Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

okurtuğba Tarafından Yapılan Yorumlar

15.01.2026

️ Bir Uçurtmanın Ardından Kalan Umut

Uçurtmayı Vurmasınlar’ı okurken içimde derin bir hüzünle birlikte yumuşacık bir umut oluştu. Barış’ın dünyaya bakışı, bana masumiyetin en sert duvarlar arasında bile kaybolmadığını gösterdi. Onun küçük hayalleri, uçurtmaya tutunan kalbi ve saf sevgisi beni çok etkiledi. Bu kitabı okurken bir çocuğun özgürlüğe ne kadar yakın ama aynı zamanda ne kadar uzak olabileceğini hissettim.

Ben bu kitabı sadece bir cezaevi hikâyesi olarak görmedim. Daha çok, insanın içindeki iyiliğin ve merhametin her koşulda var olabileceğini anlatan güçlü bir metin olarak okudum. Barış ile İnci arasındaki bağ, bana sevginin ve güvenin ne kadar iyileştirici olduğunu hatırlattı. Kitabı bitirdiğimde içim burkuldu ama kalbimde derin bir iz kaldı. Bence bu kitap, insanın vicdanına sessizce dokunan çok özel bir eser.
15.01.2026

İnsanın Kendinden Kaçamadığı Bir Gece

Yeşil Peri Gecesini okurken şunu hissettim:Bu kitap okuru rahatlatmak için yazılmamış.Ayfer Tunç, insanın karanlık yanlarını saklamıyor,süslemiyor.Okurken sık sık durup kendime sordum: “Ben olsaydım, gerçekten daha farklı mı olurdum?”
Roman,karakterlerin iç dünyasındaki sessiz çatışmaları anlatıyor. Söylenmeyenler,ertelenen yüzleşmeler ve bastırılan duygular metnin merkezinde.Her şey olduğu gibi duruyor ve tam da bu yüzden sarsıcı.

Merkezdeki karakterle bağ kurmak kolay değil.Ama onu zorlayan da bu.Yargılamakla anlamaya çalışmak arasında gidip geldim.Kitap bana şunu düşündürdü:İnsan, kendinden kaçtığını sandığı yerde aslında kendisiyle yüzleşiyor.

Kolay bir okuma olmadı. Yer yer ağırdı ama bittiğinde bıraktığı etki uzun süre geçmedi. Çünkü bazı kitaplar iyi hissettirmek için değil, insanı kendisiyle baş başa bırakmak için yazılır. Psikolojik derinliği olan, karakter odaklı romanları sevenler için Yeşil Peri Gecesi kesinlikle okunmalı.
13.01.2026

Atmosfer var, derinlik yok

Malma İstasyonu bende güçlü bir etki bırakmadı. Bir atmosfer kurulmaya çalışıldığını hissettim ama hikâye ilerledikçe tempo düştü ve anlatı beni tam olarak içine alamadı. Karakterlerle beklediğim bağı kurmakta zorlandım; duygular yer yer mesafeli kaldı. Şiirsel bir dil denemesi var ama bu kapalı anlatım okuma sürecini zorlaştırıyor. Bitirdiğimde aklımda kalan belirgin bir sahne olmadı; daha çok potansiyeli olan ama tamamlanmamış bir hikâye hissiyle kapattım.
13.01.2026

Bir Ailenin Suskun Hafızası

Annemin Uyurgezer Geceleri’ni okurken bir hikâyeden çok, bastırılmış duyguların içinde yürüyormuşum gibi hissettim. Ayfer Tunç bu romanda, anne figürü etrafında biriken suskunlukları, söylenemeyenleri ve geçmişten bugüne taşınan kırgınlıkları anlatıyor. Karakterler yüksek sesle konuşmuyor; daha çok içlerinde taşıdıklarıyla var oluyorlar. Anne hem güçlü hem yorgun, hem yakın hem uzak… Çocuklar ise anlamaya çalışan, kırgın ama hâlâ bağ kurmaya çalışan hâlleriyle kalıyor. Tanıdık, yer yer rahatsız edici ama çok gerçek. Bittiğinde cevaplardan çok, insanın içini kurcalayan sorular bırakıyor.
13.01.2026

Okurken Sessizleştiğim Bir Roman

Geri Verilen Kız’ı okurken sanki bir hikâye değil de birinin iç sesini dinliyormuşum gibi hissettim. Büyük olaylar anlatılmıyor ama satır aralarında insanın içine dokunan çok şey var. Arminuta’nın iki aile arasında kalmışlığı, sevilmeyi bekleyişi ve sessizce güçlü kalma çabası bana çok gerçek geldi. Özellikle Adriana ile olan bağı; sert, kırılgan ama bir o kadar da sahici… Kitap bittiğinde içimde hafif bir hüzün ama aynı zamanda derin bir yakınlık kaldı. Duygusu olan, sakin ve gerçek hikâyeleri sevenlerin seve seve okuyacağını düşündüğüm bir roman.