Toplam yorum: 3.285.128
Bu ayki yorum: 6.654

E-Dergi

hayal ve gercek Tarafından Yapılan Yorumlar

15.05.2025

ilkokul seviyesi icin hem öğretici hem eglenceli nir kitap. çocukları tabletten uzal tutmak ve kitaplari sevdirmek adına tavsiye ederim
15.05.2025

"Burası dünya ya hu
Burası bu kadar işte!"
Hayatları bir şekilde birine dokunan bir sürü insanın "Dünya bu kadarcık işte" dedirten hikayeleri... Her karakter, her bir hayat hikayesi birbirinden bağımsız gibi görünse de bir şekilde kelebek etkisiyle birbirini etkilemeyi ve birbiriyle bağlanmayı başarmış. Hepsinin ortak noktasıysa Gölcük Depremi. Kitap okurken sevdiği bir karakterle bağ kurmayı sevenler için yorucu ve tatmin edici olmayabilir ama akıcı samimi anlatımıyla herkesin kendi küçük hikayelerini, hayattaki değişimlerini, savruluşlarını okumayı ben çok sevdim. Yazar müthiş bir öykü ustası kalemine yüreğine sağlık Mahir Ünsal Eriş
15.05.2025

"Susmak suça ortak olmak demektir."
Kısacık bir kitabın bu kadar etkisi olabilir mi...oluyormuş demek. Emile Zola'nın adaletsizlik karşısında duruşuna hayran olmamak elde değil.
1898 yılında yazar Emile Zola bir iftira yüzünden mahkemeye çıkar. “Suçluyorum” isimli açıklaması L’Aurore gazetesinde manşetten yayımlanmıştır. Yüzbaşı Dreyfus’un haksız yere casuslukla suçlanıp ceza almasının sebebinin Fransız ordusundaki yüksek rütbeli subayların kışkırtmaları olduğunu açıkça dile getirmiştir. On dokuzuncu yüzyılın son yıllarında, Dreyfus’u savunanlar ve suçlayanlar antisemitizm bağlamında birbirlerine en ağır saldırıları yapmaktaydı. Bu kitapçık olan bitenleri büyük yazarın eşinin gözünden anlatıyor. Alexandrine’in kocasına olan sevgisi ve hayranlığını dile getirirken, bir yandan da Zola’nın bu dramatik günlerde ne kadar sağduyulu ve soğukkanlı olduğunu ortaya koyuyor.
15.05.2025

Üç kadının bakış açısından Güney Kore tarihinin en karanlık zamanlarını okuyacağız. Faili meçhullerin ve sivil katliamlarının damga vurduğu zamanları. Arka kapak da böyle bir tanıtım yapılıyor kitap için. Tam da bunları okuyoruz 2024 nobel ödülü almış kitabımızda ama nasıl bir okuma. Bu kadar insanın içini acıtan olayları, bu kadar okuyanı yorarak anlatmayı nasil başardın be Han Kang
Yani öyle bir okuma ki tarihlere dikkat etmezsek nerde hangi olayı anlatıyor hepsi birbirine karışıyor. Mecburen kalkıp kendin araştırma yapmak zorunda kalıyorsun Jeju katliamı, Bodo katliamı, Goyang Mağara katliamı, kore savaşı... vb. Evet anlatılanlar Kore nin karlı soğuk havasının kasvetiyle birleşince daha da üzücü hale geliyor ama oradan oraya simdi neyi hangi zamanı kimi anlatıyor derken olaya odaklanamıyorsun. Kitapta en etkilendiğim iki dostun arasındaki kopmayan bağ oldu onun haricinde çok etkilendigimi ve sevdiğimi söyleyemeyeceğim
14.02.2025

Türkçe'nin söz ustası Yavuz Bülent Bâkiler, Osmanlı bakiyesi topraklarda tarihin izini sürüyor. Kâh Kosova'da, Sultan Murad Hüdavendigar'ın kabri başında kâh Üsküp'te, tarih kokan surların dibinde bir milletin mirasını arıyor...