Bediüzzaman Said-i Nursi demiş ya "Zalimler için yaşasın cehennem" diye...
Aslında II. Abdulhamit'e o çirkin sıfatları yakıştıran emperyalist beynelminel mihrakların ağzıyla konuşmak ve onlarla hemfikir olmak da bir nevi zalimliktir aslında...
Bırakın büyük meblağları, çay ocağından içtiği çayın parasını vermekten geri duran millet (!)vekillerini bir düşünün, bir de vatan toprağının bir karışını borçtan dolayı kaptırmamak için şahsi hazinesini ortaya döken asil ve şerefli ecdadımızı düşünün.
adına mersiyeler dizilse de Osmanlı Geri gelmeyecek...
Ancak; ahlaktan ve ihlastan yoksun kalplerle ortalıkta dolaşan yeni nesil gençlikten her anne babanın birinci derece sorumlu olduğunun bilincinde olmamız gerekir. D. Mehmet Doğan'ın BATILILAŞMA İHANETİ kitabında vurguladığı gibi, Nabi'yi okumaktan ar edip Göte'yi okuyan bir neslin ecdadını hatırlamayacağı gibi, 50 yıl sonra anne babasını bile hatırlamayacağını unutmamalıyız.
II. Abdulhamit elinden gelen herşeyi yapmış... hatalarını konuşmak da haksızlık olur. kendi hatalarımızı o derece sorguluyor muyuz. hele hele kurtla sofrasında memleketi ayakta tutmaya çalışan bir ecdad söz konusuysa...
Mustafa ARMAĞAN; kitaplarına net ve ispatı mümkün içerikleri de ekleyerek duygularını da katmayı ihmal etmiyor. Bu da daha sürükleyici ve doyumsuz bir içerik çıkarıyor insanın karşısına.
2 günlük ve toplamda 6 saatlik İ.E.T.T. yolculuğunda bitirdim bu kitabı...
Selametle kalınız...