Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

lonelyplanet Tarafından Yapılan Yorumlar

05.11.2008

Ne yazık ki bağlamından koparılmış cümlelerle eleştirilmiş bir kitap. Lütfedilip devamı okunsaydı ve Adanır'ın tüketim toplumu haline gelmiş batının dünyanın geleceği için yeni perspektifler üretebilme kabiliyeti kalmadığını söyleyen baudrillard incelemeriyle tanındığı bilinseydi, aslında bindiği dalı kesen bir eleştiri olduğu anlaşılırdı. Adanır, tam tersine dünya için alternatif açılımları gelişmekte olan ülkelerin yapabileceğini ve bunun için ülkemiz toplumunun önemli tecrübeler taşıdığını ve buna aday olabileceğini söylüyor. "Çünkü Türkiye'de yaşayan insanların birlik ve beraberliği pek çok "birlik" ve ülke için potansiyel tehdit teşkil etmektedir. ... Çünkü bölge coğrafyasından başlayarak, dünyadaki dengelerin değişmesine yol açabilir ...Daha demokratik, daha refah, daha barışçıl, uzlaşmış bir türkiye, bir çok ülkede mevcut düzenin değişmesine, başka toplumlar ya da kimi kesimlerin refah seviyelerinin büyük ölçüde düşmesine yol açabilir."
İşte başka bir cümle: "Biz, içinde yaşadığımız toplumun hem çok sıradan hem de çok önemli özelliklere sahip bir toplum olarak düşünüyoruz. Bu birbiriyle çelişkili görünen düşünce bu toplumun geçmişi incelendiğinde birebir doğrulanmaktadır. Anadolu toplumu son yediyüz yılda dünyada az görülen bir sentez gerçekleştirmiştir. ... Anadolu toplumunun da dünyaya öğreteceği bir şeyler, önerebileceği kimi düşünceler vardır. Bunlara yepyeni bir görünüm kazandırmak yerine, bozmak ya da yok etme girişimlerinde bulunmak Türkiye'yi dünyanın ikinci sınıf toplumları arasında kalmaya mahkum etmek demektir." İşte yine başka bir cümle: "... batılı araştırmacıların Osmanlı'ya bakışlarınan yola çıkarak bir değerlendirme yapmakta ve doğal olarak eksik ve yanlış sonuçlara varmaktadır." Görüldüğü üzere yapılan eleştiri(?) külliyen haksız, yersiz ve kesinlikle okunmadan yapılmış bir eleştiridir.
Oğuz Adanır nadir bulunabilecek bir bakış açısı ve entellektüel derinlikle konulara yaklaşmakta iken bu nevi bir eleştiri(?) (saldırı), kitabına "anlamsız düşünceler" ismini koymasındaki sitemi ne kadar da iyi açıklıyor...
03.11.2008

Kolay inanmak bir erdem midir? Neden bütün dinlerin mensupları, kendilerine bulundukları din içinde yarattığı için Tanrılarına şükür ilahileri, dualar okur? Tanrı'nın yokluğu, daha doğrusu evrende veya evren dışında herhangi bir yerde bulunabilecek herhangi bir şeyin yokluğu ıspatlanabilir mi? Bir Tanrı'ya inanıyorsanız inandığınız Tanrı'nın, bulunduğunuz din içinden bakışla kafir saydığınız diğer dinlerden üstünlüğüne nasıl vardınız? Ya sizin Tanrı'nız yanlışsa? Bütün din mensupları bunu düşünebilseydi İsrailde bombaların üzerine nefret yazıları yazan çocuklar olurmuydu? "İnanma" haline nasıl ulaştınız? Çocuklukta yerleştirilen tümdengelimci bir şartlanmayla mı, yoksa araştırmaya dayanan bir çeşit tümevarım metoduyla mı? Tüme varma yöntemi olmaksızın elinizde olduğunu iddia ettiğiniz bir "kesinlik", kendi kendinin ıspatı mı olmaktadır? Bu ve benzeri bütün sorular için cesur olmak gerek... Bu soruları içinde bulunduğunuz düşünce evreninden dürüstçe yanıtlamak için yeterince cesur ama yanıtlarınızın doğruluğunu dürüstçe test etmek için değilseniz bu kitabı okumayın.
03.11.2008

Sagan sadece okunmamalı, daha çok okunmasının yolları açılmalı. Gelişmiş Batı üstünlüğünü bu gibi bilim insanlarına borçlu ama ne yazık ki bu insanların merhametli düşünce evrenleri belli ki bilimleri kadar saygı ve itibar görmüyor. Belki ve insanlık adına umarım ki bunu şu an gelişmekte olan ülkelerin aydınları başarır.
03.11.2008

Bence böylesi bir kitabı okumadan Peygamberler hakkında fikir yürütmek büyük bir eksiklikmiş. Şükür ki böyle kitaplar yayınlanabiliyor ve ne yazık ki böylesi kitapları müslüman dünyadan yazabilen pek çıkmıyor.
03.11.2008

İşte size yeni şeyler söyleyen birisi... Daha önce söylenmemiş, tahrik edici ve her satırı dolu bir külçe beyninize saldıracak. Ama bu sefer uyandırmak için... Bu kitabın kast ettiklerini düşünce listenize eklemeden modern toplumu anlamaya çalışmak en azından bizim düşünce evrenimiz için nakaratlar dizisine bakma gibidir.