Toplam yorum: 3.285.104
Bu ayki yorum: 6.630
E-Dergi
Zanapalım Tarafından Yapılan Yorumlar
Turhan Feyizoğlu'nun 'İki Adalı'sı, Hüseyin Cevahir ve Ulaş Bardakçı'nın biyografilerinden oluşuyor. Bilindiği gibi, Cevahir ve Bardakçı, Türkiye sosyalist hareketinde önemli rollere sahip olmuş ve etkileri devam eden iki isimdi. Cevahir 12 Mart 1971 darbesinden sonra öldürüldüğünde yirmi altı, Bardakçı da yine aynı darbenin ertesinde öldürüldüğünde yirmi beş yaşındaydı. Turhan Feyizoğlu bu kitabında, bu iki ismin satır aralarında kalan yaşamlarının ayrıntılarını veriyor ve bu yaşamların günümüze kalan yansımalarının peşine düşüyor. Kitap, bu iki isme dair ayrıntılara yer vermesinin dışında da, kapsadığı çok sayıda belge ile Türkiye'nin yakın tarihi hakkında önemli bir kaynak kitap niteliğinde.
Bu romanda, 'Hakkâri'de Bir Mevsim'in gizemli anlatıcısının, öğretmenlik yaptığı Hakkâri'nin on üç haneli Pirkanis adlı dağ köyünde, kendisiyle yaptığı yalnızlık konuşmalarından oluşuyor. Edgü'nün burada kullandığı 'Birinci Ses' ve 'İkinci Ses' hem birer roman kahramanı, hem de birbirinden farklı düşüncelerin benzer bir hedefe ulaşma çabası olarak okunabilir. Romana, 'Hakkâri'de Bir Mevsim'de, olay örgüsüne yaptığı monologla ulaştığımız kahramanın, anmak, anımsamak, anlamak, sormak ve karşılık aramak gibi konular üzerine, ikinci sesiyle yaptığı diyaloglar veya yalnızlık konuşmaları diyebiliriz.
Jean-Jacques Rousseau'nun 'Toplum Sözleşmesi' 1762 yılında yazıldı. Fakat bu zamandan günümüze, dünya, fikri anlamda çok farklı dönüşümler geçirmesine rağmen, toplumların bir arada yaşayışlarına dair en temel düşünce yapıtlarından biri olma özelliğini sürdürüyor. Bilindiği gibi, Aydınlanma düşüncesinin önemli isimlerinden biri olan Rousseau felsefesinin belirleyici yönlerinden biri de romantik yönlerin baskın olmasıdır. Dolayısıyla bu kitap da, haklı ve doğru bir toplumun temellerini atmaya çalışan ve aynı zamanda, Sainte-Beuve'e göre romantik düşünürün de en çok değer verdiği yapıtı. Kitap, Vedat Günyol'un çevirisi ve önsözüyle sunuluyor.
Kitabın yazılmasının asıl amacı, her geçen gün yaşanan ekonomik sıkıntıların bireysel değil toplumsal olduğunu hatırlatmak. Dolayısıyla gün geçtikçe kendini daha bir dayatan zor ekonomik koşulları hedef alarak, toplumu bir karşı-iktisata davet ediyor. Dünyada ekonomik anlamda yaşanan sıkıntılar ile Türkiye'deki verili iktisadi sorunlar böylesi çalışmalara duyulan ihtiyacı arttırıyor. Kitap, ekonomi dünyasındaki sınıfsal ve toplumsal mücadeleyi esas alarak, tahsildarlara karşı borçluların bu mücadelede sahip olması gereken argümanları kurmaya çalışıyor.
Okuyanlarının benliklerine kuşku tohumları eken Platon, 'Minos' adlı kitabıyla yine okuyucularını düşünmeye sevk ediyor. Dünden bugüne hiç değişmeyen olgular karşısında okuyucusunu şaşırtan 'Minos', Platon ile talebesi arasında geçen bir diyalogun kitaplaşmasından oluşuyor. Platon, yine kitapta 'Erdem nedir?','Cesaret nedir?', 'Dindarlık nedir?' gibi sorulara cevap arıyor.