Toplam yorum: 3.284.988
Bu ayki yorum: 6.494
E-Dergi
ruh-u-revan Tarafından Yapılan Yorumlar
Kitabın son sayfasındaki vurucu cümle:
"Tevekkülü tembellikten, namazı ritüelden, cihadı kavgadan, izzeti kibirden, tevazuyu zilletten, şehadeti intihardan, sabrı korkaklıktan, gücü tuğyandan, müzakereyi düşmanlıktan, ihtilafı ayrılıktan, ticareti hileden, sadakati menfaatten ayıramayan cahil ve şuursuz müslümanlar; ne aklî ne de irâdi bağımsızlığa sahip olabilirler.
Hediye edilen bir kitaptı ve ilk etapta okumaya ön yargılı başladığımı itiraf edebilirim.
Yanılmışım...
Bir çırpıda okunabilecek gibi görünmesinin gölgesinde kalmış derinliğin farkına varılmasını temenni ederim.
Sadece 68 sayfalık bir kitap nasıl olurda bu kadar dolu ve derin olur?
Henüz bitirdim fakat yeniden okuyacağım. En baştan, sindire sindire.
Sezai Karakoçu ilk kez bu kitabıyla tanımama mı, geç kalmışlığıma mı, hangisine yanayım?
"Hayat dediğin nedir ki? Anlaşılmaz bir sır.
Kurduğumuz düzen hep öyle sürüp gidecek sanırız. Birden ip kopar, ışık söner, her şey darmadağın olur." cümlelerinin geçtiği, yine yüreğimi burkan bir Mustafa Kutlu hikayesi...
Bir yazı atölyesinde Mustafa Kutlu'nun kalabalık ortamlarda yazdığı ile ilgili bir şeyler söylenmişti. Öyle böyle değil, bildiğiniz gürültülü bir ortamda yazarmış, kahvehane gibi. Doğruluğunu bilemem ama bildiğim bir şey var ise o da insanın türlü türlü şeylerden beslenebileceğidir... Kimini ses, kimini sessizlik pekâlâ besleyebilir.
Şifa olması dileğiyle kitaptan minik bir alıntı;
"Şu bodur elmanın meyvesi kalbi kararmışlara, şu kara kiraz merhametten maraz olanlara, şu sulu şeftaliler ibadetten taatten beri duranlara, şu zerdaliler muratlarına ermemiş gün yüzü görmemişlere, şu ballı incirler de mal hırsından gözü dönmüşlere, diye diye her bir ağacı ziyaret ettik."