Toplam yorum: 3.284.917
Bu ayki yorum: 6.423
E-Dergi
ikaradut Tarafından Yapılan Yorumlar
Yusuf Atılgan, bu kitabında "hem olan adamı" hem de "olmak istediğimiz" adamı ortaya koyuyor: Olan adam; babasının 'domine' ettiği çocukluğun yaralarını taşıyor... Olmak istediğimiz; bize her gün sinemaya gidip istediğimizi okuyup dilediğince içip ve günlük hayatı araç değil amaç olarak addeden birini sunuyor... Bu yüzden bu kitap bu kadar çok okunuyor... Elbette, içerik kadar kitabın biçimi ve uslubu da bu başarının kurucu unsurları....
Habermas, karmaşık şeyleri basit bir şekilde mi anlatıyor; yoksa, karmaşık şeyleri daha basit bir şekilde mi anlatıyor? Bence, düşünür bu ikisini de yapmıyor. Yaptığı: Karmaşık şeyleri, karmaşık bir şekilde ortaya koymak. Kitabın Hegel'e ilişkin ilk kısmı bunun en somut örneği... Diğer kısımlar da bu durumdan bir sapma yok, kitaba ismini veren kısım hariç: "ideoloji" olarak teknik ve bilim'de, Habermas, devletin nedeni, aklı ve reflekslerine dair bütüncül bir değerlendirme sunuyor. Devlet üzerine çalışan ve düşünenlerin muhakkak okuması gereken bir eser. Fakat, dikkat edin, aklınız biraz karışabilir...
bence çok eksik özensiz hazırlanmış ...
Kelepire düşmüş bir kitap... Kilo ile satılsa belki daha fazla para edecek!
Kitabın arkasında yazılanları okumak, kitabı okumakla birdir.. Neden: AIDS; 3 kuşaktan 3 kadınının böylesine bir 'sebepten' bir araya gelmesi... bunlar gerçekten bereketli.. lakin 'işleniş'te bir sorun var... Nasıl anlatsam: Önünüze bir deniz koymuş Colm.. ne ala! Dalayım diyorsunuz bu denize, burnunuz kırılıyor çarptığınızda betona.. Kitabı okumak: betonun üzerindeki tozu almak... Zamanınız varsa... ne ala...
Albert Camus Cezayir asıllı Fransız yazar.Sırf bu cümleyi duymamak-dedirtmemek için komünist olduysa bilmem;bildiğim tek şey komünist partiden atıldığıdır.Genç yaşta ölen Camus,genç yaşta da Nobel Edebiyat Ödülünü kazanmış bir yazar ve düşünür.Ondan çağımızın peygamberi olarak bahsediliyor kitaplarındaki eleştirmen ve çevirenlerin yazdığı sunularda.Albert Camus bir peygamber desek yeridir aslında yalnız kutsal kitaplarını gökten değil kaleminden aktarıyordu sayfalarına.Fransız Edebiyatı her daim büyük yazarlar yetiştirmiştir.Louis Aragon,Paul Eluard,Albert Camus,Victor Hugo ve ismini burada zikredemiyeceğim kadar çok büyük yazar...Bu yazarlar içerisinde Camus'nün yeri farklıdır.O yazdıklarını sağlam bir hayat felsefesine dayandıran bir yazardı.Diğer büyük yazarlarda da bir felsefeye dayanan yapıt yaratma vardı ama eserlerine bunu Camus kadar tesir ettirememişlerdir.''Yabancı'' bu tesir örneğine en güzel ve büyük eserdir.''Yabancı'' dan sonra bu tip esere örnek Camus'nün diğer bir romanı olan ''Veba'' dır. ''Yabancı'';hiçlik,boşluk,boşunalık gibi konuları roman tarzında anlatan çok değerli bir eserdir.Durkheim'ın anomisine ve Sarte'ın Ate-Varoluşçuluğuna göndermeler vardır kitabın içersinde.Kitapı başka bir edebi eserle mukayese etmek istersek buna en iyi örnek Ahmed Arif'in ''Hasretinden Prangalar Eskittim'' adlı tek eseridir.Ne alakası var demeyin.Ahmed Arif'in ritm,uyak anlayışı Camus'nün ''Yabancı'' sına benzer.Bir el en sağdayken,diğer el soldaykenken bu eller sonda öyle bir kenetlenir ki romanı illa bir defa daha okumak istersiniz ya da şiiri...Ahmed Arif bunu mısralarda ya da başka biçimlerde şiirinde, Camus ise romanlarında yapmıştır.''Veba'' nın sonundaki süprizi hatırlayın.-bu süprizi özellikle söylemiyorum-''Yabancı'' okuyan insanın hayatında devrim niteliğinde değişiklikler yapacak bir başyapıttır.Bu başyapıt da ancak Camus gibi kendi felsefi,sosyolojik ve insani değerlerine sarılan bir kişi tarafından yaratılabilirdi sadece.Gothe'nin romantizm akımına dayandırdığı ''Genç Werther'in Acıları'' bu türdeki başyapıtlara iyi bir örnektir...