Toplam yorum: 3.284.714
Bu ayki yorum: 6.220
E-Dergi
kubra1tas Tarafından Yapılan Yorumlar
Ah Saramago... Seni büyük üstat.
İnanılmaz akıcı bir kitap. Gerçekten de insanın, Saramago'nun 5. İncil'i yazdığına inanası geliyor.
Genel olarak İsa'nın hayatını ele almasının yani sıra, ortaya koyduğu bencil Tanrı tasviri... gerçekten çok çarpıcıydı.
İnsanın hiç sorgulamadan inandığı değerleri sorgulatan bu hikayenin teolojik yanlarını bir kenara bırakacak olursak, kendimi bu İsa'ya çok yakın hissettim ve daha doğmadan evvel tanrının kurbanı olmasına çok içerledim. Hele ki din ve tanrının kendisini yaymak uğruna türlü şekillerde can verecek insanların bir bir listelenmesi, burada akla yatmayan bir şey var, dedirtiyor insana. Tarihe genel bir bakış sunulduğunda, dökülen bunca kanın sadece ve sadece tanrının isteği için olması... bu bencil tanrı... neredeyse insanı çoban olan şeytana sempati duymaya teşvik ediyor.
19 kısa hikayeden oluşan bir kitap. Bazı hikayeleri beğensem de, genellikle sıkıldığım bir kitap oldu. Bana özellikle Cortazar'ın kısa hikayelerini anımsattı, ya da 'Oval Portre' hikayesinin 'Dorian Gray'in Portresi' kitabıyla benzerliği şaşırttı, bu konuyu ayrıca araştıracağım.
Yine de gerilim anlamında birkaç hikayesi gerçekten çok iyiydi. En sevdiğim hikayeleri; Usher Evi'nin Çöküşü, Bitmiş Adam, Berenice, Randevu, Oval Portre ve Şişede Bulunan El Yazması.
Öncelikle okuduğum üçüncü Calvino romanı ve adam beni her seferinde yeteneğiyle çok şaşırtıyor. Sanki bu kitapta olan gibi, her kitabını bambaşka yazarlar yazmış gibi hissediyorum. 2025'in en çok dikkatimi toplayarak, bazı sayfalarını yeniden okuyarak geçirdiğim romanı oldu.
Ana hikayeye eşlik eden 10 farklı romanın bir bölümünü okuyoruz bu kitapta. Benim için bir süre sonra sınırlar birbirine girdi; ana hikayeyi mi yoksa bir romanı mı okuyorum, karışıklığını yaşadığım yerler oldu zaman zaman. Ayrıca kitap çok ince ve satirik bir şekilde düzmece kitap kavramıyla dans ediyor. Tam da bir postmodern romandan beklenecek olan meselenin 'gerçek' mi olduğu, yoksa 'anlatı' mı olduğunu sorgulatıyor. Calvino, çok çarpıcı bir şekilde şunu soruyor; her öykünün bir başı ve sonu mu olmalı?
'Olmasaydım, ne güzel yazardım! Eğer beyaz kağıt ve zihnimde dolaşan sözcükler ve biçin kazanan ve kimse yazmadan yok olan öyküler arasına o rahatsız edici set, bizzat ben girmeseydim.'
Aman Allahım. Bu kitabı okumayı başarmak, benim için ağır bir hastalıktan kurtulmakla eşdeğer. İlk sayfasından son sayfasına kadar o yalnızlık, o hiçlik içime işlendi adeta. Satır aralarına serpiştirilmiş o soğuk, duvar gibi çıplak gerçeklikler bir tokat gibi çarptı geçti. Bir yandan da gerçekliğin kendisiyle beni vurarak beni ona karşı uyuşturdu.
Kesinlikle okunulması gereken bir kitap. Ama yazarın başka bir kitabını okuyacak yüreğim var mı, bilmiyorum. Sen nasıl yaşadın o kafanın içinde, bir ömür nasıl geçti Marlen. Ne ürkütücü.
Buyulu gercekligin efendileri Latin Amerikali yazarlardan biri. Her hikaye ayri bir tat. Siddetle tavsiye ederim, ozellikle ''Geceleyin Sirtustu' hikayesini. Harika bir ceviri ayrica!