Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

Razger Mustafa Tarafından Yapılan Yorumlar

28.03.2025

Kitap; Osmanlı'ya ait Minger Adası'nda yaşanan veba salgınını anlatıyor. Veba salgınını sonlandırmak üzere V. Murad'ın kızı Pakize Sultan, eşi doktor Nuri ve doktor Bonkowski Paşa'nın Minger'e gelmesiyle -normalde Çin'e gideceklerdi- hikaye başlıyor. Veba salgınıyla mücadele edilirken bir yandan da Minger'de siyasi rekabetler yaşanmaktadır. Kolağası Kamil Bey, daha sonra adanın yönetimini ele geçirecek ve bağımsız Minger Devleti'nin kurucusu olacaktır. Burada parantez açmak istediğim bir konu var: Kolağası Kamil Bey'in Atatürk olduğu söylenmektedir. Kitaba başlamadan önce bu duruma çok inanmasam da kitabı okurken hem Kamil Bey'in fiziki görünüşü, hem aile yapısı, hem de uygulamaya çalıştığı politikalarla Atatürk'le büyük bir benzerlik hatta benzerliğin ötesinde bir şey var. Kitap 537 sayfa ve okurken sıkılmıyorsunuz. Orhan Pamuk yaklaşık 5 senelik süre sonucunda kaleme aldığı romanda okuyucuya büyük bir haz veriyor.
28.03.2025

Japon Edebiyatından okuduğum ilk roman olan Yaban Kazı'nı, maalesef ki çok beğenmedim.

İlk olarak; kitabın olay örgüsü bana çok sıradan geldi, çarpıcı betimlemeler yoktu ve kitabın sonu ise bayağı bir şekilde sona erdi.

İkinci olarak; Japonya'ya ve Japon kültürüne hakim olmadığımız için, kitapta yer alan ifadelere yabancı olmamız, kitabın okuma hızını düşürüyor.

Modern Japon Edebiyatının ilk eserlerinden olduğu için belki de eser biraz ham geldi. Yine de Japon Edebiyatından hemen vazgeçmeyeceğim. Yine İthaki Yayınları tarafından yayımlanan "Ardından" eserini okumayı düşünüyorum ilerleyen süreçte. Umarım o kitap, beklediğim gibi çıkar
28.03.2025

Kitap toplamda üç bölümden oluşuyor. İlk bölümde, Rus-Japon Harbi'nin çıkış sebepleri ve savaşın seyri; ikinci bölümde, II. Abdülhamid ve Osmanlı aydınlarının, Rus-Japon Savaşı'na bakışları; üçüncü bölümde ise Osmanlı basınının, Rus-Japon Harbi ile ilgili yayımları yer alıyor. Kitapta savaş öncesi ve savaş sırasındaki duruma çok değinilmemiş; genellikle savaşla ilgili Osmanlı arşivinde yer alan belgelerde, savaş hakkındaki yorumlara yer verilmiş. Aladağ, her ne kadar bazı yerlerde önemli tespitler ileri sürse de; II. Abdülhamid, Jön Türkler ve II. Meşrutiyet meselelerinde biraz yanlı ve yanlış yorumlarda bulunmuştur. Akademik eserlerde, olabildiğince objektif olmaya çalışılmalı ve eleştiri yapılacaksa da bunun akademik bir üslupla yapılması gerekmektedir. Uzak Doğu tarihi, 20. yüzyıl başlarındaki siyasi yapı ve Rus Çarlığının son dönemini daha iyi anlamak açısından eser okunabilir.
28.03.2025

Birinci Dünya Savaşı’nda Karadeniz olaylarına bambaşka bir perspektiften bakıyor. 8 bölümden oluşan kitap Ağustos 1914 - Ekim 1914 arasındaki sürece odaklanıyor. Rusya'nın İstanbul'a yapmak istediği saldırı planlarını, Dünya Savaşı öncesinde Osmanlı Donanmasının durumu, Avusturya-Macaristan Donanmasının 1914 Ağustos'unda gerçekleştirmediği Karadeniz Seferi ve Osmanlı Donanmasının Odesaa, Sivastopol limanları bombalanması kitabın başlıca konularından. Avusturya-Macaristan'ın, daha önce Karadeniz'e açılarak Rus donanmasına bir saldırı planı gerçekleştirmesini herhangi bir kaynakta okumadığım için, bu kaynağı Birinci Dünya Savaşı ile ilgilenenlere şiddetle tavsiye ediyorum.
28.03.2025

Ahmet Emin Yalman, doğum yılı olan 1888 yılından I. Dünya Savaşı'nın bitimi olan 1918 senesine kadarki anılarını okudum. Ahmet Emin Yalman, gazeteci olarak başladığı meslek hayatına çeşitli devlet kademelerinde çalışmış daha sonra ise eğitim için Amerika'ya giderek Columbia Üniversitesine kaydolmuştur. Columbia Üniversitesinde Sosyoloji alanında doktora yaptıktan sonra Türkiye'ye dönmüş ve savaş yıllarında (1914-1917) harp muhabirliği yapmıştır. Harp muhabirliği yaparken Batı Cephesini ve Galiçya Cephesini ziyaret etmiş ve bu iki cephede savaşa yakından tanıklık etmiştir.
Hatıratlar, dönemi daha iyi kavramamızı ve kıyıda köşede kalmış olayları görmemizi sağlıyor. Yalman, istibdat dönemini ve II. Meşrutiyet dönemini yakından tanımış, ABD'den Türkiye'ye dönerken Goeben ve Breslau'nun İtilaf kuvvetleri donanması tarafından takibine şahit olmuş, harp yıllarında cephe ve cephe gerisindeki olayları başarılı bir şekilde kaleme almıştır.