Toplam yorum: 3.284.714
Bu ayki yorum: 6.220
E-Dergi
YSAltun Tarafından Yapılan Yorumlar
Filmlerinden duyarak aldığım bu kitaptan üstelik bir de yazarın okuduğum ilk kitabı olması nedeniyle büyük beklentilerle okumaya başlamadım Solaris'i.
Ne zaman ki sayfalar ilerlemeye başladı, kendimi normalde hayal bile edemeyeceğim bir durumda düşlerken ve kimi zaman göğsüm daralır kimi zamansa rahat bir nefes alır vaziyette buldum.
Temelde kitap; Solaris isimli bir gezegendeki dünyalı astronotların yine bu gezegenin farklı yaratıları aracılığıyla kendi yargılarıyla, yaptıkları ve yapamadıklarıyla yüzleşmelerini konu alıyor.
Kitap pek çok şekilde tutarlı ve gerçekçi olma çabası güdüyor ve bana kalırsa bunu da başarıyor. Yazarın kendi fikirlerini bir temele oturtma çabasını gördüğünüzde ciddiye alınmış hissediyorsunuz.
Kimi kısımlarda kitap sizi fazla detaya boğabiliyor ve böyle yerlerde ufak kopmalar olabiliyor haricinde çok sürükleyici ve enfes bir kitap.
Ayrıca belirtmek gerekir ki kitabın tasarım olarak sunumu şahane. Rafımda bulunmasından mutluluk duyduğum bir kitap.
Dune serisinin 4.eseri olan bu kitap birçok açıdan insanı büyüleyen bir anlatıya sahip. Kitap temelde 2.Leton'un yönetim ve yaklaşımları gözünden dünyamızın işleyişini anlamamızı istiyor.
Herbert gerçekten olaylar ve düşünceler arasında muazzam bir uyum sağlayarak bu kitabı bize sunmuş. Kitapta ağır da sayılabilecek felsefi metinler, devlet yönetimine dair fikirler, insanoğlunun davranışları üzerine tartışmalar sürerken bir yandan da bunların ağırlığı altında ezilmekten sizi koruyan sürükleyici bir olay dizisi sürüyor.
Bu seriyle ilgili beni en heyecanlandıran şey her kitapta aslında çok farklı bir olay dizgisi sunuyor oluşu, bu kitapta da önceki 3 kitaptakine benzemeyen farklı bir hikaye bizi bekliyor. İnsan kendine, acaba sonraki kitapta ne anlatılacak diye sormadan edemiyor.
Kitabın benim 5 vermemi engelleyen özelliği ise bazı noktalarda kitap anlaşılamıyor belki de yazar aslında bir şey anlatmıyor. Böyle zamanlarda kendimi kitapla bakışırken buluyorum ve bunu sevmiyorum.
Serinin bu kitabı "Kendi kendini gerçekleştiren kehanet" konusunu temele alıyır. İlk kitaptan farklı olarak olaylar en ince ayrıntısına kadar anlatılmadan dahası pek çok olayın üzerine durulmadan geçiyor. Bunun sebebini aslen 3.kitabın sonuna doğru ancak anlıyorsunuz çünkü yazarın evrenle ilgili başka planları var ve yazar zaten evrenin temellerini attığı için daha çok düşünsel, felsefi bir anlatıya doğru kaymaya başlıyor. Kimileri bunu beğenmeyebilir lakin Dune serisi klasik bir olay kurgusu değildir. Seri; içinde bulunduğumuz sistemi, teolojik bazı problemleri, kader kavramını, politikayı ve bireyi anlatıyor. Asıl endişesi insanı ve insan kitlelerinin davranışlarını anlatmak ve açıklamak. Diğer kitaplardan görece kısa olup biraz daha hızlı ve üstünkörü işlenmesi kitabı bitirdiğimde beni sinirlendirmiş olsa da şu an bu anlaşılır geliyor. Nitekim bitirdikten hemen sonra 3 vereceğim bu kitabı şu an 4 olarak görüyor ve ilk kitaptan zevk aldıysanız bu kitabı da almanızı tavsiye ediyorum.
İlk kitapta kurulan harika evrenin üstüne ikinci kitapta yoğunluğu artan soyut anlatının daha da baskın bir hâle geldiği serinin bu kitabını okurken kesinlikle çok keyif alacaksınız.
Kitap Paul'un ikiz çocuklarını ve imparator Shaddam'ın torunu Farad'n üzerinden zaten hakim olduğumuz Dune evrendeki çatışmaları anlatıyor. Benim için kitabın en keyifli kısımları karakterlerin fikirler, olanlar ve olması gerekenler üzerine sürekli tartıştığı kısımlar oldu. Öyle ki bence kitap bir roman olmanın yanında dünya üzerine oldukça güzel çıkarımlar yapmanıza önayak olacak bir düşün kitabı görevi de üstleniyor. Eğer ki beğendiğiniz cümlelerin altını çizme huyuna sahipseniz kitapta hayli çizik bırakacağınızı söyleyebilirim. Gelgelelim neden 5 değil de 4 puanı bu kitaba layık gördüğüme. Kitabı her ne kadar keyifle okusam da bazı noktalarda kitabın ilk kitaptaki detaylı anlatımı barındırmadığını ve evrende sağlanmaya çalışılan oturaklı yapıya uymayan kısımlar olduğunu düşünüyorum.
Hayatta bir arayış içinde olanlara mutlaka tavsiye edebileceğim gerçek manada okuyucuya arkadaş olan bir kitap.
Yalnız kitap uzun cümleleriyle sık sık başvurduğu karışık benzetmeler ve kompleks paragraf yapılarıyla okurken bir hayli yorucu olabilir. Henüz okuma serüveninizin başlarında iseniz bu kitabı biraz daha geleceğe ertelemenizi tavsiye ederim.
Kitap konu olarak kendini aramış ve bulduğunu sandığı şeyden memnun olmamış bir adamın tekrardan bir düşün yolculuğuna çıkmasını ele alıyor.
Bu yönüyle özellikle kitabın ilk yarısında depresif bir anlatıyla karşılaşacak ama kalan yarısında hayat yolculuğunuz için kafanızı oldukça iyi fikirlerle hoşbeş ederken bulacaksınız.
Son bir tavsiye olarak kitabın henüz başlarındayken ana karakter ile "ben de böyleyim" tarzı bir benzeştirmeye gitmenizi tavsiye etmem zira bu sizin kolaylıkla kendinizi yanlış değerlendirmenize neden olabilir.