Toplam yorum: 3.285.218
Bu ayki yorum: 6.744
E-Dergi
KY-39124 Tarafından Yapılan Yorumlar
Bu kitabı iki saat içinde okudum.Tabii bunda,kitabın anlatımının akıcılığı da etkili oldu.Kitap,bir babanın kızlarına olan özlemini ve onlara aktarmak istediği düşüncelerini içeriyor.Emre Kongar,kızlarına oldukça dengeli bir aile yaşantısı vermiş bir baba olarak;kızları hakkındaki düşüncelerini,onlar için olan kaygılarını sıcak bir dille anlatıyor.Çoğu duygu ve düşüncelerin de anne-babaların genelde çocukları için düşündükleri ile aynı olması yazarın anlatmak istediği duyguların daha iyi anlaşılabilmesini sağlıyor.Öncelikle kitabı için,sonra da aile düzeni için kutluyorum Emre Kongar'ı.
Bu kitap,boşanan çifleri ve onların neden boşanmak istediklerini anlatıyor.Kocalarından baskı gören kadınlar,birbirlerini aldatanlar ve bunun gibi nedenlerin işlendiği Kırmızı Kaplı Defter,bir hukukçu tarafından yazıldığı için hikaye ve kişiler daha bir ustalıkla işlenmiş.Kısa öykülerden oluştuğu için okuyucuyu da sıkmıyor.Tavsiye ederim.
Sultanın Büyülü Kılıcı,hikaye olarak bize yabancı değil,Türkiye'de geçiyor.Türkiye ile ilgili masalları ve efsaneleri yabancı yazarların kaleminden okumanın zevki başkadır.Bu yazar,ünlü Dört Kafadarlar Takımı Serisi'nin yazarı Brezina olunca daha da keyifli oluyor.Çocukken en çok sevdiğim hikayeler Dört Kafadarlar idi.Bütün çocuklara hitap edebilen kitaplardır.Tavsiye ederim.
Öncelikle şunu belirtmeliyim ki bu kitap roman tarzı yazılmamış. King'e göre kitap daha fikir aşamasındayken "senaryo" olmak istiyormuş... fena da olmamış hani. Bu tarz bir anlatımı ilk sayfalarda yadırgayabilirsiniz, ancak emin olun sayfalar ilerledikçe kendinizi iyiden iyiye bir kameranın arkasında sanıyorsunuz. O kameradan çekilmiş ve Amerika'da yayınlanmış diziden fotograflarıda görünce iyiden iyiye havaya girebilirsiniz. Sözün özü güzel bir kitap ve konusunun sertliğiyle insana King'in o eski kitaplarını anımsatıyor. Değişik bir tarz arayanlara da ayrıca önerebilirim...
Hıfzı Topuz güzel üslubuyla tekrar karşımızda. Gerçekten de akıcı bir üslup kullanılmış. Fakat nedense tarihi gerçekler gözardı edilmiş ve yine taraf tutulmuş. Örneğin 'Taif'te Ölüm' adlı eserinde Mithat Paşa için yazılan övgü dolu nameler, nedense Meyyale'de daha farklı bir şekilde anlatılmıştır. Osmanlı harem dairesindeki bazı sıradışı ilişkilerden söz edilmiştir ki bunun böyle olması imkansız bir olaydır (bkz. Abdülaziz ile Çeşmidil arasındaki kötü dialog.). Hıfzı Bey zannedersem Osmanlı haremi hakkında fazla bir bilgiye sahip değildir. Kendisini Prof. Dr. Ahmet Akgündüz'ün yazmış olduğu Bilinmeyen Osmanlı adlı eseri okumaya davet ediyorum. Her iki romanı da okuyanların aradaki terslikleri fark edeceklerini zannediyorum. İki romanı da okuyanların mutlaka II. Abdülhamid Han'ın hatıra defterini okumalarının gerektiğine inanıyorum. Böylece iki cephe arasındaki farklı görüşlerin daha tarafsız olabileceğine inanıyorum.