Toplam yorum: 3.284.424
Bu ayki yorum: 5.930
E-Dergi
Okurmax Tarafından Yapılan Yorumlar
“Kültürel olarak kendisinden üstün, varlıklı kocasının, iki çocuğunun yanında tembel ve mutlu bir korunmuşluk içinde rahat, refah içinde, son derece sakin bir hayat yaşıyordu.” Kitabın ana karakteri Irene, böyle duygular hissettiği bir zamanda, genç bir piyanistle tanışır ve hayatı artık “son derece sakin” değildir.
Aldatma hikayesiyle birlikte yaşanan bazı olaylar karakterimizin büyük bir korku içinde yaşamasına ve hatta onu intihara kadar sürüklemesine sebep olur.
Hemen hemen her Zweig kitabı gibi, bu kitapta sonunda okuyucuyu şaşırtarak bitiyor.
Ben çok beğendim, okurlara tavsiye ederim.
Ölümüne koşan bir adam, kırsalda bir doktor…
Bir gün muayenehanesini, kendisinden yardım isteyen gizemli bir kadın ziyaret eder. Kadının tavrı fazlasıyla kibirlidir, istediği şeyi kabul etmek zordur ve doktor yardım isteğini geri çevirir. Fakat kadın odadan çıktığı anda, doktor derin bir pişmanlık hissine kapılır ve peşinden koşmaya başlar.
Amok koşucusunun ne anlama geldiğini de kitabın içinde öğreniyoruz.
60 sayfa olan bu kitabı tek solukta okuyabilirsiniz. Akıcı, ritmin düşmediği, bir o kadar da duygusal bir eser.
1995 yılında, Portekiz’li yazar Jose Saramago tarafından yazılan ve 1998 yılında Nobel Edebiyat Ödülü alan bu eser bence de ödülü hak ediyor.
4 günde bitirdim ama gerçekten bende bittim, bazı sayfaları okumak ruhen çok zorlayıcı oldu.
Aslında körlük, metaforik olarak kullanılmış bir kelime. Yaşanan olaylar eşliğinde toplumun(insanlığın) içinde var olan dürtülerin ortaya çıkması anlatımı aracılığıyla, toplumsal bir körlükten bahsediliyor.
Bazı sayfalar gerçekten zorlayıcı olsa da, çok beğendiğim bir kitap oldu.
Henüz okumamış olanlara (kaldıysa) tavsiye ederim.
Görmeye başlayan seçmenler ne güzeldiniz.
Başlarda zorladı biraz, dürüst olmak gerekirse sıkıcı bulmuştum, fakat Körlük kitabındaki karakterler de işin içine girince iki kitap arasındaki bağlantıyı kurmak daha kolay oldu. Yazarın dili kullanma şekli, alıştıktan sonra keyifli bile gelebiliyor
Beyaz körlüğün üzerinden 4 yıl geçiyor ve başkentte bir seçim yapılıyor. Bu seçimde oyların büyük çoğunluğu boş oy(beyaz oy) çıkıyor. Bunun üzerine hükümet halkı cezalandırmak için çeşitli yollara başvuruyor. Aynı zamanda kendi içindeki hiyerarşik düzende de sorunlar vuku buluyor. Kitabın sonuna geldiğinizde ise öfkelenmemek elde değil.
Okuyacak olanlara mini tavsiye; önce Körlük, hemen ardından filmi, sonra Görmek sıralamasıyla gidilmeli. Ayrıca benim de başıma geldiği üzre, başlarda sıkılabilirsiniz, pes etmeyiniz180’li sayfalarda sizi tamamen içine alıyor.
Polisiye içinde yasak aşk hikayesi mi?
Tam da yazarımıza yakışır bir tarz. Sadece bununla da kalmıyor; politik konular, örgütler, insan ticareti… kısaca arka sokaklarda yaşanan olaylar ve tabii olmazsa olmaz İstanbul tınıları… Okurken Sedat efendiye söylene söylene okudum orası ayrı. Acınası bir halde olsa bile, yok kabullenebilmem mümkün olmadı yaşadığı duyguları.
Sis ve Gece; Ahmet Ümit’in öykü ve şiir kitaplarından sonra yayınlanan ilk polisiye romanı olma özelliğini taşıyor.
Evet tabii ki biz “başkomiser Nevzat” karakteri severler olarak, her kitapta onu görmek/okumak istiyor olsakta; henüz polisiye okumamış olanlar, bu kitapla başlayabilirler, tatlı bir başlangıç olacaktır. Akıcı bir anlatım… betimlemeler sizi boğmuyor. Kısaca yormadan, keyifle ve merakla okunacak bir eser.