Toplam yorum: 3.284.424
Bu ayki yorum: 5.930
E-Dergi
Göktuğ Keserci Tarafından Yapılan Yorumlar
Ayasofya hakkında çok şey bildiğimi sanıyordum.
Bu kitap hatalı olduğumu gösterdi.
Böylesine çok ve özel akademik bilgiyi verirken, üniversite ağırlığıyla değil de, sanki okulun en karizmatik hocasıyla oturup kahve içerken en derin sırları konuşuyormuşuz gibi bir havası var.
Her renkli taşın, her mozaiğin arkasındaki gerçek insan hikâyelerini de keşfediyorsunuz.
Ayasofya’ya defalarca gitmiştim.
Ama kitap daha bitmeden yine gidip o detaylara bu yeni bakış açısıyla bakmak istedim.
Keşif yolculuğu oldu.
Havalar daha güzel olsaydı başladıktan birkaç sayfa sonra koşardım.
Eğer Osmanlı tarihine sadece savaşlar ve padişahlar üzerinden değil, sosyal hayat, sokak kültürü, kıyafetler ve halkın estetik anlayışı üzerinden bakmak isterseniz, en doğru kaynaklardan biri.
İnsan eski İstanbul sokaklarında bir sergi geziyormuş hissine kapılıyor.
Osmanlı'da insanların ruhunu ve renklerini merak ediyorsanız mahallenin kasabına, seyyar satıcısına, dervişine ve halkın gerçek kıyafetlerine şahitlik etmek için hepsini okumadan bile bakmaya değer.
Beden diline yeni başlayanlar için harika bir giriş niteliğinde;
ancak ileri düzey bir analiz, derin bir nörobilimsel çalışma veya tüm dünya kültürlerini kapsayan bir rehber bekliyorsanız beklentinizin altında kalabilir.
Büyük oranda Batı (özellikle Amerikan) kültürüne dayalı gözlemleri esas alıyor.
Her ne kadar bazı biyolojik temellere dayansa da kültürel etkiler kitaptaki analizleri geçersiz kılabilir.
Anlaşılan aşk diye bir şey uydurmuşuz. Doğruları öğrenmek biraz hayal kırıklığı. Gönül işlerimizin aslında milyonlarca yıllık hayatta kalma dürtüleriyle nasıl birer stratejik hamleye dönüştüğünü her sayfasında tokat gibi yüzünüze çarpıyor. Her şeye bakışımızı değiştiren temel bir rehber desek abartmış olmayız.
Popüler kültürdeki "kendini sev, sen en iyisin" mesajlarını veren kişisel gelişim kitaplarının aksine, "kendini unut ve işine odaklan" mesajını veriyor. "Kendinden büyük bir şeye hizmet etmeyi" ve her zaman "öğrenci kalmayı" öğütlüyor. Akıcı ve biraz da sarsıcı bir dille yazılmış.