Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570
E-Dergi
zeynep dilek Tarafından Yapılan Yorumlar
Zweig'ın bu kadar harika psikolojik analizler yapabildiğini bilmezdim, bu kitabı okumadan önce. Kitaba tek kelimeyle bayıldım. Gerçekten kalemini böylesine güzel kullanışına hayran kaldım. Kitabı okurken Zweig'ın gerçekten böyle bir durumu yaşadığı kanaatine vardım. Yaşadığı olay kitaptakiyle aynı değil muhtemelen ama hislerin aynı olduğu bir halin başından geçtiğine eminim.
Aslında şöyle bir durup düşünsek, hepimizin envai çeşit korkusu çıkar ortaya. Eğer bu korkumuz bir hatamızın ortaya çıkması ise bence hepimiz hemen hemen aynı hisleri yaşarız. Bazen yanlış olduğunu bildiğimiz halde yinede o yolda yürürüz ve bir yanımız bundan hep pişmanlık duyar. Sonrasında ise o müthiş korku... İnsanı adeta kendine hapseder, elini kolunu bağlar. Birine itiraf etmek istersin ama bir türlü beceremezsin. İç dünyadamızda hep bir git-gel hali meydana gelir. Sürekli doğru-yanlış arasında salınımlar yaşarız. Bu ise tam cehennem gibi bir haldir.
Kitabı gerçekten çok beğendim. Hele o sevmeği, sevmeklerimizin aslında yalnızca O oluşunu ve bunu bilenle bilmeyen arasındaki tek farkın küçük bir bilişten ibaret olduğunu anlattığı kısımlar beni can evimden vurdu. Fakat sadece bu kitap için değil, bu tarz kitaplar için kafamda hep bir takım soru işaretleri olur. Sonuçta Hz. Yusuf bir peygamber ve bu kitapta onun zihninden geçenlere, ettiği kelamlara yer verilmiş. Ve bu yer verişler aslında yazarın hayal dünyasından başka bir şey değil. Bu yüzden 'Ne kadar doğru?' kısmı zihnimde hep bir muamma. İyisi mi biz bu hususu vicdanlara bırakalım ve kitabı meraklılarına tavsiye edip, cümleyi burada sonlandıralım.
Fosforlu kalemle altını çize çize, yanına notlar ala ala, bunlarla da yetinmeyip post-it ler kullana kullana okuduğum ilk kitap olma özelliğini taşıyor kendisi. Tıpkı bir ders çalışırmış gibi okudum kitabı. Tek kelimeyle bayıldım ve herkese de tavsiye ederim.
Dini hassasiyetler çerçevesinde, bir evliliğin nasıl olması gerektiğini, kadın ve erkeğin fıtratından yola çıkarak anlatan harika bir eser. Bu tarz kitapları okumanın hep ileriki yaşlar için daha uygun olduğunu düşünürdüm fakat okuyunca anladım ki kesinlikle öyle değilmiş. Evlenince şunları şunları yapacağım, şunlardan da uzak duracağım tarzı bir düşünce oluşturmaktan ziyade, fıtratımızı, kendimizi tanıma şansı sunuyor bizlere. Bu kitabı okurken biraz daha kendimi tanıdım ve kusurlarımı gördüm. Bizim kendimiz için, evliliğimiz yapabileceğimiz en büyük iyilik kendimizi düzeltmek, fıtratımıza yani özümüze dönmek. İşte o zaman bütün problemler ortadan kalkıyor ve her şey çok daha güzel bir hal alıyor.
Eğer modern klasiklerden herhangi bir kitap okuyorsanız bilmeniz gereken ilk şey: Olaylara, anlatıldığı gibi salt hikaye gözüyle bakmamaktır. Hikayenin altında yatanı görmektir mesele. Yazarın anlatmak istediği bambaşka bir gerçekliktir aslında. Dönüşüm de o kitaplardan biri. İnsanların olağandışı halleri nasıl bir hızla kanıksadıklarını anlatmak istemiş aslında Kafka. Tabi bu benim çıkarımım. Kitabı okuyan başka biri daha farklı bir çıkarım da yapabilir. Sonuçta hepimizin yaşadığı ortak dünya dışında bambaşka bir iç dünyamız mevcut. Altında anlatılmak istenen görüldüğü sürece okumaktan gerçekten keyif alacağınız, size farklı bir bakış açısı sunan bir kitap. Tavsiye edilir.
Öncelikle kitabın kurgusu gerçekten harika. O içinde bulunduğu dönemi bu kadar güzel yansıtmasını gerçekten beğendim. Kitabın konusu tam anlamıyla; sadakat, bağlılık. Ama o nasıl bir sadakattir? Kitabı okurken bazen Hasan'a öyle öfkelendim ki... Kitap sonuna kadar hüzün ve dram içeriyor. Ben maalesef dram türünü gerçekten sevmiyorum, sevemiyorum. Bu açıdan beni çok rahatsız etti. Öyle çok üzüldüğüm yerler vardı ki kitapta... Bu kitapla bir kez daha anladım ki dram kesinlikle bana hitap etmiyor. Eğer dram sever biriyseniz kesinlikle harika bir kitap, hatta türünün en iyisi diyebilirim. Ama benim gibi dramdan uzak duran biriyseniz bu kitaptan da uzak durun derim ya da o yoğun hüzne kendinizi hazırlayın.