Toplam yorum: 3.284.714
Bu ayki yorum: 6.220

E-Dergi

HilalinGlgsndekiAdam Tarafından Yapılan Yorumlar

Bukowski okumaya karar verdiğimde çoğunluğun ekmek arası kitabını önerdiğini görünce kalemi ile tanışma kitabım bu oldu. Yazarın kendi hayatını da yansıttığı için yarı otobiyografik sayılan bir eser. Bu kitapta ele alınan çocuk bir açıdan yazarın kendisi sadece ailesinden gördüğü eziyetin arkasına sığınmasın, ahlaksız pisliğin teki. Natüralizm hayranları, küfür severler veya cinsellik (10 yaşındaki bir çocuğun iğrenç cinsellik ilgisi) okumayı sevenler okuyabilirler.
Ahlaksız, alkolik, şiddet eğilimli bir baba, babayı sırf baba olduğu için haklı gören kötü bir anne, ahlaki yönden çökmüş sevgisiz bir yuva ve bu yuvada sürekli şiddet gören, baskılanmış, yaşamış olduğu ailenin, gördüğü şiddetin ve sevgisizliğin etkisiyle kötü bir çocukluk yaşayan bir çocuk. Bir çocuğun küçük yaşta bir kız çocuğuna, öğretmenine, hemşireye karşı cinsel istek ve anlatımını ele almış ve bunlar rahatsız ediciydi, kendi bedenindeki cinselliği keşfeden ve zihni bu yönde çalışan bir “çocuk”
Yazarımızın bu kitabı deneme türünde yazılmış bir eserdir. Kitapta Uzakların Saldırı ile Ve Başka Yakınlıklar adlı iki bölüm başlığı altında toplam 61 deneme bulunmaktadır. Deneme dediğimi bakmayın, şair oluşundan olsa gerek denemeleri bile şiir tadında. Baktığınız zaman 115 sayfalık her denemenin 1-2 sayfalık olduğu ince bir kitap ama bazen öyle bir derinlik ile karşılaşıyorsunuz ki, kendinizi düşünce deryasına dalmış bir halde buluyorsunuz, bu durum gözünüzü korkutmasın zor okunan bir kitap değil gayet akıcı olduğunu düşünüyorum.
Genel olarak konular hayata dair, yazar her ne kadar bu kitabını deneme türünde yazmış olsa da şairliği ön plana çıkıyor.
Acılarla yoğrulmuş hayatların duygusal betimlemesi, berber dükkânında aynadan gördüğü basit diyeceğimiz olayları şiirsel bir üslup ile betimlemesi gibi hayatın içinden olanları insanın deruni kısmına bakarak kaleme almış.
Yazarımız ilk öykü kitabı olan bu eseri ile 2011 yılı Ömer Seyfettin Öykü Ödülünü; 2018 yılında Necip Fazıl Hikâye-Roman Ödülünü almış. Bu kitapta toplam 16 öykü bulunmaktadır. Bu öyküler alışageldiğimiz klasik öykülerden çok farklı. Yazarın kendine has ilginç bir üslubu ve anlatım şekli var. Her öykünün sonunda öykü üzerine biraz düşünmeniz gerekiyor, kendinizi vererek okumanız gereken bir kitap. Özellikle ilk hikaye; sarsıcı, her anı merak uyandıran, hiçbir yeri eksik kalmayan bir hikâye. Önce son anı verip sonra geriden gelerek başlangıçtaki sona ulaştığı ilginç bir anlatım şekli ile yazmış. Genel olarak betimlemeleri gayet güzeldi, o anı izliyormuş hissi veriyor. Ne aşırıya kaçmış ne eksik kalmış, tam tadında betimleme yapıyor. Yeri geliyor iç ses ile ilgili etkileyici anlatımları okuyorsunuz yeri geliyor hayatı bir değil üç farklı kahramanın farklı bakış açısıyla görüyorsunuz.
Yazar olmasının ötesinde bir okuma ustası olan ve vatanım kütüphanemdir diyerek, kitaplarıyla birlikte ülkeden ülkeye gezen Alberto Manguel’in derin okuma birikiminin dışa vurumu olan bir eser.
Okur olmak, ideal okur, okumak eylemi, okumayı öğrenmek, kütüphanecilik, ideal kütüphane, kitap yazmak, editörlük gibi konulara değinen yazar okumayı sadece bir kitaptan değil kendi hayatımızı ve başkalarının hayatını okumak, toplumları okumak, resimleri ve binaları okumak gibi anlamlarıyla da tanımlamıyor. Kelimelerin gücünü görmemizi sağlıyor. Dinler, dünya da yaşanan bazı olaylar, cinsel eğilimler ve daha birçok konuya değiniyor. Borges ile ilgili anılarından bahsetmiş.
İnceleme tarzında yazılmış bir deneme kitabı olduğundan dolayı akıcı olmadığını, her ne kadar bölüm bölüm deneme şeklinde olsa da yoğunluğundan dolayı yavaş yavaş okunmasını öneririm.
Nörobilimci olan yazar küçük bir farklılık yapmış ve çalışmalarını bir besteci ile birlikte bizlere sunmuş,ama neden?
Kitap 3 kısma ayrılıyor.
1 - Değişim Rüzgarı; Yaratıcılığa duyduğumuz gereksinim,yeni fikirleri nasıl ortaya çıkardığımız ve ürettiğimiz yeniliklerin yaşadığımız yer ve zamanla nasıl biçimlendiği konusunda bir giriş.
2 - Yaratıcı Düşünce Yapısı; Yaratıcı düşünme biçiminin ana öğelerini,seçeneklerin çoğaltılmasından riskin göze alınmasına kadar değişen bir yelpaze içinde inceliyor.
3 - Yaratıcılığı Geliştirmek; Gözümüzü şirketlere ve okul sınıflarına çeviriyor,geleceği hazırlayan bu kuluçka makinelerinde yaratıcılığı nasıl teşvik edebileceğimize bakıyoruz.
Bu kitabın sonunda ise yaratıcı zihni daha iyi anlayıp dünyalarımızı nasıl yeniden biçimlendirebileceğimize dair bir vizyon oluşturuyoruz. Kitap görseller ile desteklendiği için anlatılanları daha anlamlı ve anlaşılır kılıyor.
Beynimiz,zihnimiz nasıl işliyor diye merak ediyorsanız muhakkak okumanızı öneririm.