Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570
E-Dergi
Zanapalım Tarafından Yapılan Yorumlar
Baskı makinelerinin icadından ansiklopedinin basımına kadar geçen zamanda bilginin dünden bugüne geldiği yeri araştıran 'Bilginin Toplumsal Tarihi', toplumsal grup olarak aydınları ve düşünsel yaratıya destek vermiş olan kurumları - özellikle de üniversiteleri ve akademileri - ele alıyor. Bilgi coğrafyasına, antropolojiye, siyasete ve ekonomiye sayfalarında yer veren kitap, bilginin toplanmasında, sınflandırılmasında, yayılmasında ve bazen de gizlenmesinde şehirlerin, akademilerin, devletlerin ve pazarın oynadığı rolleri tartışmaya açıyor. Özellikle 17. yüzyılda tartışmalara konu olan bilginin güvenilirliğinin irdelendiği 'Bilginin Toplumsal Tarihi', bilgi üzerine öğrenmek istenenleri okuyucusuna ulaştırmayı amaçlıyor
1980 öncesi ve sonrası askeri darbelerin sürmesi ve tartışmaların güdükleşmesi sonucu ortaya çıkan kitap, hep muhalif bir insan olarak yaşamaya çalışan Nuray Mert'in döneme bakış açısını temellendirmeye çalışıyor. Doğu Bloku'nun çöküşünün ardından, kendini tarihin galibi ilan eden serbest piyasa ekonomisi ve onun temel varsayımların Türkiye'de hemen hemen hiç tartışma konusu olamaması üzerine yazılan 'Hep Muhalif Olmak', 'Yoksullar ve Yoksullar', 'Küresel Köyün Kavalcıları', 'Siyasete Karşı Omuz Omuza', 'Siyaseti Savunmak', 'Din Korkusu' gibi beş bölümden oluşuyor. Radikal Gazetesi yazarı olarak tanıdığımız Nuray
Mert'in kitabı, Türkiye'de güncel siyaset üzerine yazılmış ve farklı yerlerde yayımlanmış yazılardan oluşuyor
Yazarı artık hayatta olmayan 'Kalderon Ailesi', gerçek yaşantıdan derlenen bir kitap. Yazarının birebir gözlemlediği aile, onun kardeşinin ailesi... Romanda tasvir edilen hayat 1900'lü yılların başında varlıklı bir Yahudi ailesinin hayatı... Roman yazılırken Moris Karako gerçeğe bağlı kalmış ancak romanının değişikliğe uğradığı tek yer kitapta yer alan kahramanların adları. Yahudi geleneklerindeki modernizmin, Türkleşmenin ve laikleşmenin bir sonucu olarak büyük ölçüde değişime uğrayan gelenek ve görenekleri ele alan kitabın en önemli özelliklerinden biri dönemin belgeseli niteliğinde olması.
Necip Fazıl'a göre sanatların en büyüğü olan tiyatro, 'İnsanı Yaşatmak' adlı kitapla sahnelerden sayfalara iniyor. Mehmet Akar'ın, konuları ve mekânları farklı tarzlardan esinlenerek yazdığı 'insanı yaşatmak', hayatın içerisinde rastladığımız kimi zaman bize son derece yabancı, kimi zamansa son derece tanıdık karakterleri ele alıyor. Okuyucusuna kahramanlar hakkında ayrıntılı bilgi veren Mehmet Akar, böylece piyesin anlaşılmama payını en aza indirgiyor.
İki perdeden oluşan kitabın amacı ise sözün hayata tasdik ettirilmesi...
Uhlig'in geçmişte yaptığı Anadolu gezisinden sonra yazdığı 'Avrupa'nın Anası Anadolu', Doğu - Batı uygarlık izlerine, Efes'teki Artemis'ten 'Tanrı doğuran' Meryem Ana'ya, oradan İç Anadolu'ya, Mezopotamya ve Karadeniz kıyılarına kadar uzanan bir uygarlık tarihini inceliyor. M.Ö. 10 binli yıllar ile Milat arasındaki zaman diliminde Anadolu'da var olmuş, Avrupa'nın biçimlendirilmesine yardımcı olan uygarlıkları konu alan kitap, onları sadece bir yönüyle değil, ekonomiden sanata, dinden ticarete birçok yönüyle irdeliyor. Kitap 'Anadolu Sorunu', 'Dünyanın Başlangıcı', 'Doğuran Tanrıça', 'Başlangıçta Anneler Vardı', 'Karadeniz'de Altın' gibi, otuz başlık altında toplanıyor.