Toplam yorum: 3.284.424
Bu ayki yorum: 5.930

E-Dergi

hayal ve gercek Tarafından Yapılan Yorumlar

03.12.2025

"Babam bahçıvandı. Şimdi bir bahçe." cümlesiyle başlıyor kitap. Tıpkı Kırmızı Pazartesi kitabında olduğu gibi başkahramanın öleceği konusunda bizi daha en baştan uyarıyor. Kanser hastası babasının son günlerini, ondan kalan hikayeleri, anıları, hayallerini anlatıyor. Kronolojik bir sıralama yok kitapta, zaten bu kadar büyük bir acının da tarihi sıralaması olmayacağını biliyor insan. Kendimi düşündüm okurken babamla yıllar içerisinde değişen ilişkilerimi, uzak bir baba kızken arkadaş, sırdaş olmaya dönen hikayemizi... Herhangi bir sebeple canının yanmasına, hastalanmasına ne kadar hazır olmadığımı düşündüm. Belki de insan buna hazırlanmaz maruz ve mecbur kalır. Kitap belki baba oğul üzerine ama biz yine de hala hayattayken kıymetlerini bilelim son anlarına kadar yanlarında olalım inş ayrıca Bulgar Balkan kültürünün bize bu kadar yakın benzer olması da çok hoşuma gitti
01.12.2025

Hayatının son gunlerini yasayan kanser hastası bir annenin cok uzaklardaki kizina ic döküşünü okuyoruz. Kitap bunun üzerine kurgulanmis olsa bile arka planda Afrika cografyasindaki ırkçılığı ic savasi gozler önüne seriyor. Tüm bunlardan rahatsız olan karakterimizin yasadigi caresizlik hastaligin verdigi fiziksel acilarla ve derin yalnizlikla birleşiyor. Okuyucuya da ömrünün son demlerinde yaşamını gozden geciren yaşlı kadinin hayat üzerine evrensel cikarimlari ve metaforlari okumak kaliyor.
18.11.2025

Bozkırda Altmışaltı kitabıyla tanışmıştım Mustafa Çiftçiyle. O kadar sıcak samimi gelmişti ki hikayeleri...Bir çok ödüle de layık görülen öykü kitaplarından sonra ilk defa bir roman ile devam ediyor edebiyat yolculuğuna. Aynı yalın, sıcacık üslupla, yine bozkır in ortasında Yozgat hikayesi. 

Edebiyata ilgisi olan, Kendine özgü hikayeler yazan Servet'in sayısal derslerle bir türlü yıldızı barışmaz. Onun tek isteği edebiyat öğretmeni olup çocukların yüreklerine dokunmaktır tıpkı Belgin öğretmeni gibi Satır aralarında eğitim sisteminin çarpıklığına da dem duran Çiftçi, "Gariplik İnsanı tedirgin yapar" diyerek taşradaki yoksulluğun, garipliğin resmini nakış gibi işlemiş. Okuyuculara da kafa dağıtmalık bir kitap çıkmış
12.11.2025

1.Dünya savaşı sonrasında itilaf devletleri tarafından işgal edilmiş bir şehir İstanbul ve ne yazık ki sadece fiziksel bir işgalden söz etmiyoruz Aynı zamanda ahlaki çöküşün ve yozlaşmanın da işgalci askerlerle birlikte şehre çöktüğü buna çanak tutan İstanbul eşrafının da resmedildiği bir dönemi okuyoruz. Yakup Kadri'nin kitaba, Tevratta bu isimle anılan helak olduğuna inanılan iki şehrin adını vermesi de tesadüf değil zira dönemin İstanbulunda bir kesim bu kadar da olmaz denilen her türlü pisliğin, çürümenin içerisinde yer alıyor. Üstelik bir tarafta milli mücadele devam ederken. İnanmış bir grup insanın Mustafa Kemal önderliğinde başlattığı direnişe minnettarım dönemle ilgili okumalar yaptıkça kendisine saygım sonsuz artıyor. Siz de okuyun araştırın lütfen. ️
04.11.2025

Hani bazı yazarlar vardır ne yazsa okurum dersiniz ya Mustafa Kutlu benim icin öyle bir yazar. Ve canim Kutlu'nun son kitabi Ezanı Beklerken artık okuyucuyla buluştu...Biz okurlar da tıpkı "Yeni Hayal Oteli"nin müdavimleri gibi bekliyoruz yeni bir kitabının çıkmasını Halihazırda bütün hikayelerini okumuş biri olarak, Kutlu'nun sıradan hayatları günlük konuşma havasında yazmasını, yer yer okuyucuyla konuşup hatta okuyucuya sataşmasını çok seviyorum. Sanki bir kitap okumuyoruz da karşılıklı sohbet havasında hasbihal ediyoruz hikaye içinde hikaye anlatmaya bayılır kendisi ve karakterleri öyle bir konuşturur ki siz satır aralarından anlarsınız hayatla ilgili verdiği dersleri...  kalemiyle tanismayanlar varsa hala bu kitabiyla başlamalarını tavsiye etmem ama, diğer kitaplarındaki hikaye bütünlüğünü tam hissedemedim bunda daha yarım kalmış hissi uyandırdı bende. Sanki bir deneme yazacakmış da hikayelestirmis gibi...tabi ki ben yine de özlediğim bir dostun sohbetini dinliyor gibi okudum ️