Toplam yorum: 3.285.374
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
Okurmax Tarafından Yapılan Yorumlar
Yazarımızın bir tık zorlayıcı bir anlatımı var, karakter fazlalığı mesela biraz dikkat dağıtıcı olabiliyor. Fakat yine de keyifle okunuyor. Tavsiye eder, keyifli okumalar dilerim.
Kitapta çeltikçi(pirinç) köy ağalarının, kendi çıkarları uğruna köylülere yaptığı eziyet, atanan kaymakamları bile avuçlarına alıp işlerini yaptırmaları konu alınıyor. Yeni gelen kaymakam ise, sonuna kadar buna karşı mücadele etmeye çalışıyor. Başarılı olup olamadığını, okumamış olanlar için söylemeyeyim. Yalakalık, rüşvet, tehdit, eziyet.. Fazlasıyla toplumsal konuları ele alan bir kitap olmuş. Bir noktada, bir kadın dayanışması vardı ki.. Ahh Zeyno ana! Helal olsun sana dedirtti
Kitaba ismini veren hikayeyle başlıyor ve toplamda 15 farklı vaka ile karşılaşıyoruz. Hepsi birbirinden ilginç, bazıları trajikomik olmakla birlikte, içlerinden bazıları epey etkileyici; Sevgilim Tiner, Davulcu Davut’u Kim Öldürdü?… gibi.
En iyi kitabı mı? Diye soracak olursanız, daha iyilerini yazdı tabii ki, ancak kesinlikle şans verip okumalısınız derim
Sokratesin kendisine ait yazılı olan hiçbir eseri bulunmamakla birlikte, bu eserde; öğretmen/öğrenci ilişkisi yaşadığı Platon, Sokrates’in idam cezasına çarptırıldığı süreci anlatıyor.
Kitap dört bölümden oluşmaktadır.
Savunmasının son cümleleri:” artık ayrılma vakti geldi çattı, ben ölmeye, sizler de yaşamlarınızı sürdürmeye gidiyorsunuz. Hangisinin daha iyi olduğunu sadece tanrı bilir.” Şeklindeydi.
Okuduğum ilk felsefe kitabı olarak, felsefeye daha yakından ilgi duymama sebep oldu bu eser. Kesinlikle tüm okurlara tavsiye edebileceğim bir kitap. Sokrates’in karşısındakini ikna etmeye çalışırken, bunu çoğunlukla sorular sorarak yapması ayrıca dikkat çeken bir özellik oldu benim için.
O zaman daha çok soralım. Sorular olmadan cevaba ulaşamayız.
Bir kişisel gelişim kitabını sevebileceğimi pek düşünmezdim doğrusu. Daha önceki birkaç deneyimim yarım bırakmakla sonuçlanmıştı. Fakat bu kitabı sevdim. Atomik Alışkanlıklar’ı okumaktaki asıl gayem kötü bir alışkanlığımdan kurtulmaktı aslında ama buna pek katkısı olduğunu söyleyemeyeceğim( bazı küçük püf noktalar var, daha önce zaten denediğim şeylerdi)
Bu kötü alışkanlığıma bir faydası dokunmasa da farklı şeyler kattığını kesinlikle söyleyebilirim. Birçoğumuz bir şeyi yaparken en iyisi olsun, mükemmel yapalım ya da hiç yapmayalım deriz ya. İşte bu konuda ne kadar yanlış düşündüğümü gösterdi mesela. Küçük de olsa, kötü de olsa yap, yeter ki yap, bir adım at, ufacık bir adım…
Ayrıca sonuç değil, sürecin önemli olduğu kanaati. Süreci alışkanlık haline getirip, keyifli kılarsan zaten sonuca ulaşmış buluyorsun kendini.