Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

AYŞENUR AKSU Tarafından Yapılan Yorumlar

16.03.2025

Olağanüstü güzellikte bir öykü
Hasan Ali Yücel serisinde öncül bir öykü ile birlikte yayınlanan Efendi ile Uşağı Rus kültürünün ne kadar biz koktuğunu da anladığımız, derin yansımalarıyla çok sağlam bir hikaye. O kadar gerçekçi ve sürükleyici yazılmış ki o soğuk, o tipi, o kar iliklerime kadar işledi.
Bencilliğin ve kibrin hikayesi insan vasfından çok insanımsı vasfı almış hayatlara dolanmış. Tolstoyun bir erdem mesajı verme çabası gütmeden bizi vicdanımızdan yakaladığı bu hikayeyi muhakkak okumanızı tavsiye ederim.
16.03.2025

Acı… Unutma Dersleri kitabının bana göre baş kahramanı ‘ACI’. Acının her türünü belli ölçülerde bulabileceğiniz bu kitap aşk acısını unutmak için bir yardım merkezinden yardım alan Feribe’nin hikayesi. Gittiği merkez Mazi Unutma Merkezi (yani MİM) keşke gerçek hayatta da var olsa diyebileceğimiz bir yer. Burada acı ile baş edebilmenin yollarını öğrenmekle kalmıyor, eğer dersler bittiğinde isterseniz o hep istediğimiz unutma hapını da kullanabiliyoruz.
 
Hayatın içinden çok gerçek ve çok farklı hikayeler ile örülmüş kitap belki sizi değiştirmez ama çok farklı hissettireceğine eminim. Daha ilk sayfadan tabloluk sözlerle okuyucusuna yüklenen Yıldırım, cömertçe sunduğu yazın yeteneği ile bize bir acı terapi durağı hazırlamış.
 
Kitabı bitirince son sayfaya ‘şahaneydi’ yazdım. Gerçekten uzun zamandır okuduğum en keyifli kitaplardan biri oldu. 40’dan fazla alıntı yaptığım Unutma Dersleri, yüreğe dokunan ve derin sızılar duyuran içli bir kitap.
16.03.2025

Yaşar Kemal’in o doğal, samimi ve bozkır kokan dilini sevdiğim kadar, hikayelerinin gerçekçiliğini de severim. Bu da tam böyle bir kitap işte…

Yılanı Öldürseler sonu baştan belli bir yazgının adım adım işleniş hikayesi.
Kitapta Çukurova’nın en yalın gerçeği yüzümüze tokat gibi çarpıyor; cehalet! Ve gördüm ki bu cehalet, hatta dedikodu ve kin herkesi uçuruma sürükleyebilir.
Ayrıca neden büyüklerimizin ‘Allah çirkin şansı versin’ diye dua ettiklerini de bir kez daha idrak ettim.

İnsanoğlunun olmadık zamanlarda olmadık kişileri sokan zehirli dilinin hikayesini anlatıyor bu kitap.

Çok sürükleyici ve tamamen kendine özgü bir dille yazılmış Yılanı Öldürseler hazin bir hikaye.

Yalnız öncesinde Binboğalar Efsanesini okusaydım dedim çünkü yer yer o kitaba atıflar vardı.

Kitap benden tam puan aldı.
16.03.2025

Yazar Balyaev ilahiyat okumuş biri olarak dini motifleri çok güzel kullanmış. Ayrıca İspanyol sömürge mantığını da dozunda işlemiş. Darwin’e yaptığı göndermeler ve hikayesinin detayları temelde insanın Tanrı olma rolüne nasıl soyunduğunu da gösteriyor. Yazar daha o zamandan insanın kusurlu olduğu düşüncesiyle daha üst bir türe evrilmesi  arzusunu önümüze koymuş. Mahkeme faslı, baş piskoposun itirazları en çok etkilendiğim yerler oldu.
 
Kitap bazı sayfalarında illüstrasyonlar ile zenginleştirilmiş. Döneminin çok üstünde ve benzerleri arasında ilk sırayı kapabilecek kadar güzel bir kitap.
16.03.2025

Bu kitabı okurken tabiatı ne kadar az tanıdığımızı düşündüm. Ağaç deyip geçtiğimiz canlılar hakkında ne kadar az şey biliyormuşuz.  Bu kitaptan ağaçların hissedebilen, konuşabilen, hatta çığlık atabilen sosyal canlılar olduğunu öğrendim. Ayrıca bir haberleşme sistemine sahip olduklarını, toplu konut projeleri yürüttüklerini, aileler kurduklarını ve kış uykusuna yattıklarını da hayranlıkla okudum.

Doğaya kulak verenlerin onun dilini de çözebileceğini anlamış oldum. Aslında doğayı bize entegre etmek yerine, biz doğayla senkronize olsak çoğu sorunumuz kendiliğinden çözülür.
 
Kitabı çok beğendim. İnsanları okur gibi ağaçları okumak, aslında her insanında bir ağaca benzediğini düşündürdü. Eğer doğaya ilginiz varsa ve romanlardan sıkıldıysanız ağaçların gizli dünyasına girmenizi tavsiye ederim.