Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
ömerlevent Tarafından Yapılan Yorumlar
Yetmişlerde yazılmış ve ilk olarak yayımlandığı 1981'den bu yana aradan neredeyse 40 yıl geçmesine rağmen halen çok çarpıcı. Attila İlhan'ı kendimce uslubu açısından zor okunur bulsam da Türk Edebiyatı açısından hele hele yazıldığı dönemde düşünülünce eşcinsellik üzerine yazılmış hem eşsiz hem de çok cesurca yazılmış sıradışı bir roman.
Kitabın sonu "Evet, ondan vazgeçiyorum" cümlesiyle bitiyor. Belkide teslimeyetin, vazgeçişin romanıdır bu kitap.
Yazarın okuduğum ilk kitabı. Sadece tek kitabıyls değerlendirmek haksızlık tabii ama Orhan Pamuk'un Nobel almasını edebiyat dışı gerekçelere bağlayanlar bu kitabı okuduklarında Pamuk'a ödül verilmesinin ne kadar yerinde olduğunu göreceklerdir.
Kitap kapak resmini çok beğendiğim nobel ödüllü yazarın kitabını çok büyük hevesle okumaya başladım. Ancak kitabın ilk 110 sayfası, kitabın adıyla özdeşleşen son 20 sayfasına ulaşmak için yazılmış bir lise öğrencisinin ilk yazarlık denemesini andıran sonrasında da yazar acaba hangi eserinden ötürü nobel aldı diye düşündüren kitap.
Thomas Hardy ve İvan Gonçarov'un ortak özelliği yaşadıkları dönemin toplumsal ve sosyal hayatlarından 100 yıl sonrasının düşünsel bakış açısına sahip olmalarıdır. Şöyle ki; Gonçarov, Oblomov'da Ştols ve Olga üzerinden kadının toplumsal ve çalışma hayatında alabileceği rol üzerine devrimci fikirler sunarken, Hardy de Mr. Phillotson aracalığıyla eşinin sadakatsızlığı karşısında kocanın alacağı tavır üzerine devrimci fikirler ileri sürmüştür. Ama ne yazık ki zamanın çok ötesinde olan yazdıklarının toplumda yarattığı tepkilerden ötürü Hardy bir daha roman yazmamış ve dolayısıyla en büyük yapıtı son romanı olmuştur. Öyle sanıyorum ki pek çok duygusal okuyucu için okuduktan çok sonra bile kitapla tekrar karşılaştıklarında ya da anımsadıklarında dahi Jude Fawley ve Sue Bridehead kalplerinde bir sızıdır.