Toplam yorum: 3.284.917
Bu ayki yorum: 6.423

E-Dergi

Ahbaril Tarafından Yapılan Yorumlar

17.04.2010

Yolculuğumuzun en heyecanlı ve en keyifli noktası…

Çünkü artık Ceyşül-Şer’e karşı mücadele hazırlığına girişmiş azimli öğrenciler ve okulları var: Hizmetkarlar Okulu…

Zamanı, mekanı, imkanı ve imkansızı altüst eden bir okul: Hizmetkarlar Okulu…

Harükulade olayların gündelik bir hal aldığı, her gününde, her dersinde ayrı bir heyecanın yaşandığı muhteşem bir okul: Hizmetkarlar Okulu…

Diğer yandan, Hizmetkar ve Yağmur’un peşine düştükleri çok önemli bir kitap: Pindaros’un Kitabı…

Azâzil’in, kendisine inanan bir kavme, peygamberlerinin kanıyla yazdırdığı, içinde şeytanî güçlerin tüm sırlarının yer aldığı, Deccal’in eline geçmeden mutlaka yok edilmesi gereken bir kitap: Pindaros’un Kitabı…

Yağmur’un bu uğurda çıktığı, Azâzil’e, Lanetliler Ülkesi’ne, Karanlık Diyar’a giden bir yolculuk: Kılıcın Bekçileri…
17.04.2010

Yolculuğumuz Kara Kutu Dünyası’na doğru devam etti…

Hizmetkar ve sadık öğrencisi Yağmur, televizyon dünyasının içine daldılar…

Azâzil ve şer ordusunun, televizyonu bir silah gibi kullanıp insanları nasıl gafil avladıklarına şahit oldular…

Toplumu bugünkü manevi sefalete sürükleyişine, seyircisini hipnotize ederek bilinçaltına nasıl ulaştığına, en masum çizgi filmlerde bile hangi ahlaksız dolapların döndüğüne üzülerek tanık oldular…

Bilimkurgu tadında bir mücadele sonrası muhataplarını Kara Kutu Dünyası’nın esaretinden çekip kurtardılar…
17.04.2010

Yolculuğumuzun başladığı yer…

Sıradanlığın ve aynılığın kurbanı olmuş hayatlarımıza bir anlam katmaya geldi Hizmetkar…

İçinde bulunduğumuz ama habersiz olduğumuz bir savaştan haberdar etti bizleri…

Kur’an’da hakkında “O sizin apaçık düşmanınızdır. O halde siz de ona düşmanlık edin!” denilen ilk şeytan Azâzil ve ordusu Ceyşül-Şer’i gösterdi bizlere…

Cehenneme giden yolculuğunda zavallı insanları hangi vaatlerle kandırıp peşine taktığını gösterdi…

Sonra, onun içimizdeki casusu olan Başvezir Nefis Efendi’ye dikkat çekti…

Bizi tuzağa düşürmek için beraberce nasıl çalıştıklarını anlattı…

Ve sağ olsun bizleri Gaflet Mağarası’ndaki derin uykumuzdan uyandırdı…