Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
ben şarkıya dönünce Tarafından Yapılan Yorumlar
İlk romanlarımızdan haberdar olsunlar diye, öğrencilerime hediye etmek üzere aldım. Kaliteli baskıları dolayısıyla Can Yayınları'nı tercih ettim.
Usta işi fakat hasta edecek kadar karanlık bir eser. Uçurum yolcusu bir sanatçının şöhretini korumak için baskıladığı problemli ahlakı, gün gelir tepetaklak olur. Birinci Dünya Savaşı'nın arifesinde yazılmış bu uzun öykü, ölüme yazgılı dehanın güzelliğe teslim ve tutkulara esaret görüntüsü çizerek çözülüp batışını aslında pek çirkin bir yoldan anlatmış. Âgâh olunuz, mecbur değilseniz okumayınız. Benden söylemesi.
Şu "herkesin okuması gerek.. kitaplığınızda bulunması şart.. kitap hakkında konuşmaya gerek yok.." vs. yorumlar fazlasıyla mevcutken ben, baskısının ve özenli çevirisinin hakkını teslim ettikten sonra önemli gördüğüm bir iki nokta-i nazardan hususî olarak bu eserin olumsuz eleştirisini yapmak istiyorum. Kitabı birkaç ayda sürüncemeli bitirebildim. Özellikle 2. cilt, yazarın 1. ciltten sonra eriştiği şöhreti koruma hırsıyla biraz zorlamaya kaçtığından yer yer sıktı. Yazıldığı zamanın ruhu gereği Hristiyan dünyasıyla Müslümanların keskin karşı-konumlanışlarını, yazarının Katolik olduğunu da aklımda tutarak doğal karşıladım. Kitapta Moriskoların da bahsi geçiyor ve krallığın zulmüne yazarın çanak tutuşuna da şaşırmadım. Ama asıl s. 148'de gereksiz yere Peygamber Efendimize hakaret edilmesine müthiş içerledim. Kitabın henüz başlarındayken yakıp imha etmeyi bile düşündüm. Hamiyetime dokunduğundan, eski zaman toplu eğlence anlatılarının bu seçkin örneğine bir mim koyuyorum.
Diriliş idealini önce ferdî planda işlerken sonra millet veçhesine de vuran, inanmış, çok yüce bir umuda sarılmış yazılar...
Batılı insanın tabiata bakış açısını ele veren; tabiatı dize getirilecek, savaşılacak bir düşman-kuvvet olarak telakki edişin somut bir edebiyat verimi. Mecazen büyük balığın küçük balığı her yerde yuttuğu bir dünya resmedilmiş. Yaşlı adam avını gururu için muhafaza etmeye çabalarken zıpkın sallayıp köpekbalıklarının beyinlerini parçalayan, öykünün atmosferine kapılan biz okurlar oluyoruz adeta... Eserin başarılı bulduğum tek yönü zor şartlarda ayık kalmaya çalışan, giriştiği işin sonunu getirmeye ahdetmiş kahramanımızın içsel konuşmalarının yalın ve gerçekçi bir şekilde yansıtılması oldu. Okumazsanız bir şey kaybetmezsiniz. Hadi yerleşik popüler yargıların dışına çıkalım. Bu eserden mest olanlar, kendilerine bu kitabın gerçekten ne kattığını söylesinler. Azmin, ne kadar yüce bir hasleti olduğu mu âdemoğlunun?..