski King okuyucuları bu romanı çok severler. Kara Kule ile King okumaya başlamış olanlar için ise farklı ve bence daha güzel bir deneyimdir Falcı. Tek kusuru, kısa olmasıdır bence. Daha derin betimlemeler ve olayların biraz daha yavaşlatılması ile aynı kurgudan daha uzun bir roman çıkabilirdi. Ama mutlaka King in de bir bildiği vardır.
25.11.2006

Kitapyurdunu, bilgilerle gerekçelendirerek yazdığım bu yorumu yayınlamaya davet ediyorum!
Metal Fırtına serisi, biraz macera romanı okumuş eli az buçuk kalem tutan herkesin yazabileceği romanlardan oluşur. Bunların tek özelliği, ABD nin Türkiye ye saldırması gibi paranoya yaratan ve ses getiren bir konudan yola çıkmış olmalarıdır. İşim kötüsü, bir Aysu nun, bir Ümid in elinde bizleri mest edecek romanlara dönüşebilecek bir konu, yazarlıkla uzak yakın ilişkisi olmayan birileri tarafından kullanılmış ve bitirilmiştir.
Şimdi bunlar benim yorumlarım. Hiç kimsenin yorum yaparak birilerini karalamaya hakkı yoktur. O nedenle gerekçelerini vermek zorundayım bu yorumların, işte ilk aklıma gelen sadece bir kaç gerekçe (okuyan herkes daha bir çok yanlış sayabilecektir) :
1. Tasvirler çok yetersiz, hatta zavallı düzeydedir.
2. Yazan şahıslar, silahlar konusunda internetten edindikleri bilgileri kullanırken, kendi ülkelerinin başkenti hakkında hiç araştırma yapmadan yazmışlardır romanı. İşte örnek : Dünyanın hiçbir ülkesinde Genelkurmayı gören bir ev yoktur, olamaz! Ama arkadaşlar, genelkurmayın karşı sokağındaki evlerin pencerelerinden genelkurmayı izleyen insanlar betimlermişlerdir.
3. Macera, gerilim, korku gibi romanlar, temelde ikiye ayrılırlar : 1. Gerçeğe uygun kurgu 2. Gerçek dışı kurgu. Bu arkadaşlar, gerçeğe uygun bir kurgu ile götürdükleri romanlarında, yerli yersiz, alakasız gerçek dışı ögeler kullanırlar, örneğine hiçbir önemli yazarın hiçbir eserinde rastlayamazsınız. Örnek : 1. kitapta pilot birden Türklüğünü hatırlar ve geri dönüp uçağı gemisine çakar.
Sonuç olarak elde kalan, gündemdeki konularla, isimlerle ve fiillerle süslenmiş romanlar. Nasıl olsa kitap okumayan bir toplumuz, bir şekilde kaptırıyoruz diye düşünerek bu seriyi devam ettirecekler bence. Ama bunları roman ve yazanları yazar diye nitelendiriyoruz ya, asıl hata da bu.
Kitapyurdunu, bilgilerle gerekçelendirerek yazdığım bu yorumu yayınlamaya davet ediyorum!
24.11.2006

Nazilerin mirası, günümüz Avrupasında hortluyor bu romanda. Batı Avrupada bir kaç ülkeden geçen, gerilimli, sürükleyici ve zaman zaman da geçmişe, yakın tarihe göndermeler yapan güzel bir roman. Robert Ludlum misali, Nazilerin hortlaması paranoyasını işliyor. Ama konu tamamen kendine özgü, kurgudaki başarı zaten bir Glenn Meade klasiği.
24.11.2006

Glenn Meade, asla kendini tekrar etmeyen, her romanında çok farklı bir konu üzerine siyasi-polisiye-gerilim üreten bir yazar. 8. gün ise, 11 Eylül saldırılarından daha önce yazılan, ABD topraklarına terörist saldırı başlığı altında sınıflandırılabilecek bir roman. Olaylar Washington ve çevresinde geçiyor. Aksiyon sürekli ve tempolu. Kitabın kalınlığına aldanmayın, okuma süreniz oldukça kısa olacak. Çünkü sürükleyicilik ilk sayfadan başlıyor ve son sayfaya kadar devam ediyor. Olayın Türkiye de başlaması sizi umutlandırmasın, Türkiye ye bir daha geri dönüş yok.
24.11.2006

Bourne Üçlemesi 3 kitaptan oluşur :
1. Bourne Identity
2. Bourne Supremacy
3. Bourne Ultimatum
Bunlardan ilk ikisi filme çekilmiştir. Bu kitabın (Bourne Identity) filmi oldukça başarılıdır. Genelde kitaba sadık kalınmıştır. Kitaba sadık kalınmayan film Bourne Supremacydir, ama o da başarılı bir filmdir.
Film ve kitaplarla ilgili bilmeniz gerekenler :
1. Film eşit değildir kitap, elma eşit değildir armut
2. Film önce izlenmez, önce kitap okunur, karakterler doğal olarak kitapta daha iyi tanınır, sonra film izlenir
3. Filmde romanın başarısı aranmaz, ikisi farklı şeylerdir, roman karakter tahlillerini verebilir ama film veremez, buna olanak da yoktur zaten
4. Filmde kitaba göre aranabilecek tek şey, konuya sadakattir. Identity bu konuda başarılı, Supremacy de ise bazı kaçaklar var, bence de olmamalı. Ama film yine de başarılı.
Robert Ludlum u, bu sayfaya yorum yazanlar da dahil çoğu Türk okuyucusu sadece Bourne serisi ile bilir. Oysa çok başarılı, Bourne lardan daha başarılı bir çok kitabı vardır. Herhangi bir Ludlum kitabını gözünüz kapalı satın alabilirsiniz, kötüsüne rastlamadım.
Son olarak okumamış olanlara önerim, Bourne Ultimatum u şu anda bulmak biraz zor da olsa arayıp bulup, bu üç romanı sırası ile okumalarıdır. Gerçekten başarılı bir seridir. Her üçleme, beşlemenin ilki gibi bunun da ilkinin en başarılı olduğu düşünülür, oysa zaten kural budur, ilk her zaman ilktir. Bu üçlemeyi okuduktan sonra ise, Ludlum un en yakın arkadaşı olan bir diğer yazar (Eric Van Lustbader) tarafından yazılmış olan Bourne un Mirası da mutlaka okunmalıdır. Yazar, Ludlum karakterlerini yaşatmak gibi, Ludlum tarzını korumayı da başarmış. Üstelik bunu Ludlum un vasiyeti gereği yapmış. 4 kitap ve ilk ikisi için 2 filmden oluşan Bourne efsanesini kaçırmamanızı öneririm.