Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
Şenay Gemeç Tarafından Yapılan Yorumlar
Türkiye Cumhuriyetinin (1928’den sonra) siyasi ve ekonomik tarihe ışık tutabilecek birçok anıdan oluşan bir kitap.
Anlatımlarda TSK personelinin maddi olarak çektiği sıkıntı sık sık dile getirilmektedir. 27 Mayıs sabahı Albay Alpaslan TÜRKEŞ Ankara Radyosundan tüm Türkiye’ye ihtilali bildirmiştir. Müteakip günlerde milli birlik komitesi adı altında kurulan kurum yönetimi eline almıştır. 27 Mayıs haricinde kısa bir süre içerisinde daha başka ihtilal denemeleri yapılmış fakat başarılı olunamamıştır. Adnan MENDERES idama mahkum edilip infazı gerçekleştirilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti bu dönemde istiksarsız yönetimlerle vakit kaybına uğramıştır. Parti menfaatleri ülke menfaatlerinin üzerinde tutulmuş, şahsi menfaat ve çıkarlar uğruna Türkiye Cumhuriyeti vakit kaybına uğramıştır. Bu tür hadiseler dış ilişkilerde ülkenin ulusal kayıplara uğramasına neden olmuştur.
Tavsiye ederim.
Kitap Dünya Üzerinde Vazgeçemeyeceğimiz İnsanlar Olan Annelerimizin Değerlerini anlatmaya çalışmıştır.Farklı bir anlatım tekniği kullanmış yazar.
Kitapta anne sevgisini, Annelerimizin gücünü, onlara ne kadar çok güvenebileceğimizi anlatan ve destekleyen sözler mevcuttur. Ayrıca kitapta annelerimizin bizleri dünyaya getirdikten sonra yetişkin bireyler olarak topluma kazandırmak için yaptıkları ve katlandıkları sıkıntıları anlatan sözler bulunmaktadır.
Kitap çeşitli yazar, oyuncu, düşünür ve ünlülerin anneleri ile ilgili düşünceleri ile başlamaktadır.
Annelik üzerine yazılmış bir kitap.
Kişilikli ve özgün bir yaşama kendini adayan kişilere doğuştan gelen AİT OLMA (Bireyin kendisi için önemli gördüğü kişiler tarafından tanınmayı, kabul edilmeyi, sevilmeyi, özlenmeyi, değerli bulunup güvenilmeyi istemesi) ve BİREY OLMA (Bireyin kendisinin kendi gözünde varolması: “Ben varım, ben doğalım, ben sevilmeye layığım, ben güvenilirim” duygusuna ulaşmak istemesi) gereksinimlerinin dengelenmesi hususunda bazı gerçeklerin farkına vardırmak amacıyla hazırlanmış ve kişisel gelişimde çok faydalı olacağına inandığım okunması gereken kitaplar arasında yer alan akıcı bir eser.herkese tavsiye ederim.
Jody Salinas kasabasında bir çiftlikte çiftçilik yapan annesi-babası ve çiftliğin kahyası ile beraber yaşamaktadır. Bir gün babası ve kahya kasabadan al renkli bir midilli atıyla dönerler ve at Jody’ye hediye edilir.
Jody ata bölge dağlarının adı olan Gabilon ismini verir. Gabilon artık Jody’nin hayatında çok önemli bir yer tutmaktadır. Okulu dışında bütün zamanını atıyla geçirir. En büyük yardımcısı da çiftliğin kahyası Bill Buck’dır. Tayı eyer ve geme alıştırmak çok zamanlarını almıştır. Jody’nin tek hayali bir an önce atına binebilmektir. Jody’nin okulda olduğu bir gün yağmurun altında kalan atı hastalanır. Kahya ve Jody atın hastalığı ile ilgilenmeye başlarlar ama tay günden güne kötüye gitmektedir. Jody artık atın yanında yatıp kalkmaya başlar. Bir gün ahırda hasta tayını göremez. Onu aramak için fırlar ve bir süre sonra üzerinde birkaç akbaba ile onu görür. Öfke ile bir akbabayı yakalar ve onu öldürür. Gabilon ise çoktan ölmüştür. Kahya Bill bütün bu olanlardan kendini suçlu hissetmektedir.
Kitap kahramanı jody nin değişik ve birbirinden bağımsız maceralarının anlatıldığı akıcı bir kitap.
Kitap yazarın ömrü boyu arayış içerisinde olduğu iç huzuru Zen Budiziminde nasıl buluduğunu ütopik bir tarzda anlatmak amacıyla yayınlanmış bir kitap.Ben şahsen pek akıcı bulmadım.
Kitabın kahramanı Will Farnaby mutluluğun teklonoji kentleşme silahlanma para tarafından nasıl yok edildiğini görür. İnsanın kendi kendi ile nasıl barışacağını öğrenir iç huzuru öğrenir.
İdare eder.