Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

KY-402406 Tarafından Yapılan Yorumlar

12.08.2010

Kesinlikle muhtesem bir kitap!Ciltler dolduracak icerigi 95 sayfaya sigdirmak...Olaganüstü bir basari. Bu kitap sadece bir cocuk kitabi degil,yetiskinlerin cocukluguna dair...Ve tabii cocuklar icin de.Mutlaka kücük,büyük herkesin okumasi gereken bir kitap. Yalin anlatimi,Exupery'nin elinden cikma suluboya resimleri ile Kücük Prens'in kücük dünyasinda siz de yer edinmek isteyeceksiniz.Kücük Prens bir basucu kitabi,asla bir kere okunup kenara atilmayacak bir kitap. Konusu ise;bir göktasinda yasayan Kücük Prens'in dünyaya,hem de bir cöle inene kadar yasadiklari,ve cölde karsilastigi pilot ile dünya üzerine sohbetleri. Yazar Exupery'nin yazarlikta ulastigi zirvedir Kücük Prens.Yazarin hayatina dair de bolca ayrinti icerir.Yazar ayni zamanda pilottur ve bir dönem cöllerin üzerinden de ucmustur.Kitabi okuyunca bu ayrinti da ilginizi cekecektir. Defalarca okunacak,her okunusta daha cok hissedilecek bir kitap.Su gibi iceceksiniz ve su icmenin kiymetini dahi bu kitaptan ögreneceksiniz.
12.08.2010

Küçük Prens'den sonra "hafif" kalan bir kitap Martı.Bana kalırsa da kıyaslanılan Simyacı ya da Küçük Prens'in yanından geçemez. Kişisel gelişim kitaplarının tortusu,Martı'yı da kaplamış.Özgüven pompalama,sürekli ezilmiş tiplerin aslında yitik birer "harika" olduğu hususunda onları inandırma,varolan ve geçmişten gelen tüm değer yargılarını inkar etme ve bunu meşru kılacak sebepler sunma Martı'nın özeti aslında. Güzel olan yanlar yok mudur?Elbette var.Sözgelimi Martı'nın sevdiğini yapmadaki azmi ve buna teşvik güzel.Yahut bir hususta ideale varılamayağı,ideale doğru sedece yol alınabileceğini tekrar etmesi de gerçekten takdir edilmeli. Öte yandan bireylere "kendinle alakalı kararlarda en doğruyu sen bilirsin" dayatması ise sonu hedonizme gidecek kadar tehlikeli bir söylem. Martı "naif" bir eser olarak ele alınırsa olumlu tarafları daha "elle tutulur" hale gelir.Yoksa eğer "şeytanın fısıltıları" olarak nitelendirilecek kişisel gelişim safsatasına çanak tutmak suretiyle yanlışlara vesile olabilir.
12.08.2010

Hakan Albayrak'ın Sezai Karakoç'a ait "Dicle-Fırat Federasyonu" fikrini temele alarak,İslam Birliği'ne giden yolda ilk adım gördüğü "Türkiye-Suriye Birliği" ne dair düşünceleri,bu hususta gerçekleştirdikleri(onun ve mensubu olduğu kuruluşların) ve Suriyeli veya diğer Arap Ülkeleri'ne mensup isimlerin düşüncelerinin yer aldığı toplama bir eser niteliğinde. İslam Birliği'ne çekirdek olarak evvela Suriye ve Türkiye'nin birleşmesinin hangi tarihi ve reel politik dayanakları olduğuna dair ufuk açıcı bir eser.Türkiye'nin özellikle bu günlerde "eksen kayması" adıyla anılan değişimini doğru okuyabilme,ideolojik saplantılardan arınma adına kesinlikle okunması gereken bir eser.
12.08.2010

Birçok yerde "hayal kırıklığı" kelimesi ile özdeşleştirilmesi,girişilen devasa reklam hareketi ve üzerinde şüphe uyandıran "uluslararası bestseller" ibaresine rağmen edindim.Açıkçası hiç mi hiç pişman değilim. Kayıp Gül,kesinlikle Küçük Prens ya da Simyacı'nın muadili değil.Fakat kıyaslanılan kitaplardan Martı Jonathan Livingston'dan ise çok daha iyi. Kitapta bazı atıflar zorlama olmuş,hikaye kurgusu içinde sırıtmış."Neotasavvuf" soslu ifadelerine ise katılmakla beraber,kişisel gelişim safsatasına iyi bir alternatif olacağını düşünüyorum.Ehven-i şer babında. Yine de birçok ülkede bir Türk yazarın kitabının okunması,bu kitapta düpedüz Türkiye reklamı yapılması ise kitabın ikincil ve fakat mühim etkileri arasında sayılabilir. Hikaye akıcı ve finali vurucu.Reklamı da iyi yapıldı.Çok satan bir kitaba dair herşey mevcut. Yabancı biri yazsa elinden öpeceklerin,sadece Türk yazıyor,Timaş yayınlıyor diye bu denli karşıt olması anlaşılır değil.Bu aşağılık kompleksi ile Serdar Özkan'ı harcarız ancak Tekrar etmek gerekirse,Küçük Prens veya Simyacı ile kıyası hatadır.Bu ayarda bir kitap beklerseniz hayal kırıklığına uğrarsınız.Fakat yine de tavsiye edilecek kadar iyidir.
03.06.2010

Sıcacık,müthiş bir kitap.Sultanov "İki devlet tek millet!" sözünün kesinlikle hamasetten uzak olduğunun delili bir eser kaleme almış.

Hikayelerde darb-ı mesel tadında sözler var.Bunların birçoğu da koyu renkle basılmış.Bu yönüyle -kişiye göre değişmekle beraber- olumlu ya da olumsuz ele alınabilir,ancak ben o koyu yerleri iple çektim.

Bu kitabı neden aldım,kim tavsiye etti hatırlamıyorum.Ancak iyi ki almışım,iyi ki Firuze'yi tanımışım.İyi ki Azeri gencin babası ile anılarını,ben de annesi ile beraber öğrenmişim.İyi ki Sultanov bunları yazmış da bizi bu denli memnun,mutlu etmiş.

Mahremiyet Hırsızı'nı mutlaka okuyun,okutun.