Toplam yorum: 3.285.218
Bu ayki yorum: 6.744

E-Dergi

KY-402406 Tarafından Yapılan Yorumlar

18.02.2010

"Bismillah Hotel" ile beraber,bende bambaşka hissiyatlar uyandıran Hakan Albayrak kitabı.Müthiş bir hızla başlayan ve anında biten bu muhteşem kitap,Hakan Albayrak'ın ve onun güttüğü davanın idraki içinde "olmazsa olmaz" nevinde.Albayrak'ın köşe yazılarını düzenli takip etseniz de,katıldığı TV programlarını izlesenizde yetmez.Onu anlamak için "Bismillah Hotel" kadar "Ebuzer"i de okumalısınız.

İthaf olunanlar arasında kim yok ki? Mehmet Efe,Mustafa Karaalioğlu,İbrahim Kiras,Mevlana İdris,Sadık Battal,Selahattin Yusuf,(rahmetli) Hamit Can,Bülent Yıldırım,Murat Menteş ve hatta Marilyn Buck v.s. Ebuzer yolunun "çağdaş" yolcuları olarak zikredilen isimler...Yolculuk Anadolu'da bir şirket patronunun ofisinde başlayıp,"toprağa yakın bir cami" arayışı ile son buluyor.Bu arada ABD'ye,Fransa'ya,Pakistan'a da uğranıyor tabi...

Arada bir kapak resmindeki motorsikletin sepetinde olmayı düşlediğim oldu okurken.

Mutlaka okuyunuz.
18.02.2010

Hakan Albayrak'ın gezi notlarından müteşekkil bu eserini,farklı kültürlerin,bulundukları coğrafyalarda,İslam ile yoğrulmuş halini görmeye iyi bir yardımcı olacağı kanaatindeyim.Farklı ülkelerde İslam'ın ne şekilde yaşandığını,Müslüman olmayan bazı beldelerdeki İslam eserleri ile alakalı hoş ayrıntıları merak edenler için harika bir eser.

Bir kısmını daha evvel köşe yazılarında okumuştum.Hepsini topluca,böylesine hoş bir anlatımla bulmak ise sevindirici olduğu kadar ufuk açıcı.Bir solukta bitirecek kadar da hacmi küçük.

Hacmin küçük olmasının olumlu ve olumsuz etkileri var.Olumlu olanı,gözünüzde büyümemesi,bir çırpıda bitirmeniz ve tabii kısa ve öz olması.Ancak diğer taraftan,keşke daha uzun olsaydı diyor insan.Ya da en azından daha farklı yerleri de anlatsaydı...

İnşallah Hakan Albayrak abimiz daha çok gezer de,daha farklı yerlerden edindiği izlenimleri,bu kitaptakileri de ekleyerek,daha kapsamlı bir eseriyle bize sunar.
09.02.2010

Dilbilim ile ilgili hoş ipuçları bulabileceğiniz bir eser.Akif Beki'nin Tayyip Erdoğan'ın geçmişi,üslubu ve konuşmalarının içeriğinden hareketle,nasıl bir tarzı olduğunu özetlemiş.Kısa bir kitap olmasına karşın,dilbilim ile alakalı bolca örneğe yer verilmiş.Verilen örneklerin bazıları da Tayyip Erdoğan üzerinden izah edilmiş.

Bir arkadaşın yorumunda yazdığı üzere,kimseyi ilahlaştırma falan sözkonusu değil.Ebcetle açıklanan herhangi birşeyi ilahlaştırmaya yormak pek sağlıklı olmaz.Hurufiliği moderniteye kurban etmek ise hele büyük yanlış olur.
09.02.2010

Önden Giden Atlılar'ın,geriye dönemeyenlerini anlatıyor temelde bu eser.Ve "Süvarisiz Küheylan" da bunu gayet güzel anlatıyor.

Önsöz'ü Yavuz Bülent Bakiler'in kaleme aldığını görünce dayanamadım,okudum.Bakiler'in de bahsettiği,devrik cümlelerle yazılmış hikaye tarzını sevmediğim halde,bu kitap konusu itibariyle insanı kendisine bağlıyor.Öylesine akıcı ve duygu yüklü ki...
09.02.2010

Aragones'un dediği gibi,"Dünya'nın en güzel aşk hikayesi!".Usta Aytmatov'un elinden çıkmış en güzel eserlerden birisi.

Bu tarzdaki hikayeler genelde karakterlerin birisine ya da bir kısmına merhamet hissi uyandırarak okuyucunun ilgisini çekmeye çalışır.Hatta günümüz ortalama televizyon izleyicilerinin dizilerce düşürüldüğü tuzak,aslında çok daha eskilerde yatan bu gelenekten ileri gelmekte.Kadınları şaşaa,erkekleri ise serüvenle ağa düşürmek mümkün.

İşte bu anlayışa ters olarak Aytmatov'un eserlerinde(Al Yazmalım'da da mesela)saf aşkı buluyor insan.Sadece aşkı hissediyor.Merhamet ya da hüzün o kadar sönük kalıyor ki aşkın baskınlığı karşısında...

Mutlaka herkesin okuması gerektiğini düşünüyorum.Muhteşem bir klasik.