Toplam yorum: 3.285.281
Bu ayki yorum: 6.807
E-Dergi
Okurmax Tarafından Yapılan Yorumlar
Toplumsal bir çığlığa dönüşen “dans vebası”…
Sefalet ve açlıktan çocuklarını yemek zorunda kalan aileler… Bir yanda din adamlarının/kilisenin sağduyusuz tavırları, bir yanda belediye başkanının uğraşları ve dans vebasına yakalanan halkın hazin sonu…
Fransız edebiyatından, gerçekte yaşanmış bir olayı anlatan, etkileyici, sürükleyici, bazı noktalarda iç kaldırıcı kısa bir kitap.
İlber Ortaylı’yı çeşitli kanallardan birçoğumuz takip ediyoruz malum. Kalemiyle ise daha önce okuduğum “Dakikalar İçinde Atatürk ve Dünyası” vesilesiyle tanışmıştım.
Başta söylemeliyim ki, kişisel gelişim kitapları gibi olacağını düşündüm(kitap ismiyle alakalı olabilir), tabii ki fazlasıyla yanıldım ( Ortaylı’dan bunu beklemem hataydı sanırım)
İçeriğinde tahmin edileceği üzere tarih var(sıkmadan), büyük isimler var, tavsiyeler var(uygulanabilir) Bir de özellikle güzel memleketimiz İstanbul’un eski halleri ve geldiği son durumdan bahsettiği bölümlerde derin bir üzüntü hissettirdi bana.
Bölüm sonlarında verilen kitap listelerini ise çok faydalı buldum. Kısa sürede bitirdim, tavsiye ederim.
Ortaylı’nın bu kitabını da beğendiğimi söylemeliyim. Gezi ile ilgili olan bölümleri fazlasıyla olumsuz eleştiri almış, yapılabilir olmadığına dair. Sanırım bakış açısına göre değişiyor bu. Evet imkan yok, evet maalesef ekonomimizde yapılabilir değil, fakat buraya odaklanmak yerine içinden alınabilecek bilgiler önemli diye düşünüyorum. Sonuçta adam gezmiş, görmüş, kaydetmiş ve paylaşmış. Faydalanmak yerine neden bunu yapalım? Kendi adıma, belki de hiç göremeyeceğim yerleri okuyarak öğrenmiş oluyorum. İstanbul ile ilgili yorumları diğer kitabında da olduğu gibi çok gerçek ve üzücü. Keşke eski İstanbul’u görebilseydik dedirtiyor. Eğitim ile ilgili bölümde ciddi eleştirileri mevcut ve kendisine kesinlikle katılıyorum. Yine bir edebiyat bölümü mevcut, ne kadar donanımlı olduğunu görebiliyoruz, tanımadığım isimler vardı, listeye eklendiler. Bunların haricinde; film, tiyatro, müzik, müzeler, şehirler, sanatçılar, yazarlar gibi kültürel her konuya değinmiş. Tavsiye ederim.
Eser çabuk okunuyor gibi görünse de, vermek istediği mesajın ana hatlarından fazlası olduğunu düşündürdü. İnsanı ikileme düşürüyor gibi.
Söz konusu yahudi tacir olarak tabir edilen Shylock gerçekten kötü müdür? Yoksa kötü olmak zorunda mı kalmıştır? O meşhur pasajında haklı değil midir?
Bu kitap salt iyilik ya da salt kötülük konusunu içimde tekrar tartışmaya açtı. Ya da kötülüğün karşısında yaşanan intikam duygusu nasıl tarif edilir mesela?
Aşk.. Dostluk.. Tragedya.. Bu dramın içinde biraz da komedya.. İntikam.. Irkçılık.. Adalet.. Hepsinden biraz biraz ve bir bütün. Henüz okumamış olanlara kesinlikle tavsiye ediyorum.
Cesurca anlatılmış bir hayat hikayesi. Kadınlar, kadınlarımız… Okumak ağır gelse de tebrik ederim.