Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

umutseyhan75 Tarafından Yapılan Yorumlar

24.11.2006

Bu kitabı kitapevi raflarında ilk gördüğümde direkt olarak taklit gözüyle bakmıştım. Oysa durum hiç de böyle değilmiş. Yazar, zaten Ludlumun arkadaşı ve onun vasiyeti üzerine bu kitabı yazmış. Kitap, Ludlum tarzında, yani ona alternatif olarak sunulması gibi bir ukalalık yapılmamış. Fakat Türk okuyucuların bir sorunu var, o da şu : Bourne Identity ve Bourne Supremacy, filmleri ile birlikte aynı isimlerle Türkçe de yayınlandı (hatta daha önce başka isimlerle yayınlanmış olup film ile aynı isimde tekrar yayınlanmış olmaları bile mümkün). Fakat, arada BOURNE ULTIMATUM un filmi olmadığı için kitap tekrar da yayınlanmadı! Olaylar Bourne Identity ile başlıyor, önce Bourne Supremacy ile ve ardından Bourne Ultimatum ile devam ediyor ve son olarak bu kitap var. Ama çoğu okuyucu arada Bourne Ultimatum u okumamış oluyor ! Bu da bir yayınevi azizliği olarak biz okuyucuları üzüyor. Allahtan Altın Kitaplardan 1990 yılında yayınlanmış olan Bourne Ultimatum bende vardı. Aksi takdirde şu anda herhangi bir yayınevi, internet sitesi veya kitapevinde bulmak zor. Bunu okumadan önce Bourne Ultimatum bulup okumanızı ve ardından da bu romanı, Ludlum yazmadığı için olumsuz önyargıya kapılmadan, okumanızı öneriyorum. güzel yazılmış çünkü.
20.11.2006

Jurassic Park, yorumlanırken, okuyucuların içine düştüğü bir hatanın da artık açığa çıkarılması için harika bir fırsat veriyor : Film ile romanı asla karşılaştırma, ikisi birbirinden farklı şeylerdir, bu nedenle film ve roman vardır, aynı şey olsalardı birisi olmazdı, romanda karakter analizleri daha derindir, okuyucu izleyiciden daha iyi kavrar. Bu nedenle de önce kitabın okunması, sonra filmin izlenmesi önerilir. Kitap yorumunda kitabı filmle karşılaştırmak, gerçekten komik olur, yapmayın. Bu yorumlarda rastladığım bir diğer komik hata ise, yazarın okuyucuyu bilimsel gerçeklerle inandırmaya çalıştığı şeklinde iddia. Yani buna ne denir bilmiyorum. Arkadaşlar, bilim kurgu budur. Bilimsel temellere, gerçeklere dayanmadan bilim kurgu yapılmaz, sadece kurgu yapılır ve o zaman da Metal Fırtına gibi komik ve saçmasapan eserler peydah olur. Clive Cussler dan Michael Crichton a, Dean Koontzdan Stephen King e bir çok yazar, gerilimi, korkuyu ya da macerayı kurgularken, gerçeküstülüğü gerçeklerin üzerine bina eder, aksi takdirde gerçeküstülük havada kalır ve düşer, sonuç hüsran olur. Michael Crichton, her romanı için araştırma yapan ve bu araştırmaların sonucu olan gerçekliklerin üzerine gerçeküstünü kurgulayan bir yazardır ki dünyaca ünlü yazarları dünyaca ünlü yapan da zaten budur. Bu yüzden Metal Fırtına asla hiçbir dile çevrilmeyecektir, yazarlarını 10 sene sonra kimse hatırlamayacaktır. Oysa konusuna bakarsanız, ne kadar da çekici ve orijinaldir, öyle değil mi? Her neyse. Gelelim Jurassic Park a. JP, gerçekten çoğu insanı yakalayacak ve sürükleyecek bir konu üzerine kurulu : Dinazorlar. Ve bu konu, bilimsel gerçeklerle beslenerek harika bir kurgu oluşturularak bir roman yazılmış. Bu romanda, karakter analizleri ve betimlemelere de oldukça önem verilmiş. Sürükleyiciliğinin yanında, etkileyici bir niteliği var Jurassic Park ın. Bu romanı okuduktan sonra filmi tekrar izlediğinizde, en azından 2 kat tat alacaksınız. Bu garanti. Filmi izlemiş olmanın avantajı ise, kitabı okurken betimlenen çevrenin ve karakterlerin gözde canlandırılabilmesi. Bu da okuyucuya ayrı bir zevk verecektir kuşkusuz.
20.11.2006

Bir Crichton hayranı olarak, onun özellikle eskiden yayınlanmış eserlerine ulaşmakta zorlanıyorum. Uçuş 505 de bunlardan birisi idi. Hiçbir kitapevi ve internet sitesinde bulamadım Bir gün bir hipermarketin promosyon kitapları üstüste karman çorman yığdığı bir sepetin içinde komik bir fiyata bulup satınaldım. Bu yazarın en büyük özelliği, her romanı için bilimsel araştırma yapması ve romanlarında bilim kurgu ögeleri kullansa dahi, bilimsel gerçekliklerle onları destekleyerek itiraz edilemez bir örgü oluşturmasıdır. Uçuş 505, adı üzerinde uçak endüstrisi üzerine yazılmış, yazılmadan önce gerekli bilgilerin edilnilmesi için gerçekten ciddi çalışmalar yapılmış (okursanız ne de demek istediğimi anlarsınız) bir roman. Çok orijinal bir kurgu üzerinde süper bir gerilim yaratılmış ve kitap boyunca sürüyor. Özellikle dev uçaklara da ilginiz varsa kitaptan alacağınız zevk de katlanacaktır. Her romanında bambaşka bir alana yelken açan yazardan, yine bambaşka bir roman ve kesinlikle okunmalı.
20.11.2006

Beyaz Köpekbalığı, Jaws yazarının, Jaws dan ve dolayısıyla ünlü olduktan sonra yazdığı bir sürü birbirini tekrar eden romanından bir noktada farklılaşır : olaya bilim kurgu karışmıştır. Bilim kurgu kıvamı, romana gerilimden çok korku ögeleri katıyor. Yazarın gerçekten kendini tekrar etmekten farklı bir şey denemeye karar verdiği, Jaws tan farklılaşan romanıdır Beyaz Köpekbalığı.
20.11.2006

Çok ünlü olan filmi sayesinde, hala Stephen King denince akla Hayvan Mezarlığı gelir. Aslında bunda haksız da sayılmayız. Çünkü Hayvan Mezarlığı, King in 1. dönem eserleri arasında bence zirveye ulaştığı noktadır. Gerçeküstü olaylara dayanan korku romanlarında en büyük sorun, yazarın gerçek üstülükle gerçeği birbiri ile bağdaştıramamasıdır. Bu nedenle kurgu kopar ve okuyucu romanı saçma olarak niteler. Bir mezarlık düşünün, ölü yatan canlı kalkıyor. Bundan saçma ne olabilir. Ama bu romanı okuyan hiç kimse arka kapağı ne saçma bir romandı diye kapatmaz. İşte Stephen King in, Dean Koontz un farkı budur. Gerçek üstü olguları, gerçek hayata ait olanlarla o kadar homojen bir şekilde harmanlarlar ki, hikaye kusursuz olur.
Hayvan Mezarlığı, kusursuz kurgusu, eşsiz sürükleyiciliği ve dayanılmaz korku ögelerinin yanısıra, bence bir nedenden ötürü daha bu kadar başarılı olmuştur : her okuyucunun okuduğu her sayfada acaba ben olsam napardım diye düşünmesi. Konunun orjinalliği harika bir yazar tarafından kaleme alınınca işte ortaya böyle başarılı bir roman çıkıyor sonuçta. Hayvan Mezarlığını hala okumamış olanlar, ne duruyorsunuz. Hemen aramaya başlayın romanı. Umarım bulursunuz. Gelelim filmine. Filmi beğenmediğini söyleyen okurlar, acaba hangi filmin romanın verdiklerini verdiğini görebilmişler merak ediyorum. Film ile romanı karşılaştırmak, elma ile armutu karşılaştırmakla aynı şeydir. Zaten roman filmin ya da film romanın yerini alabilecek olsaydı, birisi olmazdı. Filmler, roman okumaktan farklı bir haz için yapılırlar. Sinema, romandan farklı bir sanat dalıdır. Hayvan Mezarlığının filmi de gerçekten başarılı bir uyarlamadır. Ama filmi kitaptan önce okumak büyük bir hatadır. Bütün yapımlar için önce roman, sonra film önerilir. Tersini ilk defa bu yorumlarda gördüm. Siz gelin beni dinleyin, önce romanı okuyun, sonra filmi izleyin.