Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570
E-Dergi
KY-398520 Tarafından Yapılan Yorumlar
Hatemi bu kitapta kadın erkek eşitliğinin islami temellerini , örtünmenin kadının aşağılanması gibi aanlaşılmaması gerektiğini belirtmiştir. Ayrıca eşitsizlik gibi görünen durumlarda farklı bakış açısıyla var olan bir bakış açısını sistemleştirmiştir. Çok eşlilik, şahitlik ve miras konusunda her eşitliğin bir adalet olmayacağı görüşünden yola çıkarak kadının ve erkeğin hak ve ödevlerini belirtmiştir.
Fazlurrahman dinin yorumnu inkar etmek dini inkar etmek demek değildir diyerek statikleşen kemikleşen dini anlayışa ters durmuş. Akademik ve çağdaş bakış açısını mantıkla delillendirmiştir. Her alim çağında yanlış anlaşılabilir. Fazluırrahman da sonradan anladığımız yazarlardan. Dini araştırmalrda bulunanlara tavsiye edeceğim bu kitabın çevirisi iyi fakat yine de bazı noktalardaki terimlerde takılabilirsiniz. Eleştiriyorum ve inanıyorum o halde varım
Ankara okulu yayınları ve yazarları dini düşenceye eleştirel bakış açısını yakalayarak, dinin statikleşip kemikleşmesine ve eleştiriye kapalı bir anlayışa bürünmesine karşı durarak dine en büyük hizmeti yapmış olmaktadır. Dinden çıkma korkusunu bir yana bırakıp, ( Dinden çıkmanın sadece tevhidi inkar etme oldugunu bilerek ) Fazlurrahmanın dinin yorumnu inkar etmek dini inkar etmek değil ilkesini göz önüne alıp olaylara bu perspektiften bakmak gereklidir. Ancak o şekilde Ortaçağ Hristiyanlığının düştüğü kaostan kurtuluruz. İlhami Güler de bu kitabında dinlerin özünün İslam olduğunu, yalnızca çağlara göre değişen anlayışın şeriat olduğunu bildiriyor. Dolayısyla sahabi zamanındaki dini anlayışın çağa göre yorumlanacağını belirtiyor. İlhami Güler ayrıca kader konusunda mutezile bakış açısıyla Ehl- sünnetin anlayışını eleştiriyor. Bu noktada kesinlijkle hak vermekle beraber, bazı kaderi alanlarda olaylara sadece akli ve Mutezili bakış açısı zihnimdeki soru işaretlerinin bazılarını gidermedi. Sonuçta alınması ve okunması gerekir. Eleştirel bakış açısıyla
Soner yalcın araştırmacı kişiliğini yine konusturmuş. Bu ülkede tarikatlar , cemaatler konusu asla bitmeyeceği için bu tarz kitapların yeri çok olacaktır. Tolstoy'un deyimiyle en fazla dine zarar veren kişiler onun kendi çıkarları için kullananlardır demektedir. Elbetteki bu insanlar ta peygamber zamanından beri vardır var olacaktır. Ama resmin arkasındaki büyük resmi görelim. Kişilerin, cemaatlerin, şeyhlere değil öze inelim. Kimse masum ve günahsız değildir. Kişlerin kötülüğü dine zarar getirmez