Toplam yorum: 3.285.218
Bu ayki yorum: 6.744

E-Dergi

hayal ve gercek Tarafından Yapılan Yorumlar

14.02.2025

Harun, haydi eve gel, dışarıda kurşun yağıyor."

Bundan daha ağır bir alıntı bulamazdım sanırım diye düşünürken altını çizdiğim
"Yugoslav Edebiyatı profesörü Vojislav Maksimoviç, bir Müslüman'ın kesik başını futbol topu yapmıştı. Bu yüzden insanlar hakkında hiçbir beklentim kalmadı. Bu yüzden İsa'yı çarmıha germeyecek hiçbir millet olduğunu sanmıyorum..."  satırları görüyorum
Şiir, anı, hikaye, günlük, hepsinin bir kitapta toplandığı kısacık ama sarsıcı bir eser Saraybosna Blues . Savaşın başladığı yıllarda Bosna dan gitmek yerine, şehirde kalmayı tercih eden Semezdin Mehmedinoviç in müthiş gözlemleri, hissettikleri....  Yakın tarihte yıkıcı bir savaş yasamış Bosna yı hissetmek için mutlaka ama mutlaka okunmalı..!
14.02.2025

Hani bazı kitapları okuyunca kendi ömrünün ne kadar boşa geçtiğini düşünür ya insan Şevket Süreya Aydemir in tarihi otobiyografik romanı Suyu Arayan Adam da öyle oldu benim için. Osmanlı'nın son dönemleri göçmen bir ailenin çocuğu, 1.Dünya savaşı yılları, Moskova da ekonomi eğitimi, bitmek tükenmek bilmeyen öğretme aşkı, değişen fikirler ve dünya görüşleri, ödenen bedeller... Osmanlı dönemi Anadolusunun güzellemesini yapan kitapları bir kenara bırakın ve savaş yıllarında yaşanan çaresizliği bizzat gören gözlemleyen birinden okuyun derim. Kitapta en etkilendiğim bölümler Anadolu insanın ve dönemin şartlarının adeta bir kasnaktaki iş gibi ince ince işlendiği bölümler oldu. Belki devamını okumak zorlayabilir Rus devrimi, Çin komünizmi ilgisi olmayanları yorabilir ama sırf kendi coğrafyamızın tarihsel süreci için bile okunmalı. Ödenen bedeller, çekilen çileler boşa olmamalı bu da her Türk gencinin atalarına vefa borcudur
14.02.2025

Çekirdeği olsaydı bozkır kalır mıydı hiç bozkır?” diye soranların bitmek bilmeyen mücadelesini anlatıyor Bozkırdaki Çekirdek
Kemal Tahir in insanların kafalarındaki ideallerle gerçekleri çarpıştırmasını ve bunu tüm yönleriyle çok sahici, doğal ve akıcı bir şekilde yapabilmesini cok seviyorum. Evet teoride tüm izmler, idealler, devrimler iyi niyetle ve insanlık yararı güdülerek ortaya atılır ama ne yazık ki halkta karşılığı olmayan, benimsenmeyen tabiri caizse tepeden inme inkilaplar kabul görmüyor ve karşı çıkılıyor. Bozkırdaki Çekirdek diye bahsedilen Köy Enstitüleri... halkın daha ne olduğunu anlama gereği bile duymadan "Bizim toprağımızda komünist yetiştiren Estidü barınabilemez" diye karşı çıktığı kurumlar. Konu hassas anlatılanlar acımasız ve sinir bozucu. Yıllar geçsede değişen pek bir şey olmadığını görmek çok üzücü... Kemal Tahir iyi bir tarihçi mi bilmem ama müthiş bir gözlemci
14.02.2025

O yaşlı göçmen nine ne derdi? “Çocukluğunun geçtiği yerler, seni sen eden yerlerdir.”
Garip Türkçesiyle anlatmaktan yorulmayan bir ihtiyardı. “Cana kıyanın iki dünyada da yeri olmaz, kızanım. Her can bir mucizedir,” derdi. Gavurdu, Müslümandı diye adam mı tartılır a kızanım? İnsanın iyisi vardır kötüsü vardır, buna bakmalı asıl..."
Füruzan 'ın Balkanyolcusu bir gezi-röportaj demeti. Dört bölümden oluşuyor: Bosna-Hersek, Makedonya, Bulgaristan, Yunanistan. Tarihe tanıklık açısından önemi bugün daha da artmış olan "Balkan Yolcusu", edebi bir tat taşıyan, şiirlerle bezeli, zaman zaman öykü kokan, yazarın Balkan izlenimlerini kendine has diliyle yansıtan bir çalışma.
Balkan coğrafyasına ilgisi olan, yolu, gönlü Balkanlara düşenlere tavsiyedir biline
14.02.2025

Tam da Saraybosna da yakılan şehrin sembolü olan kütüphanenin önünde okumak nasip oldu kitabın sonunu. Savaş sırasında 3 gün 3 gece sürmüş kütüphane yangını. Kitapta geçen bir öyküde uçuşan kağıt küllerini gördüklerinde kişinin ne kadar kitabı varmış diye tahminde bulunduklarıyla ilgili bir ifade geçiyordu. Aklıma hemen o öykü geldi gezerken Bu bir savaş kitabı değil, acıları kıyımları ölümleri anlatan belgesel tadında bir kitap arayanlara göre değil. Aksine savaş sırasında günlük yaşamlarına devam etmeye çalışan savaşla birlikte bozulan rutine ayak uydurmaya çalışan halkın sıradan öyküleri. Ajitasyon dram duygu sömürüsü yok bu sebeple biraz duygusuz bulunmuş bir çok okur tarafından ama ben bir çok hikayeyi ve bu olgun duruşlu sıradan insanları sevdim. Bana çok dokunan bir alıntıyla bitireyim incelememi,
"Saraybosna olduğu yerde duruyor ama artık biz orada yokuz."