Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Şenay Gemeç Tarafından Yapılan Yorumlar

16.10.2007

Girdap, 2 nci Dünya Savaşı sonrası Pasifik Okyanusu bölgesinde Hawai açıklarında okyanusun ıssız sularında kaybolan esrarengiz gemileri başlangıç yaparak olaylar gelişmekte ve Starbuck adlı Amerikan nükleer denizaltısının kaybolması ve bütün aramalara rağmen hiçbir ize rastlanmaması, olayın tam bir esrar perdesine bürünmesine neden olmaktadır. Romanın kahramanı Dirk Pitt, Ulusal Sualtı ve Denizcilik Örgütü (NUMA) Özel Projeler Müdürü olup, tatil maksadıyla Hawai’de plajda dinlenirken nükleer denizaltı Starbuck’un haberleşme kapsülünü bulur ve bir anda kendini olayların içinde bulur. 101 nci Kurtarma Filosuna kapsülü teslim etmesiyle birlikte nükleer denizaltı ile ilgili ilk ipucu yakalanmıştır. Olayların bu şekilde gelişmesi Hawai’nin 600 mil açığında kayıp Kanoli adası efsanesi ile bütünleşecek şekilde devam eder. Birbirini takip eden olaylar neticesinde Dirk Pitt, Kanoli adasının okyanusun yüzeye yakın bölümünde oluşan bir sualtı yanardağı olduğunu ve 2 nci Dünya Savaşı sonrası silahlanma yarışından korkan iki bilim adamının burayı keşfederek kendi uzmanlıklarını kullanarak bir yeraltı dünyası oluşturduklarını, bunlardan Dr. Lavella hidrolojik konusunda uzman bir fizikçi, Dr. Robelman’ın insanların sudan oksijen alabilmelerini sağlayacak mekanik bir solungaç sistemini icad eden ünlü bir cerrah olduğunu düşünerek bölgede oluşan garip olayları çözmenin ilk adımı atar.
Kanoli yer altı dünyasında kurulan bu şebekenin bölgeden geçen gemileri ele geçirmeleri, isim ve mürettebat değiştirerek ticarete yeniden başlamaları daha sonra aynı bölgede batırılarak sigorta şirketlerini dolandırmalarını usta biçimde kaleme alan yazar, sonunda 101 nci kurtarma filosunun içindeki casusları da ortaya çıkarmak suretiyle 30-40 yıl süren esrarengiz olaylar zincirini sona erdirmektedir. Okuyanlara sürükleyici ve merak dolu bir ortamda sunulan kitap her türlü problemin çözüldüğü bir yarı mutlu sonla nihayet bulmaktadır.
16.10.2007

Ünlü polisiye romanları yazarının katıldığı toplantıda bir kadın, yazarın vaftiz anneliğini yaptığı Celia hakkında, soru sorar. “Celia’nın annesi mi babasını öldürdü, yoksa babası mı annesini?” Kadının (Burton-Cox) oğlu (Desmond) Celia ile evlenmek istemektedir. Desmond’a 25 yaşından itibaren kendisinin olacağı bir servet kalmıştır. Burton-Cox oğlunun kendisinin bulacağı ve kontrol edebileceği birisiyle evlenmesini istediğinden üvey oğlunun Celia ile evlenmesini istememektedir.

Celia’nin annesi ve babası on iki sene önce evlerinin yakınında babasının silahı ile ölü olarak bulunmuştur. Polisin o zaman yaptığı araştırmada silahta her ikisinin de parmak izi olduğundan intihar ettiklerine kanaat getirilmiştir.

Yazar bu olayı açıklığa kavuşturmak ister. Yıllardır dost olduğu Belçikalı dedektife (Poirot) konuyu açar. Birlikte ne yapabileceklerini değerlendirirler ve dedektif polis kaynaklarından, yazar da aileyi önceden tanıyan kişiler ile ilişki kurarak yıllar önce olmuş olan olayı aydınlatmaya çalışırlar.

Araştırma ve incelemeler neticesinde, Yazar ve dedektif intihar eden çiftin (Bay ve Bayan Ravenscroft) köpekleri ile Bayan Ravenscroft’a ait dört adet peruktan istifade ile olayı çözerler.

Bay Ravenscroft, Bayan Ravenscroft (Margaret) ile evlenmeden önce Margaret’in kardeşi Dorothea’ye aşık olmuş. Dorothea’nin dengesiz davranışlarından dolayı Margaret ile evlenmiştir. Dorothea bu zamandan itibaren karı kocaya kin duymaya başlamış. Akli dengesi bozulmuş ve uzun süre hastanede tedavi görmüştür. Dorothea, Margaret’ten devamlı nefret etmiş. Margaret’te aksine Dorothea’ya karşı sevgi beslemiş, devamlı koruyup, kollamıştır. Dorothea, Margaret’lerde kalmaya başlamıştır. Bir gün beraber yürüyüşe çıkmışlar ve Dorothea, Margaret’i taşlara vurarak ölümüne neden olmuştur. Margaret kardeşinin cezaevine girmemesi için kocasından ricada bulunmuştur. Kocası da karısının bu son isteğini yerine getirmiştir. Dorothea, Margaret’in yerini almış, bu acıya dayanamayan Bay Ravenscroft önce Dorothea’yi sonradan kendisini vurarak intihar etmiştir.

Anlatım süper.
16.10.2007

Birinci Dünya Savaşı ile birlikte Osmanlı Devleti eski gücünü,heybetini kaybetmeye başlamış,isyanlar ve işgallerle zayıf duruma düşmüştür.Kitapta , bir Anadolu kasabası olan Akşehir'den yola çıkılarak ,kurtuluş mücadelesinin bir bölümü anlatılmaktadır.Olaylar Akşehir’in bir kasabasında başlar ve gelişir.Vatan ve millet sevgisi bu küçük kasabada çok güzel anlatılmıştır.Mutlaka okumanızı tavsiye ederim.
11.10.2007

Eserde yabancı kelimeler olmasına rağmen dili sadedir ve anlaşılmaktadır. Fakat cümleler genellikle uzun kurulmuştur. Bu yüzden bazen anlam karmaşasına yo açabilmektedir. Konular ve olaylar uzatılarak dolambaçlı şekilde anlatılmıştır.
11.10.2007

Çocuklar başarısız olamazlar, bizler tarafından adeta başarısızlığa itilirler. Aslında her çocuk keşfedilmeyi bekleyen gizli bir hazinedir. Azimli, inançlı, kararlı, idealist kaşiflerle karşılaşmayı bekleyen hazineler... Ne kadar üzücü ki bu karşılaşmayı gerçekleştiremeyen öğrenciler. Zaman içinde ilgi ve isteklerini yitireceklerdir. Kaybedeni oynamaktan başka çareleri yoktur onların.
Anne ve Babalara tavsiye ederim.Çocuk eğitimine faydalı bir ktap.