Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

Okurmax Tarafından Yapılan Yorumlar

26.11.2025

Bir kişisel gelişim kitabını sevebileceğimi pek düşünmezdim doğrusu. Fakat bu kitabı sevdim. Atomik Alışkanlıklar’ı okumaktaki asıl gayem kötü bir alışkanlığımdan kurtulmaktı aslında ama buna pek katkısı olduğunu söyleyemeyeceğim( bazı küçük püf noktalar var, daha önce zaten denediğim şeylerdi)
Bu kötü alışkanlığıma bir faydası dokunmasa da farklı şeyler kattığını kesinlikle söyleyebilirim. Birçoğumuz bir şeyi yaparken en iyisi olsun, mükemmel yapalım ya da hiç yapmayalım deriz ya. İşte bu konuda ne kadar yanlış düşündüğümü gösterdi mesela. Küçük de olsa, kötü de olsa yap, yeter ki yap, bir adım at, ufacık bir adım…
Ayrıca sonuç değil, sürecin önemli olduğu kanaati. Süreci alışkanlık haline getirip, keyifli kılarsan zaten sonuca ulaşmış buluyorsun kendini.
26.11.2025

Cahillik içinde yaşayan bir toplumda, okuyan ve sorgulayan olmak delilik mi demek?
Yanlış olana, haksız olana göz yummak bizi ne kadar adaletli bir insan yapar?
Peki acıyı yaşamış olmadan tanımlayabilir, üzerine konuşabilme hakkına sahip olabilir miyiz?
Akıl hastanesi doktoru ve hastası arasında geçen diyaloglar ve hikayenin sonunda yaşanan hazin son bu soruların cevabını veriyor olmalı.
Kitap bittiğinde bir durup düşünmenize sebebiyet veriyor.
Tavsiye eder, keyifli okumalar dilerim
26.11.2025

Kusursuz cinayet var mıdır?
Ahmet Ümit’in Başkomser Nevzat karakteriyle kaleme aldığı ilk kitap olma özelliğini taşıyor, Agatha’nın Anahtarı.
Kitaba ismini veren hikayeyle başlıyor ve toplamda 15 farklı vaka ile karşılaşıyoruz. Hepsi birbirinden ilginç, bazıları trajikomik olmakla birlikte, içlerinden bazıları epey etkileyici; Sevgilim Tiner, Davulcu Davut’u Kim Öldürdü?… gibi.
En iyi kitabı mı? Diye soracak olursan, daha iyilerini yazdı tabii ki, ancak kesinlikle şans verip okumalısın derim ben
26.11.2025

Kitapta çeltikçi(pirinç) köy ağalarının, kendi çıkarları uğruna köylülere yaptığı eziyet, atanan kaymakamları bile avuçlarına alıp işlerini yaptırmaları konu alınıyor. Yeni gelen kaymakam ise, sonuna kadar buna karşı mücadele etmeye çalışıyor. Başarılı olup olamadığını, okumamış olanlar için söylemeyeyim. Yalakalık, rüşvet, tehdit, eziyet.. Fazlasıyla toplumsal konuları ele alan bir kitap olmuş. Bir noktada, bir kadın dayanışması vardı ki.. Ahh Zeyno ana! Helal olsun sana dedirtti
Yazarımızın her kitabında böyle mi bilmiyorum ama yerel dil kullanımı çok yoğun. Çukurova insanını kendi ağzından dinliyormuşsunuz gibi oluyor okurken, ki bu keyifliydi bence. Bilmediğim birçok kelime vardı kitapta.
Tavsiye eder, keyifli okumalar dilerim
26.11.2025

Zorlayıcı bir anlatımı var evet bunu kabul etmek gerek, ki “Kırmızı Pazartesi” en kolay okunabilen kitaplarından biriymiş, Marquez’in. Ama sevdim mi? Evet. Diğer kitaplarını da okur muyum? Evet
Kitabın konusuna gelecek olursak; ister bir cinayet meselesi deyin, ister bir namus meselesi, isterseniz de kanıtlanmamış bir suç işlediği düşünülerek öldürülen bir genç… Asıl mesele koca bir kasabanın, cinayeti durdurmak için fırsatı varken, katiller bile neredeyse engellensinler diye uğraşırken, kimsenin hiçbir şey yapmaması.
Yazarımız olayları o kadar detaylı anlatıyor ki; mesela otopsi anlatılırken kendinizi orada o kokunun, o vahşetin içinde hissediyorsunuz. Tavsiye ederim