Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

mimarjimm Tarafından Yapılan Yorumlar

13.03.2007

Tarihi olayların-özellikle perde arkasında kalmışlarsa-üzerinde komplo teorileri yazmak olağan hale geldi. Yalnız anlamadığım nokta, bir yazar gerçekle hayal arasındaki o çizgiyi nasıl bu kadar inceltir, hatta onu kaybeder. Meade´in bu eşsiz komplosunu okuduktan sonra Stalin´in ölümü konusunda çok sarsılabilirsiniz. Karakter tahlileri, kişilerin birbiriyle ilişkisi, üslup ve kurgu... Aman ALLAH´IM BİRİ BENİ ÇİMDİKLESİN.
13.03.2007

Sayın Gülen´in her biri kendi konusunda deryalar anlatan denemelerini toplandığı eşsiz kitap. Özellikle kitabın sonlarında Kabe, Ravza, Mescid-i Aksa v.b. başlıklı yazılar bize bu manevi mekanların önemini hatırlatıyor. Bu mekanlara nasıl bakmalı ve onlardan nasıl haz almalı yorumlarıyla başka bir açodan manevi değerlere bakış geliştiriyor.
Bütün bunların yanında benim kitapta en çok beğendiğim ve fırsat buldukça başkalarıyla paylaştığım ´´Yeni İnsan´´ başlıklı yazısı Gülen´in hem günümüz insanına bakışını hem de bu çağ insanından neler beklediğini ifade ediyor. Oturup yerinde kalakalmış gençliğe -ki bunların arasında olmaktan üzüntü duyuyorum- bir diriliş neşvesi aşılıyor. Her yazısıyla deniz derya olan bu kitabı okumanızı tavsiye ederim.

11.03.2007

Kitap epey kalın. Açıkçası kitabevinde görünce bunun içine ne yazmış Orkun Uçar diye merak ettim. Kitabı dün okudum ve şaşırdım. Öncelikle Metal Fırtına üzerine yazarlara yapılan suçlamalara iyi bir cevap olmuş. Onun ötesinde Orkun Uçar´ın alt yapısının sağlamlığını ve daha önce neler yaptığını öğrenmek insanı şaşırtıyor.
10.03.2007

Kitabı okuyalı epey oldu. Herkes aynı tadı almayabilir ama benzer süreçlerden geçmiş insanların bu acı insan öykülerinden etkilenmemesi mümkün değil. Çok önemli bir iş yapmış Sarıoğlu. Bazı eleştirilerim de var. Birincisi son derece etkileyici öyküleri olan insanlarla sıradan bir militanın karşılaşabileceği asgari haksızlıklarla karşılaşmış insanların öykülerinin aynı düzlemde verilmesi kitabın gücünü zayıflatmış. Sarıoğlu, bence kendi tanışıklığının olmadığı insanları da arayıp bulabilir ve çok daha temsiliyet özelliği olan profiller sunabilirdi. Bir başka eleştirim, bazı kişilerin bizzat yönetici mekanizmalarda yer almış olmalarına rağmen sanki bu yozlaşmadan hepimiz sorumlu değilmişiz gibi "haksızlığa uğradım, çok acı çektim" mızmızlanmalarına gitmeleri. Üçüncü olarak '89 kuşağının kitapta hak ettiğince yer bulamadığını düşünüyorum. Ama belki de bu bir başkasının görevi olarak ortada duruyor. Tüm bu eleştirilerim Nar Taneleri'nin doldurduğu dev boşluk düşünüldüğünde 'yazılmasa da olurdu'. Bence benzer süreçlerden geçmiş herkesin Sarıoğlu'na bir teşekkür borcu var.
10.03.2007

Romanın temel esprilerinden biri Kamil Beyin cezaevine girerken suçu sorulduğunda raconu bilmediğinden, hırsızlıktan gelenlerin beylik ifadesi olan 'iftira!'yı kullanması. İftiradan gelen Kamil Beyin millici abiliğe terfi etmesi sürecinde mütareke dönemi cezaevinde yaşanan vefasızlıklar, ihanetler ve sapkınlıklara da tanık oluyoruz. Kemal Tahir'in diyalogları müthiş. Halk gibi konuşan Tahir hakkında vaktiyle 'Tahiri'lerden Halit Refiğ'in dediği 'bütün edebiyat tarihinde Kemal Tahir'le karşılaştırılabilecek tek kişi Shakespeare'dir' sözünü fazla iddialı bulmakla birlikte temel eleştirim üslubundan çok bakış açısına. Doğrusu Tahir hiç de enternasyonalist sayılmaz. Rumlara ilişkin düşmanca ifadeler, Kürtlerden bahsederkenki küçümser tavır beni rahatsız etti. Kemal Tahir'in Osmanlı'ya ve islama farklı yaklaşan bir marksist olduğu bildiğim birşeydi; artık merak ettiğim şeyse bu çizgideki bir yazarın nasıl olup da marksist diye nitelendiği. Herşeye rağmen okunmasa olmayacak bir kitap.